İletişim Başkan Yardımcısı Şahin: Sanal Medyanın Aşırı Kullanımı Riskleri Beraberinde Getiriyor
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, sanal medyanın aşırı kullanımının fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar, teknoloji bağımlılığı, siber zorbalık gibi riskler doğurduğunu belirtti.
1) İLETİŞİM BAŞKAN YARDIMCISI ŞAHİN: SANAL MEDYANIN AŞIRI KULLANIMI RİSKLERİ BERABERİNDE GETİRİYOR
CUMHURBAŞKANLIĞI İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, sanal medyanın aşırı kullanıldığında fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar, teknoloji bağımlılığı, dikkat dağınıklığı, siber zorbalık, sosyal izolasyon gibi riskleri beraberinde getirdiğini söyledi.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ile TÜGVA'nın düzenlediği 'İhtisas Akademi' programına Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin konuşmacı olarak katıldı. Üniversitenin Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda Şahin, salonu dolduran öğrencilere iletişim ve sanal medya kullanımı konusunda uyarılarda bulundu. İletişim teknolojileri sayesinde bilgiye çok hızlı ulaşabildiğine dikkat çeken Şahin, "Düşüncelerimizi geniş kitlelere aktarabiliyoruz. Ancak iletişim araçlarının gerçek gücünden faydalanılırken, bireylerin teknolojiyi bilinçli, yetkin ve doğru kullanımının ne kadar önemli olduğunu da ifade etmek gerekir. İletişim, bireyler arasında empatiyi güçlendirir, toplum içinde birlik duygusunu artırır. Bu nedenle iletişim, Türkiye Yüzyılı'nda yalnızca bir araç değil güçlü bir toplumun, ortak geleceğin ve kalıcı başarının temelini oluştururö diye konuştu.
SANAL MEDYA UYARISI
Öğrencilere sanal medya konusunda uyarılarda bulunan Şahin, şunları söyledi:
"Küreselleşme ve dijital teknolojilerle hayatımıza giren diğer bir unsur ise sosyal medya platformlarıdır. Görsel ve işitsel öğelerin yaygın olarak kullanıldığı sosyal medya platformları bireylerin başta bilgi ve haber edinme, sosyalleşme ve eğlenme olmak üzere çeşitli amaçlarla kullandığı etkileşimli araçlardır. Sosyal medya bilgiye hızlı erişim, etkileşim ve kişilerarası iletişim kurma imkanın sağlasa da aşırı kullanıldığında fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar, teknoloji bağımlılığı, dikkat dağınıklığı, siber zorbalık, sosyal izolasyon gibi riskleri beraberinde getirir. Gün içinde uzun saatler boyunca sosyal medyada takip edilen kısa ve görsel odaklı içerikler, kaydırmalı videolar ile emoji ve kısaltmaların yaygın kullanımı hem kullanılan dili hem de algılama biçimini etkilemektedir. Bu durum, kaygı, stres ve yalnızlık duygularını artırırken, dilin temel özelliklerinde de bozulmalara neden olur. Dolayısıyla dijitalleşme hayatımıza hız ve verimlilik, küresel erişim, bilgiye kolay ulaşım, düşük maliyet ve tasarruf gibi özellikleri katsa da birtakım riskleri de beraberinde getirmektedir. Bu risklerin başında ise dezenformasyon, kişisel verilerin ihlali, siber zorbalık, teknoloji bağımlılığı, sosyal izolasyon ve kötü amaçlı yazılımlar bulunmaktadır. Teknoloji büyük bir hızla ilerleyip zaman ve mekan kavramlarını ortadan kaldırarak insanları bir araya getirme imkanı tanıyarak bilginin küreselleşmesini de sağlamaktadır. Fakat kitlelere aktarılan bilgiler kimi zaman yanlış veya yanıltıcı olabilmektedir. Sahte videolar, çarpıtılmış veya manipüle edilmiş içerikler dezenformasyonun en güçlü araçları olarak kullanılmaktadır.ö









