Mazlumder'den NATO Zirvesi Nedeniyle Yapılan Gözaltılara Tepki
MAZLUMDER, NATO Zirvesi gerekçesiyle birçok ilde yapılan eş zamanlı ev baskınları ve gözaltılarına tepki göstererek, uygulamaların hukuksuz olduğunu ve savunma hakkının ihlal edildiğini açıkladı.
(ANKARA) - İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği'nden (MAZLUMDER), NATO Zirvesi nedeniyle yapılan gözaltılara ilişkin, "Nerede olursa olsun ve kime yönelirse yönelsin, NATO Zirvesi'nin gerekçe gösterildiği bu hukuksuz uygulamaların karşısındayız" sözleriyle tepki gösterildi.
MAZLUMDER'den yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Ankara'daki NATO Zirvesi öncesinde oluşturulan hukuksuz iklim tek bir kentle sınırlı kalmamış; İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa ve Çanakkale başta olmak üzere çok sayıda ilde ev baskınları düzenlenmiştir. Aralarında akademisyenlerin, avukatların, hukuk öğrencilerinin, dernek üyelerinin, siyasi parti temsilcilerinin ve sendikacıların bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştır. Baskınlar birçok ilde eş zamanlı yürütülmüş, aralarında Filistin aktivizmi ile öne çıkan isimlerin de bulunduğu çok sayıda kişi, Terörle Mücadele ekiplerince 24 saat avukatla görüştürülmeme kaydıyla gözaltına alınmış; şubeye giden avukatlarının ve eşlerinin dahi kendileriyle görüşmesine izin verilmemiştir."
Gözaltıların birbirini izleyen sabahlarda, farklı illerde, farklı siyasi ve ideolojik gruplara yönelik olarak, aynı yöntemlerle tekrarlanması; ortada bireyselleşmiş bir suç şüphesinden çok, planlı ve topyekün bir sindirme ve susturma pratiği bulunduğunu göstermektedir. Devlet açıkça sessizlik ve eylemsizlik beklemektedir. Tekrar belirtmek gerekir ki avukatla görüştürmeme, savunma hakkının kalbine yönelmiş bir ihlaldir. Kanun kılıfına bürünmüş yasaklarla kişiyi ilk saatlerde avukatından yalıtmak, onu savunmasız bırakan ve kötü muameleye açık hale getiren bir uygulamadır. Avukatın ve ailenin şubede bekletilip görüştürülmemesi, bu hakkın fiilen ortadan kaldırılmasıdır.
Sabaha karşı yürütülen ev baskınları da başlı başına orantısızdır. Adresi belli, haklarında somut kaçma veya delil karartma şüphesi ortaya konulmamış kişilerin evlerinin, aile bireylerinin ve çocukların gözü önünde basılması; güvenlik değil, korku üretmeye yönelik bir yöntemdir. Nerede olursa olsun ve kime yönelirse yönelsin, NATO Zirvesi'nin gerekçe gösterildiği bu hukuksuz uygulamaların karşısındayız."







