Filistinli gençler, İtalya Senatosu'nda Batı Şeria ve Kudüs'teki zorlukları anlattı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleFilistinli gençler, İtalya Senatosu'nda Batı Şeria ve Kudüs'te İsraillilerin gasbettiği topraklardaki uygulamaları anlattı. Konuşmacılar alıkonulma korkusuyla gizli çalıştıklarını, Gazze'de 31 ambulans ve 4 acil sağlık merkezi kaybettiklerini söyledi.
Filistinli gençler, Batı Şeria ve Kudüs'te İsraillilerin gasbettiği topraklarda yaptığı uygulamaları ve çektikleri zorlukları İtalyan Senatosunda anlattı.
Muhalefetteki 5 Yıldız Hareketinden (M5S) Senatör Mariolina Castellone'nin girişimiyle; Batı Şeria ve Kudüs'teki mevcut duruma dair genç Filistinlilerin birinci ağızdan tanıklıklarını aktarmayı amaçlayan "Voices Unseen" (Görünmeyen Sesler) projesinde yer alan konuşmacılar, İsraillilerin yasa dışı yerleşimleriyle gasbettiği Filistin topraklarındaki uygulamalarını aktardı.
İtalya Senatosunun Nassiriya Salonu'nda dün düzenlenen basın toplantısında konuşan ve söz konusu projeyi gerçekleştiren "Palestinian Vision Organization" İcra Direktörü Rami Naser Eddin, "Bizim misyonumuz aynı zamanda işgale karşı direnmektir; olduğumuz yerde kalarak, direnerek, evimizde kalarak ve ülkemizi terk etmeyerek." dedi.
Eddin, herhangi bir gerekçeyle hemen İsrail askerleri tarafından alıkonulduklarını belirterek, "Alıkonulmak bir kabus gibidir; ortada mahkeme falan yoktur, hiçbir şey yoktur. Bu yüzden artık gizli bir şekilde çalışıyoruz; yani bir faaliyet yürüteceğimiz zaman hiçbir şeyi önceden duyurmuyoruz. Okul dışı, şiddet içermeyen ve sadece eğlence amaçlı etkinlikler yaptığınızı hayal edin ancak artık bunları gizlice yapmaya başlıyorsunuz çünkü alıkonulmak istemiyorsunuz." diye konuştu.
Filistinli öğrenci Lujain Abdul Latif, kendisinin yaşadıklarını diğer ülkelerden yaşıtlarıyla karşılaştırarak, "Mesela yurt dışında okuma veya çalışma imkanınız olsa, aklınıza gelecek ilk sorular şunlar olurdu: Bunu karşılayabilir miyim? Nerede yaşayacağım? Orada nasıl kalacağım? Benim sorum ise farklı: Bunu kaybedersem eve dönebilecek miyim? Yani, nerede kalacağım? Evsiz ve kimliksiz kalacağım." ifadelerini kullandı.
"Sadece Gazze'de 31 ambulansımızı ve 4 acil sağlık hizmetleri merkezimizi kaybettik"
Filistinli hemşirelik öğrencisi Adem Abbasi, "Acil tıpta zaman, yaşam ile ölüm arasındaki farkı belirleyebilir. Ancak orada bir hastaya ulaşmak, her zaman bir adrese ambulans göndermek kadar basit değildir. Bir keresinde, o onayın gelmesi için birkaç dakika, belki de yarım saat bekledik. Ardından çocuğu alıp Kudüs'e götürmek üzere kontrol noktasına hareket ettik. Fakat İsrail askerleri, çocuğu bu noktadan alamayacağımızı ve başka bir noktaya gitmemiz gerektiğini söylemek için bizi orada yarım saat beklettiler." şeklinde konuştu.
Abbasi, bir acil durum ekibi olarak yaşadıkları sorunların sadece kontrol noktaları ve trafikle sınırlı olmadığının altını çizerek, "Ayrıca, farklı yerlere doğru yolumuza devam etmemize izin vermeyen İsrailli yerleşimciler ve İsrail askerleriyle de pek çok sorun yaşıyoruz. Diğer yandan sadece Gazze'de 31 ambulansımızı ve 4 acil sağlık hizmetleri merkezimizi kaybettik." dedi.
Adem Abbasi, babasının büyük yatırım yaparak bir ev inşa ettiğini ancak evde bir gün bile kalamadıklarını çünkü İsrail askerlerinin gelip, evin yıkılması gerektiğini kendisine söylediğini anlattı.
Kader Abdo da şunları söyledi:
"Şehrin güneydoğu bölgesindeki Cobar'da yaşıyorum. Yaşadığım yerden Beytüllahim, Batı Şeria'nın bazı kısımları, Lut Gölü ve Ürdün tepelerini görebiliyorum. Fakat tuhaf bir durum var; çünkü bu yerleri görebilmek, onlara ulaşabilmekten çok daha kolay. Kendi memleketimde bir yerden bir yere gitmenin asla basit bir iş olmadığını öğrenerek büyüdüm. Bu durum her zaman belgelerle, kontrol noktalarıyla, geçiş izinleriyle ve nereye gidebileceğimizi ya da yasal olarak kim olduğumuzu belirleyen evraklarla bağlantılıdır. Ben Filistinliyim. Kudüs'te doğdum ve orada yaşıyorum. Ancak taşıdığım kimlik kartı, vatandaş değil, daimi ikamet sahibi olduğumu gösteriyor."
Nur Muhaisen de İsrail cezaevlerinde tutulan Filistinli mahkumlara işkence yapıldığını, sağlık hizmetlerinden yoksun bırakıldığını ve hatta ölüm vakalarına dair ciddi raporlar olduğunu belirterek, "Filistinli mahkumların koşullarının iyileştirilmesi yönünde İsrail'e baskı yapmanızı rica ediyorum." diye konuştu.
Hind Abushkhadim ise "El Halil, Filistin'de (yasa dışı İsrailli) yerleşim yerlerinin bizzat şehrin içinde bulunduğu tek şehir ve ??yerleşimciler şu anda aşırı derecede şiddet yanlısı. Yaşadığım yerlerdeki pek çok kadın eğitim alamıyor çünkü yerleşimcilerin saldırılarına maruz kalıyorlar." ifadelerini kullandı.











