Gazzeli damat adayı Derviş, düğününe 2 gün kala İsrail saldırısıyla hayattan koptu

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Anne Basime el-Attal: - "'Anne, ben evlenmek istiyorum' dedi. Çok mutlu oldum. Ne zamandır bu günü bekliyordu. Çok mutluydu. Hazırlandı, bütün eşyalarını aldı. Bütün aile, kız kardeşleri ve halaları dünya evine gireceği günü bekliyordu" - Baba Saib el-Attal: - "Derviş'in düğününde toplanmayı istiyorduk ama inşallah bu (cenaze) onun düğünü olur. İnşallah şimdi cennette bir damattır ve taziye için toplanan insanlar da onun düğününe gelmiş sayılırlar" - Abla Ala el-Attal: - "Şehit olmadan bir gün önce geldi, oğlumu kucağına aldı, öptü, 'sen benim oğlumsun' dedi. Şimdi oğlum bile üzgün, dayısını kaybettiğini hissediyor. Önce eşimden şimdi de kardeşimden mahrum kaldım. Kalbimde büyük bir acı hissediyorum"

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta dünya evine girmeye hazırlanan Derviş Attal (29), İsrail ordusunun ateşkesi ihlal ederek düzenlediği saldırıda, düğününe 2 gün kala kara toprak altına girdi.

Ailenin 6 kız evladından sonra dünyaya gelen Derviş, İsrail'in mükerrer ateşkes ihlallerinin kurbanlarından biri oldu. Yıllardır oğullarının mürüvvetini görme arzusuyla yanıp tutuşan ailenin hayalleri, umutları ve mutluluğu da yarım kaldı.

Dün nikahı kıyılacak olan Derviş'in, arkadaşlarını davet için dışarı çıktığı sırada düzenlenen saldırıda vefat etmesiyle ailesi şoka uğradı. Düğün hazırlıklarının yapıldığı ev de birden taziye evine döndü.

Derviş'ten geriye damatlığı, ayakkabıları, bir buket çiçek, kol saati, alyansı ve gözü yaşlı insanlar kaldı.

Oğlunun mürüvvetini beklerken şehadetini gördü

Derviş'in annesi, uzun zamandır oğlunun mürüvvetini görmeyi istediğini ancak bu mutluluğu yaşayamadığını ağlayarak anlattı.

Oğlunun da evleneceği için çok mutlu olduğunu dile getiren anne Basime el-Attal, "'Anne, ben evlenmek istiyorum' dedi. Çok mutlu oldum. Ne zamandır bu günü bekliyordu. Çok mutluydu. Hazırlandı, bütün eşyalarını aldı. Bütün aile, kız kardeşleri ve halaları dünya evine gireceği günü bekliyordu." dedi.

Damatlığını giyip deneyen ve ablalarına gösteren oğlunun arkadaşlarını davet etmek için dışarı çıktığını söyleyen anne, o esnada uyuduğu için oğlunu son bir defa göremediğini kaydetti.

Oğlunu kolundaki saatten tanıdı

Baba Saib el-Attal ise saldırının olduğu gece elindeki deftere davetlilerin isimlerini yazmakla meşgul olduğunu söyledi.

Evin yakınlarına düzenlenen saldırı sonrasında dışarı çıkan baba yerde kanlar içinde yatan gençlerden birinin yanına eğildiğini ama bunun oğlu olduğunu ilk başta anlamadığını aktardı.

Saib, "Elinde (saldırıya uğrayan kişi) bir fincan kahve vardı. Fincanı elinden aldım. Hala nefes alıyordu ama güçlükle, ondan şehadet getirmesini istedim. Şehadet getirdi ve hemen oracıkta vefat etti. Vallahi benim oğlum olduğunu bilmiyordum. Onu kolundaki saatten tanıdım." diyerek yaşadığı şoku anlattı.

"İnşallah şimdi cennette damattır"

Bütün ailenin düğünü beklediğini kaydeden baba, "Oğlum arkadaşlarını ve tanıdıklarını düğününe davet etmek istiyordu. Ama onu bizden aldılar. Bize zulmettiler, bu halka zulmettiler, bu gençlere zulmettiler. Mutluluğumuzu kursağımızda bıraktılar." dedi.

Baba Saib, "Derviş'in düğününde toplanmayı istiyorduk ama inşallah bu (cenaze) onun düğünü olur. İnşallah şimdi cennette bir damattır ve taziye için toplanan insanlar da onun düğününe gelmiş sayılırlar." diye konuştu.

Derviş, ailenin direği gibiydi

Derviş'in ablası Visal el-Attal (35), sevgi ve şefkat timsali kardeşinin ailenin direği gibi olduğunu dile getirdi.

Abla Visal, "kardeşinin şehadet haberini aldıklarında şok olduklarını, yıldırım çarpmışa döndüklerini" söyledi.

Derviş'in bir diğer kız kardeşi Ala el-Attal ise önce eşini şimdi de kardeşini kaybetmiş olmaktan ötürü duyduğu üzüntüyü ifade etti.

Kardeşinin, yetim kalan oğluna babalık yaptığını anlatan abla Ala, "Şehit olmadan bir gün önce geldi, oğlumu kucağına aldı, öptü, 'sen benim oğlumsun' dedi. Şimdi oğlum bile üzgün, dayısını kaybettiğini hissediyor. Önce eşimden şimdi de kardeşimden mahrum kaldım. Kalbimde büyük bir acı hissediyorum." dedi.

Kaynak: AA / Gülşen Topçu