MAKÜ'den küçükbaş hayvanlarda Orf virüsüne inaktif aşı

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, koyun ve keçilerde ağız çevresinde yaralara yol açan Orf virüsüne karşı 10 yıllık çalışma sonucu inaktif bir aşı geliştirdi. Aşı tescil edildi, hastalık sonrası iyileşme için denemeler sürecek.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nde (MAKÜ), küçükbaş hayvanların ağız ve çevresinde yaralara neden olan "Orf" virüsüne karşı aşı geliştirildi.

MAKÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kale, AA muhabirine, halk arasında "ektima" olarak bilinen virüsün neden olduğu hastalığın, özellikle koyun ve keçilerde ağız, dudak, diş eti ve damak çevresinde ağrılı yaralara yol açtığını söyledi.

Aşı için yaklaşık 10 yıl boyunca saha çalışmaları yürütüldüğünü belirten Kale, kan ve kabuk gibi örnekler toplayarak virüsün tiplerini belirlediklerini kaydetti.

Öncelikle kuzu ve oğlaklar olmak üzere koyun ve keçilere yönelik saha denemelerini gerçekleştirdiklerini ifade eden Kale, "Bu inaktif aşı sayesinde hayvanların hastalanmadan korunmasını sağlamış olacağız. Projenin diğer bir kısmında da hayvanların hastalandıktan sonra da iyileşmesine yönelik dozları ayarlanarak, deneme çalışmalarına devam edilecek." dedi.

Kale, dünyada "Orf" hastalığına karşı kullanılan aşıların büyük bölümünün canlı aşılardan oluştuğunu ifade etti.

MAKÜ'de geliştirilen aşının, virüs etkisizleştirilerek (inaktif) hazırlandığını vurgulayan Kale, bundan dolayı geliştirdikleri aşının, ilk inaktif Orf virüs aşılarından biri olma özelliği taşıdığının altını çizdi.

Küçükbaş hayvanların yediği bazı sivri ve dikenli bitki türlerinin diş etlerine batması nedeniyle bu hastalığın ortaya çıktığını anlatan Kale, "Tedavi edilmediğinde veya önlemi alınmadığında bu yara sonucu oluşan kabuklar etrafa saçılabiliyor. Hayvanın dudaklarında, bakteriler de işin içine karıştığı için dudağı tuttuğunuzda kopup gelebiliyor. Bunlar da etrafa saçılıyor. Bu virüs, soğuğa ve sıcağa karşı dirençli olduğundan aylarca, yıllarca toprakta kalabiliyor. Hayvanların kullandığı yemliklerde de kalabiliyor. Böylece etrafta da kalması ertesi yıl da bulaşıcı olabiliyor." diye konuştu.

Doğacak yavrulara da hastalığın bulaşma riskinin bulunduğunu belirten Kale, hastalığın yavrulara bulaşması halinde beslenme güçlüğü yaşandığını, buna bağlı olarak bağışıklıklarının düştüğünü ve hayvan kayıplarının meydana geldiğini ifade etti.

Kale, aşının Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendiğini bildirdi.

Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) işbirliğiyle üniversite bünyesindeki kurulan MAKÜ BAKA Teknokent'te, fakültedeki öğrencileriyle ürün odaklı çalıştıklarını dile getiren Kale, küçükbaş ile büyükbaş hayvanlarda çeşitli hastalıkların önüne geçilmesi için çalışmalarının devam edeceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.