İsrail'in Gazze'de katlettiği 8 yaşındaki Cad'dan geriye kanlı okul çantası ve yarım kalan hayaller kaldı
Gazze'nin Cibaliya Mülteci Kampı'nda 8 yaşındaki Cad Yusuf Süleyman, derme çatma çadır okula giderken İsrail saldırısında hayatını kaybetti. Ailesi, kanlı çantası ve elbiseleriyle oğullarının yasını tutuyor.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıda çadır okula giderken hedef olan 8 yaşındaki Cad Yusuf Süleyman'ından geriye kanlı çantası ve elbiseleri kalırken, ailesi ise evlatlarının yasını tutuyor.
Cad, eğitim hayatını devam etmek için gittiği derme çatma çadırdan oluşan okula giderken 8 Mayıs'ta Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda İsrail ordusunun düzenlediği saldırıda yaşamını yitirdi.
Okula giderken İsrail saldırısına hedef olan Cad'dan geriye kanının bulaştığı okul çantası ve elbiseleri kaldı.
Ailesi, her gün acılarını tazeleyen ve oğullarının kanının bulaştığı eşyaları saklıyor. İsrail saldırısında yaşamını yitiren Cad'ın acılı ailesi, oğullarının ardından evlerindeki sessizliği, yarım kalan hayalleri ve unutamadıkları son anları AA muhabirine anlattı.
"Bana uzattığı içeceğin bir veda olduğunu hissediyorum "
Cad'ın babası Yusuf Süleyman, oğlunun ağabeyine arkadaş olması için ettiği duaların ardından dünyaya geldiğini anlatarak, "Ağabeyi çok sevindi. İkisi birbirini tamamlıyordu." dedi.
Oğlunu anlatırken sık sık duygulanan Süleyman, "Oyun oynamayı çok severdi, hayat doluydu. Kuşları severdi, kedileri severdi." ifadelerini kullandı.
Filistinli baba, okula gitmeden her zamanki gibi yanına uğrayan oğluyla yaptığı son konuşmayı unutamadığını anımsatarak, şunları söyledi:
"Yanıma gelir, selam verir, elimi öperdi. Bana bir şeye ihtiyacım olup olmadığını sorardı. O gün de yanıma geldi. Harçlığını verdim, ne isterse almasını söyledim. Gülerek benden iki tane harçlık istedi. Ağabeyiyle birlikte dükkana gitti, kendisine bir içecek aldı. Sonra bana uzatıp, 'Al baba, sen de iç.' dedi. Ben de 'Afiyet olsun oğlum, o senin, sen iç.' dedim. Birkaç dakika sonra saldırı gerçekleşti."
Saldırının ardından olay yerine koştuğunu anlatan Süleyman, o anları şu sözlerle dile getirdi:
"Patlamanın ardından onu yerde buldum. Okul çantası hala sırtındaydı. Burnundan ve boynundan kan geliyordu. Şimdi dönüp düşündüğümde, bana uzattığı o içeceğin bir veda olduğunu hissediyorum."
Oğlunun yardımsever ve çevresindeki herkes tarafından sevilen bir çocuk olduğunu söyleyen Süleyman, "Su taşımama yardım ederdi. Eline geçen hiçbir şeyi önce bana ve kardeşlerine tattırmadan yemezdi." dedi.
Bugün geriye yalnızca okul çantasının kaldığını belirten baba Süleyman, "O çanta, bugün İsrail'in işlediği suçların şahidi olarak duruyor." ifadelerini kullandı.
Dünyaya seslenen Süleyman, "8 yaşındaki bir çocuğun ne suçu vardı? Eğer oğlum bu katliamların son kurbanı olacaksa buna razıyım. Bu Allah'ın takdiridir. Allah onu seçti, elhamdülillah. Yeter artık, bu katliamlar dursun." diye konuştu.
"O defterdeki yazıları görünce sessizce ağladım"
Oğlunu kaybetmenin acısını yaşayan Filistinli anne Riham Süleyman ise Cad'ın okulunu, arkadaşlarını ve oyun oynamayı çok seven neşeli bir çocuk olduğunu anlattı.
Her gün ödevlerini aksatmadan yaptığını söyleyen anne, oğlunun oyun oynamadan önce mutlaka derslerini tamamlamak istediğini belirterek, "Bana hep, 'Ödevimi bitireyim ki sonra rahat rahat oynayayım.' derdi. Derslerini severdi, öğretmenlerini severdi. Gelecekle ilgili hayalleri vardı." şeklinde konuştu.
Saldırının ardından oğluna ait eşyaları toplarken yaşadığı acıyı paylaşan anne Süleyman, geceleri onun defterlerine ve okul eşyalarına bakmadan duramadığını anlattı.
"Gece eşyalarına bakarken defterini buldum. Ödevlerini yazmıştı. Sayfalarını tek tek çevirdim. Yazısını görünce sessizce ağladım. O deftere son kez ne yazdığını düşündüm." diyen anne, oğlunun el yazısının artık kendisi için en değerli hatıralardan biri olduğunu dile getirdi.
Cad'ın paylaşmayı seven, ailesine bağlı bir çocuk olduğunu vurgulayan Süleyman, "Eve geldiğinde mutlaka yanıma uğrar, gününün nasıl geçtiğini anlatırdı. Şimdi geriye onun sesi, eşyaları ve hatıraları kaldı." diye konuştu.
Oğlunun ardından geriye kalan eşyaları sakladığını aktaran anne, gözyaşları içinde, "Hala kanı üzerindeki eşyalarını buldum. Her baktığımda onu hatırlıyorum. Bir annenin evladını bu şekilde kaybetmesini hiçbir söz anlatamaz." ifadelerini kullandı.
Anne Süleyman, yaşadıkları acının sona ermesi için uluslararası topluma çağrıda bulunarak, "Dünyaya sesleniyoruz, bu soykırımı durdurun. Masum insanlar ölüyor. Artık yeter. Acıyı ancak yaşayan bilir." dedi.
İsrail ateşkese rağmen çeşitli bahanelerle Gazze'de saldırılarını sürdürüyor.
Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığının, son açıkladığı verilere göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana geçen 8 ayda, İsrail saldırılarında 981 kişi öldürüldü ve 3 bin 104 kişi yaralandı.
Açıklamada İsrail'in Ekim 2023'ten beri Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 991'e, yaralı sayısının da 173 bin 212'ye yükseldiği bildirilmişti.











