Ttb ve Tpd'den 21 Yaş Altı Hormon Tedavisi Kısıtlamasına Danıştay İtirazı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türk Tabipleri Birliği ve Türkiye Psikiyatri Derneği, Sağlık Bakanlığı'nın 21 yaş altına cinsiyet uyum hormonlarını yasaklayan düzenlemesine karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz etti. Meslek örgütleri, düzenlemenin bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu ve sağlık hakkını ihlal ettiğini savunuyor.

(ANKARA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun (TİTCK) cinsiyet uyum sürecinde kullanılan hormonlar ile ergenlik baskılayıcı ilaçların 21 yaş altındaki kişiler için reçete edilmesini engelleyen düzenlemesine karşı açtıkları davada, Danıştay 10. Dairesi'nin yürütmenin durdurulması istemini reddetmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz başvurusunda bulundu. Meslek örgütleri, düzenlemenin bilimsel dayanağı bulunmadığını, sağlık hakkı ve hekimlerin mesleki bağımsızlığını ihlal ettiğini savundu.

TTB ve TPD, cinsiyet uyum sürecinde kullanılan hormonlar ile ergenlik baskılayıcı ilaçların 21 yaş altındaki kişiler için reçete edilmesini engelleyen düzenlemeye karşı açtıkları davada yürütmenin durdurulması isteminin reddedilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz etti.

TİTCK'nin 25 Haziran 2025 tarihli genel yazısının iptali istemiyle açılan davada TTB ve TPD, dava dilekçesinde söz konusu düzenlemenin bilimsel kanıtlara dayanmadığını, sağlık hakkı, yaşam hakkı, özel hayatın korunması ve ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini belirtti. Dilekçede ayrıca düzenlemenin Anayasa, Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesi, uluslararası insan hakları belgeleri ve güncel tıbbi kılavuzlarla bağdaşmadığı ifade edildi.

Meslek örgütleri, düzenlemeye dayanak gösterilen bilimsel komisyonun çalışmaları ile verilerinin kamuoyuyla paylaşılmadığını ve sürecin şeffaf yürütülmediğini de savundu.

TİTCK ise savunmasında, düzenlemenin kurumun yetkisi kapsamında olduğunu, hormon ilaçlarının amaç dışı kullanımını önlemeyi ve çocuklar ile gençlerin sağlığını korumayı amaçladığını ileri sürdü.

DANIŞTAY YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİNİ REDDETTİ

Danıştay 10. Dairesi, yürütmenin durdurulması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istemi reddetti. Kararda, hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkansız zarar koşullarına ilişkin ayrıntılı gerekçeye ise yer verilmedi.

Karara yazılan karşı oyda ise düzenlemeye dayanak gösterilen amaç dışı kullanım ve suistimal iddialarını destekleyen somut veri, denetim raporu ya da bilimsel bulgunun dosyaya sunulmadığı belirtildi.

Karşı oy gerekçesinde, yalnızca uzman hekimler tarafından reçete edilebilen ilaçlar bakımından hekimlerin reçete yetkisini kötüye kullandıkları varsayımıyla genel bir yasak getirilemeyeceği, düzenlemenin hekimlerin mesleki bağımsızlığını ve hastaların sağlık hakkını zedelediği ifade edildi.

Ayrıca Türk hukukunda erginlik yaşının ve cinsiyet uyum sürecine ilişkin yasal yaş sınırının 18 olmasına rağmen 18-21 yaş grubuna ek bir kısıtlama getirilmesinin hukuka uygun olmadığı, düzenlemenin uygulanmasının telafisi güç veya imkansız zararlara yol açabileceği vurgulandı. Karşı oyda, kişilerin özel hayatlarının ve cinsiyet kimliğine ilişkin haklarının anayasal güvence altında bulunduğu da kaydedildi.

"21 YAŞ SINIRININ BİLİMSEL DAYANAĞI YOK"

TTB ve TPD, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na sunduğu itiraz dilekçesinde, ret kararının gerekçesiz olduğunu, genelgenin Türk Medeni Kanunu'nun 40. maddesini fiilen etkisiz hale getirdiğini ve 21 yaş sınırının bilimsel bir dayanağının bulunmadığını savundu.

İtiraz dilekçesinde ayrıca düzenlemenin uluslararası tıbbi standartlara aykırı olduğu, hekimlerin mesleki bağımsızlığını ve hastaların sağlık hakkını ihlal ettiği, devam eden tedavilerin kesintiye uğraması nedeniyle telafisi güç zararlar doğduğu ifade edildi.

Meslek örgütleri, düzenlemenin sağlık alanında bilimsel ve nesnel ölçütler yerine "aile" ile "kültürel ve manevi değerlerin korunması" gibi gerekçelere dayandırılarak belirli bir grubu hedef aldığını ve bu nedenle ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini de ileri sürdü.

Dilekçede, ulusal ve uluslararası insan hakları belgeleri ile anayasal güvencelere atıf yapılarak trans bireylerin sağlık hizmetlerine eşit ve ayrımcılıktan uzak biçimde erişim hakkının güvence altına alınması gerektiği belirtilirken, 21 yaş altına getirilen yasağın cinsiyet kimliği temelinde farklı ve olumsuz muamele oluşturduğu, fiziksel ve ruhsal sağlık üzerinde ağır sonuçlar doğurarak sağlık hakkı ile eşitlik ilkesini ihlal ettiği savunuldu.

TTB ve TPD, karşı oy gerekçelerinin de itirazlarında ileri sürdükleri hukuki değerlendirmeleri desteklediğini belirterek, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'ndan yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep etti.

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.