İsrail'de hükümet ile Yüksek Mahkeme arasındaki anlaşmazlık "anayasal bir krizi" tetikliyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsrail'de Binyamin Netanyahu hükümeti ile Yüksek Mahkeme arasında derinleşen anlaşmazlığın "benzeri görülmemiş bir anayasal krize dönüşebileceği" belirtiliyor.

İsrail'de Binyamin Netanyahu hükümeti ile Yüksek Mahkeme arasında derinleşen anlaşmazlığın "benzeri görülmemiş bir anayasal krize dönüşebileceği" belirtiliyor.

Netanyahu hükümetinin 2022 sonunda kurulmasından bu yana İsrail'in en üst yargı organı olan mahkeme ile arasındaki ilişkiler, gerginlik ve sert tartışmalarla şekillendi.

Bakanlar da uzun süredir Yüksek Mahkemeyi, Meclis tarafından çıkarılan yasalara veya hükümet tarafından alınan kararlara müdahale ederek sağcı hükümeti baltalamaya çalışmakla suçluyor.

İsrail Yüksek Mahkemesinin son olarak 4 Şubat Çarşamba günü Başbakan Netanyahu'dan aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'i görevden almamasının ayrıntılı bir gerekçesini sunmasını gerektiren şartlı bir karar çıkarması, gerilimi daha da artırdı.

Mahkemenin kararı birçok bakan tarafından eleştirilirken, Netanyahu'dan henüz bir yorum gelmedi.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Yüksek Mahkemenin şartlı kararının, "topun artık Netanyahu kalesinde olduğu, Netanyahu'nun da mahkemeye kararının gerekçesini açık ve hukuken geçerli bir şekilde açıklaması gerektiği" anlamına geldiği yorumu yapıldı.

Mahkemenin 15 yargıçtan oluştuğu bilgisine yer verilen haberde, "Yüksek Mahkeme, davanın anayasal ve hukuki önemini göstererek, dilekçelerin 9 hakimden oluşan genişletilmiş bir heyet tarafından dinlenmesine karar verdi." denildi.

Yüksek Mahkeme, aralarında Kaliteli Yönetim Hareketi'nin de bulunduğu İsrail merkezli bazı örgütler tarafından sunulan dilekçeler üzerine söz konusu kararı çıkardı.

Anayasal kriz

KAN haberinde, dilekçelerin Ben-Gvir'in polis çalışmalarına ve hassas atama prosedürlerine yasa dışı müdahalede bulunduğu ve bağımsız kalması gereken mesleki konularda siyasi nüfuz kullandığı yönünde suçlamalar içerdiğine dikkati çekilerek,"Yüksek Mahkemenin kararına göre, Başbakan Netanyahu'nun önceki yanıtları, dilekçelerin içeriğine ilişkin esaslı ve ayrıntılı bir değerlendirme içermemiş, bunun yerine mahkemenin bu tür bir yürütme kararına müdahale etme yetkisinin olmadığını belirten genel argümanlar sunmuş." değerlendirmesinde bulunuldu.

Haberde, "Mahkeme, yeni karara detaylı bir yanıt verilmemesi durumunda, meselenin rutin bir mahkeme kararının uygulanmamasından öteye geçen ciddi bir anayasal krize dönüşebileceğine işaret etti." ifadeleri yer aldı.

İsrail Yüksek Mahkemesinin daha önce, siyasi kademe ile polis çalışmaları arasındaki ilişkiyi düzenlemek amacıyla Bakan Ben-Gvir ve Başsavcı arasında anlaşma yoluyla ihtilafı çözmeye çalıştığına değinilen haberde, ancak dilekçelerde belirtildiği gibi bu anlaşmanın sağlanamayacağı ve bu nedenle de mahkemenin bahsi geçen kararı çıkardığı belirtildi.

İktidar koalisyonu içinde, "Kalkan Yasası 2" olarak bilinen yeni bir yasa tasarısının gündeme geldiğine işaret edilen haberde, bu yasa tasarısının da Yüksek Mahkeme'nin bakanların atanması veya görevden alınmasıyla ilgili kararlara müdahale etme yeteneğini kısıtlamayı amaçladığı ifade edildi.

Yedioth Ahronot gazetesi de "9 yargıçtan oluşan Yüksek Mahkeme heyetinin, kararında 24 Mart'ta bir duruşma planladığı ve hem Netanyahu'nun hem de Ben-Gvir'in 10 Mart'a kadar yazılı yanıt vermelerini istediğini" aktardı.

Gazete haberinde, "Mahkemenin bu hamlesi, koalisyon hükümetindeki üyelerin Netanyahu'yu kabine arkadaşlarını görevden alacak herhangi bir karara uymamaya çağırmasıyla birlikte geldi." denildi.

İsrailli gözlemciler ise Yüksek Mahkeme'nin Netanyahu'yu Ben-Gvir'i görevden almaya zorlayan bir karar vermesi ve Netanyahu'nun bu kararı uygulamayı reddetmesi durumunda, Yüksek Mahkeme kararlarının en yüksek yargı organı olarak temyiz edilemeyecek olması nedeniyle ülkenin anayasal bir krize gireceğini öngörüyor.

İsrailli bakanların Yüksek Mahkeme'nin kararına tepkisi

Aşırı sağcı Ben-Gvir, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Yüksek Mahkemeye, "Sizin hiçbir yetkiniz yok. Bir darbe olmayacak." ifadeleriyle tepki gösterdi.

Likud Partisi'nden Adalet Bakanı Yariv Levin de yaptığı açıklamada, mahkemenin işleri anayasal bir krize doğru sürüklediğini belirtti.

Levin, "Yüksek Mahkeme her zaman hükümetmiş gibi, Meclis'miş gibi davrandı ve şimdi de halkın rolünü gasbediyor. En ufak bir yasal yetki olmaksızın ve demokrasinin en temel ilkelerine açıkça aykırı olarak, bu mahkeme kendi elleriyle eşi benzeri görülmemiş bir anayasal kriz çıkarıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Hükümetin tüm bakanlarıyla Netanyahu'nun arkasında durması gerektiğini savunan Levin, "Tüm bakanlar, başbakanın arkasında durarak artık yeter demeli. Bakanları görevden alma yetkisi yalnızca başbakandadır." ifadesini kullandı.

İsrail İletişim Bakanı Shlomo Karhi de X hesabından yaptığı açıklamada, Yüksek Mahkemeye meydan okuyarak, "İsrail'de 90 hakimin bile bakan atama veya görevden alma yetkisi yok." yorumunu yaptı.

Karhi ayrıca, "Başbakanın cevabı şu olmalı: Bu sizi ilgilendirmez. İsrail Başbakanı olarak, bu yetki yalnızca bendedir." ifadesini kullandı.

İsrail muhalefetinden gelen tepkiler

Eski Yüksek Mahkeme Başkanı Dorit Beinisch ise devlet televizyonu KAN'a yaptığı açıklamada, bakanların açıklamalarını "kaosa teşvik" ve "hakimlere karşı açık bir kışkırtma" olarak nitelendirerek "İsrail'in diktatörlüğe doğru ilk adımlarını attığı" uyarısında bulundu.

İsrail Hükümet Sekreteri Yossi Fuchs da ülkenin güneyinde yer alan Eilat kentinde düzenlenen bir konferansta konuyla ilgili konuştu.

Fuchs, Ben-Gvir'e işaret ederek "Hakimler, hakkında suç soruşturması yürütülmeyen ve iddianame hazırlanmamış bir bakanı görevden almaya zorlamaları halinde yetkilerini aşmış olacaklar." yorumunu yaptı.

Netanyahu'nun fırsatçılığı

Muhalefetteki Demokrat Parti milletvekili Gilad Kariv ise ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından şu değerlendirmede bulundu:

"Eğer reform geçirmiş ve müreffeh bir ülkede olsaydık Netanyahu, evlerde, sokaklarda ve yollarda kişisel güvenliğin çöküşünden sorumlu olan başarısız ve beceriksiz bir bakanı (Ben-Gvir'i kastederek) bizzat görevden alırdı."

Netanyahu'nun fırsatçı siyasi kaygılarının ulusal kaygıların önüne geçtiğini kaydeden Kariv, Yüksek Mahkeme yargıçlarının, Netanyahu'yu Ben-Gvir'in devam eden yasa ihlali ve polisin bağımsızlığı ve egemenliğini tamamen çiğnemesiyle ilgili olarak harekete geçmeye zorlama kararıyla doğru bir iş yaptıklarını savundu.

İsrail Başsavcısı, Ben-Gvir'in görevden alınmasını talep etmişti

Yüksek Mahkeme'ye, yetkilerini sistematik biçimde kötüye kullandığı ve polis teşkilatına uygunsuz şekilde müdahale ettiği gerekçesiyle aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'in görevden alınması talebiyle başvuruda bulunulmuştu.

İsrail Başsavcısı Gali Baharav-Miara ise bu ay başında mahkemeden Başbakan Netanyahu'yu Ben-Gvir'i, "görevini kötüye kullandığı" gerekçesiyle görevden almaya zorlamasını talep etmişti.

Başsavcı Baharav-Miara, Ben-Gvir'in görevden alınması talebine gerekçe olarak "hukukun uygulanması ve soruşturmalarla ilgili en hassas davalar başta olmak üzere makamını polis faaliyetlerini etkilemek amacıyla yasa dışı biçimde kötüye kullanmasını" göstermişti.

İsrail'de koalisyon ortakları, Başbakan Netanyahu'ya, Yüksek Mahkeminin Ben-Gvir hakkında olası görevden alma kararına uymaması çağrısında bulunmuştu.

Kaynak: AA / Güncel