"Şifre Operasyonu" Davası... -1 Milyon 97 Bin 897 Adet Uyuşturucu Hapın Ele Geçirildiği Operasyona İlişkin 16 Sanığın Tutuklu Yargılandığı Davada, 7 Sanık Tahliye Edildi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

"Şifre" Adı Verilen ve 1 Milyon 97 Bin 897 Adet Uyuşturucu Hapın Ele Geçirildiği Operasyona İlişkin 16 Sanığın Tutuklu Yargılandığı Davada, 7 Sanık Tahliye Edildi.

''Şifre'' adı verilen ve 1 milyon 97 bin 897 adet uyuşturucu hapın ele geçirildiği operasyona ilişkin 16 sanığın tutuklu yargılandığı davada, 7 sanık tahliye edildi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Cemil ve Kamuran Hidayet'in de aralarında bulunduğu 16 tutuklu sanık katıldı.

Duruşmada söz alan Mehmet Murat Tayşi ve Faruk Gürsel Tayşi'nin avukatı Fatih Volkan, mahkemenin tanık olarak dinlenilmesine karar verdiği polis memurlarının bizzat operasyonda görev alan kişiler olmadıklarını söyledi.

Volkan, ''Operasyonda 274 polis görev almıştır. Yani her bir sanık başına 17 polis polis düşüyor. Dış güvenlikte görev alan memurların tanık olarak dinlenmesi davayı verimsizleştirecektir'' dedi.

Volkan ayrıca, müvekkillerinin tahliyesini istedi.

Hüseyin Demirbaş'ın avukatı Arif Onur da, müvekkilinin Hidayet Turizm Şirketi'nde çalıştığını ve sadece ödemelerle ilgilendiğini anlattı.

Müvekkilinin yaptığı ödemelerin gerekçelerini bilmesinin söz konusu olmadığını belirten Onur, suç kastı olmayan müvekkilinin mağduriyetine sebep verilmemesi için tahliye edilmesi gerektiğini savundu.

Kamuran Hidayet'in avukatı Mehmet Hidayet de iddianamede ile polis fezlekesi arasında çelişkiler bulunduğunu öne sürdü.

''Hidayet ailesi üyeleri arasındaki konuşmaların çoğunluğunun Kürtçe olduğunu'' kaydeden Hidayet, iletişim kayıtlarında çeviriden kaynaklanan sorunlar olduğunu ve bu kayıtların sağlıklı olmadığını düşündüğünü anlattı.

Hidayet, 5 aydır tutuklu olan müvekkilinin suçsuz olduğunu belirterek, dava sonunda beraat edeceğine inandığını söyledi.

Diğer sanıkların avukatları da, ayrı ayrı söz alarak tahliye taleplerinde bulundular.

Tutuklu sanıklardan Cemil Hidayet, Fatih Hidayet, Nuri Hidayet, Reşit Hidayet, Mesut Hidayet, Habib Hidayet ve Faruk Gürsel Tayşi'nin tahliyesine, diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı erteledi.

-İDDİANAMEDEN-

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, uluslararası düzeyde bir organizasyonla Bulgaristan'dan İstanbul'a getirilecek sentetik uyuşturucuların Kilis üzerinden Suriye ve diğer bölge ülkelerine gönderileceğinin öğrenilmesi üzerine operasyon başlatıldığı kaydediliyor.

Bir süre telefonları dinlenen şüphelilerin bu durumu fark ederek telefon değişikliğine gittikleri anlatılan iddianamede, Bulgaristan'da görüşülen kişi ile uyuşturucunun teslimatında rol oynayacak kişilere ise şifreli ve dinlenemeyen telefonlar dağıtıldığı ifade ediliyor.

Ancak bu telefonların şifrelerinin polislerce kırılıp görüşmelerin dinlendiği belirtilen iddianamede, 13 Haziran 2006 tarihinde Mehmet Murat Tayşi'nin kullandığı TIR'da yapılan aramada 1 milyon 97 bin 897 adet uyuşturucu hap ele geçirildiği kaydediliyor.

Şüpheliler Kamuran Hidayet, Cemil Hidayet, Hüseyin Demirbaş ve Hüseyin Kurtuldu'nun ''suç işlemek için örgüt kurmak ve yönetmek'' ile ''uyuşturucu madde ticareti yapmak ve ithal etmek'' suçlarından 7 ile 31'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları istenen iddianamede, 8'i Hidayet ailesine üye diğer 12 sanığın da ''suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak'' ve ''uyuşturucu madde ticareti yapmak'' suçlarından 6 ile 28'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor.

Kaynak: AA / Ecem Altan