Soma Maden Faciası'nın 12. Yılı.. Emep Genel Başkanı Aslan: "Soma Katliamı'ndan Bu Yana 78 Soma Daha Yaşandı"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Soma Katliamı'nın 12. yılında yaptığı açıklamalarda, 2014'ten bu yana işçi ölümlerinin artışına dikkat çekerek devletin iş güvenliği tedbirlerini ihmal ettiğini vurguladı. Aslan, Soma Katliamı'nın ardından geçen sürede en az 23 bin 813 işçinin hayatını kaybettiğini belirtti.

(ANKARA) - Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Soma Katliamı'nın 12'nci yılında yaptığı açıklamada, Soma Katliamı'nın yaşandığı Mayıs 2014'ten bu yana hayatını kaybeden işçi sayısının 23 bin 813 olduğunu belirterek, "Soma Katliamı'ndan bu yana yaklaşık 78 Soma Katliamı daha yaşandı" dedi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma Katliamı'nın 12'nci yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Soma'nın bir "kaza" ya da "facia" değil, "tedbirsizlik, denetimsizlik ve cezasızlık üçgeninde gerçekleşen bir işçi katliamı" olduğunu belirtti.

Aslan, Soma Katliamı'nın ardından geçen 12 yılda, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle yeni iş cinayetlerinin yaşandığını, buna karşın işçi ölümlerine karşı mücadelelerin sürdüğünü ifade etti.

Soma'da üretim baskısını belirleyen rödovans sistemi ile aşırı üretim ve maliyet düşürme politikalarının, madencilerin yaşamını hiçe saydığını kaydeden Aslan, madende yaşanan risklere ilişkin uyarılar, teknik raporlar ve denetimlerde tespit edilen eksikliklerin göz ardı edildiğini belirtti.

Devletin etkin denetim mekanizmalarını işletmediğini belirten Aslan, şirketlerin kar hırsının işçilerin yaşam hakkının önüne geçirildiğini ifade etti. 2000'li yılların başından itibaren madenlerde özelleştirme uygulamalarının hız kazandığını belirten Aslan, özel işletmelerde üretimi artırma hedefiyle iş güvenliği tedbirlerinin ihmal edildiğini savundu.

"SOMA DAVASINDA PATRONLAR KORUNDU"

Soma Katliamı davasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aslan, patronlar ve kamu görevlilerine yönelik yargılamalarda "ödül gibi cezalar" verildiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Süreç hafızalara, madenci yakınlarının Yusuf Yerkel gibi bürokratlarca tekmelendiği görüntülerle kazındı. Dava süreçlerinde mahkeme ve Yargıtay heyetlerinde değişiklik yapıldığına tanık olduk. Bu değişiklikler hükümet ve patronların istediği sonuçları beraberinde getirdi. 301 işçinin ölümünden sorumlu patron Alp Gürkan yargılanmazken, Cem Gürkan hayatını kaybeden her işçi başına yalnızca 8 gün cezaevinde kaldı. Kamu görevlilerinin önemli bölümü beraat etti; hüküm giyenlere ise aylarla ifade edilen sembolik cezalar verildi. Bu cezasızlık tablosu Türkiye'de işçi ölümlerinin neden durmadığını da açıklıyor. Patronlar ve kamu görevlileri korunuyor, işçiler ölmeye devam ediyor. Bu katliam düzeni Soma ile sınırlı değil. Kozlu, Şirvan, Amasra, Ermenek, İliç gibi çok sayıda madende katliamlar yaşandı. İSİG Meclisi verilerine göre, 2013-2025 yılları arasında maden işkolunda en az 1267 işçi hayatını kaybetti. Bu katliam davalarında da kamu görevlilerinin ve patronların korunduğunu görmekteyiz."

"SOMA'NIN FAİLLERİ BUGÜN HAYATLARINA OLAĞAN BİÇİMDE DEVAM EDİYOR"

Aslan, bu katliam düzeninin sadece madenlerde değil, diğer tüm iş kollarında da on binlerce işçinin ölümüne sebep olduğunu belirterek, "AKP'nin iktidarda olduğu yıllarda, en az 38 bin işçi çalışırken hayatını kaybetti. Soma Katliamı'nın yaşandığı Mayıs 2014'ten bu yana hayatını kaybeden işçi sayısı ise 23 bin 813. Bir diğer ifadeyle, Soma Katliamı'ndan bu yana süren iş cinayetleri düzeni nedeniyle yaklaşık 78 Soma Katliamı daha yaşandı" ifadelerini kullandı.

İşçi ölümlerine karşı tedbir almayan devletin, konu işçilerin hak arama mücadelesi olunca en sert tedbirlere başvurduğuna tanık olunduğunu aktaran Aslan, Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat alacakları için yaptıkları eylemlerde bunun en çıplak halinin görüldüğünü, yaşananların, devletin işçilerin ölmemesi için değil, isyan etmemesi için tedbir aldığını gösterdiğini savundu.

Seyit Aslan, şunları kaydetti:

"Soma'nın failleri bugün hayatlarına olağan biçimde devam ederken, Soma ailelerinin yanında duran avukatlar Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı hapiste tutuluyor. Fabrikalardaki insanlık dışı üretim koşullarını dile getiren, iş cinayetlerinin politik sorumluluğunu teşhir eden BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in tutuklanması da bu ülkede işçilerin değil patronların korunduğunun son göstergesi oldu. Yıl dönümü vesilesiyle Soma başta olmak üzere iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçileri saygıyla anıyoruz. Daha fazla kar elde etmek için mezbaha düzeninde çalışma dayatan patronlara, bu koşulları denetlemeyen siyasi sorumlulara ve iş cinayetlerinin faillerini koruyan yargı düzenine karşı insanca yaşam ve çalışma koşulları için tüm işçi ve emekçileri birleşmeye ve mücadeleye çağırıyoruz. Ölenler için yas, kalanlar için mücadele."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.