Fırat: 'Yargı Tarafsızlığını Yitirdi'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, 'Kamuoyuna Siyasi Açıklamalar Yapan Bir Yargı, Tarafsızlığını ve Bağımsızlığını Kaybetmiş Bir Yargıdır' Dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, ''Kamuoyuna siyasi açıklamalar yapan bir yargı, tarafsızlığını ve bağımsızlığını kaybetmiş bir yargıdır'' dedi.
Fırat, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, milletin büyük bir bölümünün demokrasilerde, demokrasi ile refahın, adalet ile kalkınmanın, istikrar ve güven ile ekonominin ayrılmaz birlikteliğinin farkına vardığını söyledi.
AK Parti'yi iktidara taşıyan toplumsal iradenin demokrasi ve özgürlük talebi etrafında şekillendiğini vurgulayan Fırat, şunları söyledi:
''Siyasi iktidar karşısında bürokratik iktidarın içinde ya da yanında varlık bularak vesayet rejimini muhafaza etmeye çalışanlar kendi çıkarları için Türkiye'yi durdurmak istiyorlar. Bu odaklar haksız ve milletsiz bir devlet tanımı yapıyorlar. Milletin devletini sahiplenmesinden, milletin devleti ile birlikte güçlenmesinden rahatsız oluyorlar. Bu odaklar çoğu zaman siyasi odakların da desteği ile vesayetçi demokrasiyi tahkim edecek adımları atma konusunda cüretkarlaşabiliyorlar. Ancak herkesin bilmesi gereken bir husus var, o da sosyolojik dinamikleri gözetmeyenlerin, toplumsal gelişmeleri engellemeye çalışanların hüsran ile mamur olduklarıdır. Bakınız, hukuk kurumlarını bir araç olarak kullanıp, Türkiye'nin demokratikleşmesinin önüne set çekmek isteyenlere sosyoloji diye bir ilmi ve disiplinin varlığını hatırlatmak isterim.''
-''Hukuku siyasallaştırmak''-
Fırat, AK Parti'nin gücünün dünya şartlarını ve Türkiye'nin sosyolojisini doğru okumasından ve toplumun sahici bir demokrasi talebine karşılık istemesinden geldiğini anlatarak şöyle devam etti:
''Bu güç, halkımızın gücüdür. Bu gücü bürokratik iktidarın araçlarıyla ortadan kaldırmak mümkün değildir. Yanlışları gelenek haline getirmekten artık mutat suretle vazgeçmeliyiz. Türkiye'deki hukuk düzeni devletin ve milletin bütünlüğünü, menfaatlerini esas almak zorundadır.
Muasır medeniyet hedefine koşan Türkiye'de işleyen mekanizmaları durdurmak, Türkiye'yi bütün dünyanın gözü önünde küçük düşürmektir. Bugün hukuk adına konuşanlar demokratik meşruiyeti hukukun genel ilkelerini, demokrasinin evrensel normlarını telaffuz etmekten acaba bu kadar neden uzak durmaktadırlar? Hukuk demokratik bir rejimin temelidir. Demokrasi herkesin hukuka saygılı olmasını gerektirir. Ancak hukuk üzerinden siyaseti tanzim etmeye kalkışmak, hukuku siyasileştirmek, daha ötesi hukuku siyasi bir taraf haline getirmek başka bir keyfiyettir. Yargı bağımsızlığı sadece yargının siyasi iktidardan bağımsızlığı değildir. Yargı bağımsızlığı aynı zamanda yargının ideolojik yükler taşımaması, hukukun genel ilkelerinin her şeyin üzerinde tutulmasıdır. Kamuoyuna siyasi açıklamalar yapan bir yargı, tarafsızlığını ve bağımsızlığını kaybetmiş bir yargıdır.
Anayasal görevleri önlerine gelen davalarda karar üretmekten ve yargı yetkisini kullanmaktan ibaret olan Yargıtay ve Danıştay'ın bir bildiri yarışına girmelerini Büyük Türk Milleti ibret ve hayretle izliyor. Bu bildirilere imza koyanlar üzülerek ifade etmek isteriz ki tarafsızlıklarını yitirmişlerdir.''








