Türkiye Laikliğini Beğenmediler!

Türkiye Laikliğini Beğenmediler!
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye'yi Ziyaret Eden İngiliz "İslam Heyeti" Başkanı Qureshi, "İlk Kez Böylesi Bir Laiklik Anlayışıyla Karşılaştım ve Bence Bu Model Aşırılıklar Barındırıyor." Dedi.

-Türkiye'yi ziyaret eden İngiliz "İslam heyeti" başkanı Qureshi, "İlk kez böylesi bir laiklik anlayışıyla karşılaştım ve bence bu model aşırılıklar barındırıyor. İnsanların ne giymek istiyorlarsa onu giymeye hakkı olduğunu, ve mollalar ya da Anayasa değil de insanların karar vermesi gerektiği konusunda tartışmalar yaptık" dedi.

LONDRA(ANKA) - Geçtiğimiz günlerde Türkiye'de yoğun temaslarda bulunan, İngiliz "İslam heyeti" başkanı, "İlk kez böylesi bir laiklik anlayışıyla karşılaştım ve bence bu model aşırılıklar barındırıyor" görüşünü dile getirdi. Qureshi, Türkiye'deki görüşmeler sırasında "İnsanların ne giymek istiyorlarsa, onu giymeye hakkı olduğunu, ve mollalar ya da Anayasa değil de, insanların karar vermesi gerektiği konusunda tartışmalar yaptık" dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın, Britanya İslamını Yansıtma adlı projesi kapsamında, Türkiye'yi ziyaret eden heyet üyeleri, izlenimlerini Londra'da gazetecilerle paylaştı.

İngiliz yayın kurumu BBC'ye göre, İstanbul, Ankara ve Gaziantep'de temaslarda bulunan heyet üyeleri, "Türkiye'deki laiklik modeli aşırılıklar barındırıyor, bir yanda İran'dakine benzer olarak kadınların başının zorla örtülme tehlikesi, diğer yanda ise başörtüsünü yasaklayan bir anayasa var" dedi.

Daha önce Mısır, Pakistan, Afganistan ve İran gibi ülkelere ziyaretlerde bulunan heyete başkanlık eden, İngiltere İslam Toplumu Başkanı Zahoor Qureshi, Türkiye'yi ve Türkiye'nin laiklik anlayışını nasıl değerlendirdiği sorulması üzerine şunları söyledi:

"İlk kez böylesi bir laiklik anlayışıyla karşılaştım ve bence bu model aşırılıklar barındırıyor. Ziyaretimiz boyunca birçok kişiyle görüştük, ve bu kişiler bize, İran'daki mollaların İslamına benzer bir İslam anlayışının da mevcut olduğunu ve ileride bir zaman, bu mollaların kadınları başörtüsü takmaya zorlayabileceklerini, bundan korktuklarını söyledi.

Öte yandan, Türkiye'deki mahkemeler de neredeyse aynı düzeyde olmak üzere, bunun tam tersini yapıyor ve kadınların başörtüsü takmalarını yasaklıyorlar.

Bence bu ikisi arasında çok az farklılık var. Bunlar üzerine konuştuk ve insanların ne giymek istiyorlarsa onu giymeye hakkı olduğunu, ve mollalar ya da Anayasa değil de insanların karar vermesi gerektiği konusunda tartışmalar yaptık."

Heyet üyelerinden, Birmingham Üniversitesi'nde görevli akademisyen ve İslam dünyası konusunda Birleşmiş Milletler dahil birçok kurum ve örgüte danışmanlık yapan Aftab Malik ise, Türkiye'de din özgürlüğü, İslamlaşma ve türban tartışmasına ilişkin olarak şu görüşleri dile getirdi:

"Dini özgürlükler meselesi ve başörtüsü tartışması karşılaştığımız insanlar arasında özellikle gazetecilerin bize ilk sorusuydu. Ve benim için bu ilginç bir durumdu, çünkü İngiltere'de yaşayan biri olarak başörtüsüyle ilgili bir şey tartıştığımı pek hatırlamıyorum. Türkiye'de ise insanlar daha çok kadın başörtüsü takarsa Türkiye İran olacak diye düşünüyor."

Türkiye'deki temaslara ilişkin "ironik bir nokta"yı da anlatan Malik, "Konuştuğumuz laikler ve dindarların başka başka nedenlerden dolayı Avrupa Birliği'ne girmek istiyor olmaları. Dindarlar, AB'de dini özgürlüklerin daha genişleyeceğini düşünüyor, laikler ise AB üyeliğinin dinin etkisini zayıflatacağına inanıyor.'' (ANKA)

(CN/BÜN)

Kaynak: ANKA