Rusya-Ukrayna savaşı nereye gidiyor?

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Her ne kadar Rusya tarafı son zamanlarda diplomasiye ve Putin-Zelenskiy zirvesine daha fazla yeşil ışık yakmaya başlasa da böyle bir zirvenin yakın zamanda gerçekleşmesi mümkün görünmüyor

Siyaset bilimci ve Avrasya uzmanı Dr. Ümit Nazmi Hazır, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son söylem değişikliklerini ve barış müzakerelerinin önündeki engelleri AA Analiz için kaleme aldı.

***

Beşinci yılına girmiş olan Rusya-Ukrayna Savaşı neredeyse hız kesmeden devam ediyor. Bu süre zarfında Rusya ve Ukrayna heyetlerinin masaya oturmuş olması ve ABD'nin de dahil olduğu görüşmeler yapılmasına rağmen, yıpratma savaşına dönen Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi konusunda istenilen sonuca henüz ulaşılabilmiş değil. Burada bazı temel nedenler var. Birincisi, her iki tarafın da sahada birbirine tam üstünlük kuramaması ve şimdilik bir kilitlenme durumunun ortaya çıkması. İkincisi, iki tarafın da nihai hedeflerine tam olarak ulaşamaması. Üçüncüsü ise iki tarafın da taleplerinde çok esnememesi. Özellikle Moskova maksimalist taleplerinden vazgeçmiyor. Öte yandan son haftalarda hem sahadaki dengelerde hem de Kremlin'in açıklamalarında değişiklik olduğu da bir gerçek.

Putin'in söylem değişikliği: "Bay Zelenskiy" çıkışı ve yumuşama sinyalleri

Rusya'nın en önemli milli günü olan ve bu sene diğer yıllara göre biraz daha sönük kutlanan 9 Mayıs Zafer Günü'nde gazetecilere konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çatışmanın sona yaklaştığını ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede görüşebileceğini söyledi. Hatta açıklamalarından birinde "Bay Zelenskiy'nin kişisel bir görüşme yapmaya hazır olduğunu bir kez daha duydum." ifadesini kullandı. Burada hem Zelenskiy'nin adını anması hem de "Bay" kelimesini kullanması dikkat çekiciydi. Zira Putin, genelde Zelenskiy'nin adını anmıyor. Rus kamuoyu savaş başladığından beri Zelenskiy'i gayrimeşru olarak tanımlıyor ve Rus medyasında Zelenskiy için olumsuz tabirler kullanılıyor. Bu noktada Putin'in Zafer Günü konuşmasındaki söylemlerinden bir yumuşama olduğu görülüyor.

Putin'in söylemlerindeki uzlaşmacı ton ve söylem değişikliği, "taktiksel olarak Trump'ın baskısını azaltmak ve ABD'yi karşısına almamak için mi, yoksa sahadaki durum ve uzayan savaş Kremlin'i bu söylem değişikliğine mi mecbur bırakıyor?" sorularını ortaya çıkarıyor. Burada her iki soru için de "evet" cevabı verilebilir. Ukrayna'nın son aylarda özellikle Rusya içlerine düzenlediği İHA saldırıları ve cephedeki aktif savunma stratejisi, Kiev'in elini bir nebze güçlendirmiş durumda. The Economist'in iddiasına göre, "savaşta inisiyatif ilk kez Ukrayna'ya doğru kaymaya başladı ve Rusya'nın bahar taarruzu başarısız oldu." Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) de çarpıcı bir iddiada bulundu: "Ukrayna birlikleri son aylarda savaş alanında farklı bölgelerde bir dizi karşı saldırı düzenledi ve Ağustos 2024'te Kursk bölgesine sızmalarından bu yana savaş meydanındaki en önemli kazanımlarını elde etti."

Bütün bu faktörlerin Kremlin'i masaya ve biraz daha uzlaşmacı söyleme itmesi muhtemeldir. Öte yandan Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik füze ve İHA saldırılarını sürdürmesi, Belarus ile nükleer tatbikatlar gerçekleştirmesi ve son günlerde Rusya ile Baltık ülkeleri arasındaki gerilim Kremlin'in diplomasiyi askeri baskının alternatifi değil tamamlayıcısı olarak gördüğünü gösteriyor. Putin'in hem uzlaşmacı tonda konuşmaya başlaması hem de Rusya'nın askeri operasyonlarını devam ettirmesi Rus stratejik kültürü açısından stratejik düzeyde bir çelişki değil, baskı diplomasisi.

Olası bir zirvenin önündeki engeller ve toprak çıkmazı

Her ne kadar Rusya tarafı son zamanlarda diplomasiye ve Putin-Zelenskiy zirvesine daha fazla yeşil ışık yakmaya başlasa da böyle bir zirvenin yakın zamanda gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. Putin de zaten görüşmenin gerçekleşebilmesi için uzun vadeli bir barış anlaşmasına dair nihai mutabakatın sağlanması gerektiğini belirtti. Putin-Zelenskiy zirvesinin gerçekleşebilmesi için barış sürecinde ilerleme olması, iki tarafın birçok konuda mutabık kalması ve Dışişleri Bakanları düzeyinde görüşmelerin yapılması gerekiyor. Böyle bir zirvenin müzakerenin başlangıcı değil, son noktası olması öngörülüyor. Fakat şu ana kadar Moskova ve Kiev birçok konuda farklı pozisyonlar sergiliyor. Özellikle sorunu çıkmaza sokan en önemli konulardan birisi, Donetsk özelindeki toprak meselesi. Zaten Putin'in açıklamalarından kısa bir süre sonra da Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, "müzakerelerin ne zaman başlayacağının belirsiz olduğunu ve Moskova'nın Donetsk şartını koruduğunu" söyledi. Kremlin tarafı uzun zamandır, Rusya'nın Donetsk'te ele geçiremediği yüzde 30'luk kısımdan Ukrayna çekilmeden savaşın bitmeyeceğini belirtiyor. Donetsk'in tamamının alınması Kremlin'in iç kamuoyuna bir başarı anlatısı ortaya koyabilmesi açısından da önem arz ediyor. Kiev yönetimi ise Donetsk'in kalanından çekilmeyi kabul etmiyor. Kiev, Ukrayna'nın bu bölgede Rusya'nın bir türlü aşamadığı güçlendirilmiş savunma setlerinin olduğunu ve Ukrayna Donetsk'in kalanından çekildiği takdirde, bunun ileride Rusya'ya Ukrayna içlerine ilerleme imkanı vereceğini savunuyor.

Bu nedenle barışa ulaşılabilmesi ve Putin-Zelenskiy zirvesinin gerçekleşebilmesi için çözülmesi gereken en önemli konu toprak meselesi gibi görünüyor. Ayrıca böyle bir zirvenin gerçekleşebilmesi için başka konularda da asgari koşulların oluşması da lazım. Zira öncelikle tarafların ateşkes konusunda anlaşması gerekiyor. İkinci olarak NATO üyesi olma ihtimali çok azalan Ukrayna'nın güvenlik garantileri konusunun çözülmesi ve ABD, AB ile Türkiye gibi üçüncü aktörlerin garantörlük rolünün netleşmesi de bekleniyor. Ayrıca daha da önemlisi her iki liderin de kendi iç kamuoylarına taviz olarak değil, kazanım olarak sunabileceği bir çerçevenin oluşması gerekiyor. Çünkü savaşın bitiminden sonra hem Rus hem de Ukrayna kamuoyu ve toplumu, yıllar süren ve büyük bedel ödenilen savaşın sonunda ne kazandığını ve neler kaybettiğini sorgulayarak muhasebe yapacaktır.

[Dr. Ümit Nazmi Hazır, siyaset bilimci ve Avrasya uzmanıdır.]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.???????

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.