Eyüboğlu Eğitim Kurumlarına Uluslararası Akredite
Eyüboğlu Eğitim Kurumları, Okul Öncesi Okulları da Dahil Olmak Toplam 10 Okulunu Dünyanın Eğitimde En Önemli Akreditasyon Kuruluşlarından Biri Olan ve Merkezi İsviçre'de Bulunan Uluslararası Okullar Birliği'ne(cıs) Akredite Ettirdi. 2000 Yılında Eyüboğlu Koleji ile Başlattığı Akreditasyon Sürecini Diğer Okullarıyla da Devam Ettiren Eyüboğlu Eğitim Kurumları, Uluslararası Okullar Birliği (Cıs) A...
Eyüboğlu Eğitim Kurumları, okul öncesi okulları da dahil olmak toplam 10 okulunu dünyanın eğitimde en önemli akreditasyon kuruluşlarından biri olan ve merkezi İsviçre'de bulunan Uluslararası Okullar Birliği'ne (CIS) akredite ettirdi. 2000 yılında Eyüboğlu Koleji ile başlattığı akreditasyon sürecini diğer okullarıyla da devam ettiren Eyüboğlu Eğitim Kurumları, Uluslararası Okullar Birliği (CIS) Akreditasyon Denetleme Kurulu tarafından akredite edilerek, dünyada akredite edilmiş en çok okula sahip eğitim kurumu oldu. Eyüboğlu Okulları içinde dünya çapında akredite olma özelliğine kavuşan 1 kolej, 1 fen lisesi, 3 ilköğretim okulu ve 5 anaokulu olmak üzere 10 okul bulunuyor.
Eyüboğlu Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Eyüboğlu, " Bu sadece bizim başarımız değil Türk girişimcisinin, eğitimcilerin, Türk öğrencisinin ve velisinin birlikte başarısıdır. Türkiye adına tüm dünyada bu kadar okulu akredite olan bir kurum olmaktan dolayı gurur duyuyoruz" dedi.
Akreditasyon sürecini değerlendirmek üzere düzenlenen basın toplantısına Eyüboğlu Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Eyüboğlu, Kolej ve Fen Lisesi Müdürü Funda Cüceloğlu, Eyüboğlu Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Üyesi- Genel Müdürü Cenk Eyüboğlu, Genel Müdür Yardımcısı Tuna Mengü, Sosyal Etkinliklerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Atlan katıldı.
-"AKREDİTE OKULDAN MEZUN OLMAK YURTDIŞINDA ÖNEMLİ AVANTAJ"-
Mert Eyüboğlu, dünyada toplam 700 okulun üyesi olduğu CIS'a Türkiye'den de 22 okulun üye bulunduğunu bunların 8'inin CIS tarafından akredite olduğunu belirterek "Türkiye'deki ne kadar çok eğitim kurumu CIS tarafından akredite edilirse bu ülkemiz için iyi bir gelişmedir. Dolayısıyla biz 10 okulumuzla birlikte bugün dünyada CIS tarafından akredite edilen en fazla okula sahip kuruluş olmanın da ayrı bir sevincini yaşıyoruz" dedi. Mert Eyüboğlu, akreditasyon alma girişiminin gönüllü bir iş olmakla beraber büyük zorluklar içerdiğini ve belirli bir maliyet gerektirdiğinin altını çizerek, " Biz bu çabamızın sonuçlarını okullarımıza yönelen öğrenci talebi ve memnuniyeti olarak alıyoruz. Bu da bize yetiyor. Ayrıca Uluslararası akreditasyon sayesinde öğrencilerimiz yurt dışında üniversite öğrenimi sırasında önemli bir avantaj elde ediyorlar. Hatta burs bulma konusunda da işlerinin daha kolay olduğunu görüyoruz" açıklamasında bulundu.
-"8 BİN ÖĞRETMEN BAŞVURUYOR 40 ÖĞRETMEN ANCAK ALABİLİYORUZ"-
Mert Eyüboğlu, akreditasyon konusunun 14 yıllık bir sürece yayıldığını bu geçen sürede ekipler ve kadrolar değişmesine karşın daha yüksek eğitim kalitesine ve ortamına ulaşma yolculuğunun aynen devam ettiğini belirterek, "350 öğretmenimizi çok önemli bir kısmı bu sürece bilfiil katıldı. Öğrencilerle, velilerle konuştular. Tüm eğitim süreçlerini bir hafta boyunca kapsamlı bir şekilde denetlediler. Akreditasyon bir iki kerelik değil bir süreç. Bizim kültürümüze işlemiş ve devam eden bir süreç. Ayrıca akreditasyon geri alınabilir bir şey. Yani şakası yok. Bu durumda büyük bir prestij kaybedebilirsiniz" diye konuştu. Mert Eyüboğlu, geçen öğretim yılında 2 bin 600 civarında öğrencinin Eyüboğlu Eğitim Kurumlarında okuduğunu ve her yıl 8 bin civarında öğretmenin başvurduğunu aktararak, "Bu 8 bin kişiden sonuçta ancak 40 öğretmen alabiliyoruz. Bu da seçim kriterlerinin ne kadar sıkı olduğunu gösteriyor" yorumunda bulundu. Eyüboğlu, CIS'ın bir fonksiyonunun da öğretmen arayışında da aracılık hizmeti sunması olduğunu söyledi.
-"EĞİTİM KALİTESİNİ VE BAŞARISINI YURT DIŞINA TAŞIYABİLİRİZ"-
Eyüboğlu Eğitim Kurumlarının artık uluslararası eğitim camiasında iyi bilinen ve tanınan bir kuruluş olduğunu ve CIS heyetinin de buradaki eğitimden ve eğitim ortamından etkilendiklerini ifade ederek şöyle dedi:
"CIS ekibinden bu eğitim sistemini yurt dışında başka ülkelerde de neden yapmayı düşünmüyorsunuz şeklinde yorumlar geldi. Bu da bizi doğrusu etkiledi ve düşünmeye sevk etti. Çünkü yurt dışında da başarılı olabileceğimize inanıyoruz. Okul işi artık bir işletme yönetimi ve güçlü bir idareyi gerektiriyor. Bizim işimiz eğitim. Belki Londra'da, İsviçre'de ya da çok uluslu başkentlerde bu tür okullar açmayı düşünebiliriz. Bu konu artık bizim gündemimizde."
-"26 KİŞİLİK EKİP BİR HAFTA BOYUNCA TAM GÜN DENETİM YAPTI"-
Akreditasyon süreci ile ilgili kapsamlı bir bilgi veren Genel Müdür Yardımcısı Tuna Mengü, akreditasyon ziyaretinin CIS yetkililerinin katılımıyla 19-26 Mart 2010 tarihleri arasında Eyüboğlu Eğitim Kurumlarının tüm okullarında gerçekleştiğini ve 26 kişiden oluşan akreditasyon takımının bu tarihler arasında tam gün Eyüboğlu okullarında denetim yaptıklarını söyledi. Mengü, "Eyüboğlu Eğitim Kurumları akreditasyon sürecine, okulun, "sürekli gelişim' ilkesini özümsemesini sağlamak, okulun tüm toplumunu oluşturan idareciler ve diğer çalışanlarının, öğretmenler, öğrenci ve velilerin eğitim - öğretimle ilgili yapılanları sorgulamasına olanak vermek ve okulun, global olarak tanınmış bir akreditasyon kuruluşu nezdinde onay görmesini sağlamak hedefleri doğrultusunda girdi" dedi.
-"TEK YABANCI DİL DEĞİL, ÜÇ DİL İÇİN ÇALIŞIYORUZ"-
Akreditasyon sürecinin esas amacının kuruluşların zorlu bir kendini gözden geçirme ve iyileştirme süreci yanı sıra kurumun yüksek standartlara uygunluğunun kanıtlanması ve tüm kadronun bir kurumsal değerlendirme ve planlama süreci etrafında birleşmesi olduğunu kaydeden Mengü, "Biz akreditasyon almakla kalmadık. Belirli zamanlar içinde yeniden akredite olarak mevcut standartlarımızı hem teyit etmiş oluyoruz hem de eğitim kadromuzla, öğrencilerimizle ve velilerimizle birlikte yeni bir heyecan kazanmış oluyoruz" dedi. Akreditasyonda Eyüboğlu Eğitim Kurumları olarak esas farklarının hedeflerle ilgili olduğunun altını çizen Mengü şunları söyledi:
"Akredite bir kurum olarak öğrencilerimiz SBS,YGS,LYS gibi standart sınavlarında başarısının yanı sıra sonuçta ÖSS başarısı geliyor. Bununla beraber yabancı dil performansı da büyük önem taşıyor. Tek dil artık yeterli değil. Bu nedenle öğrencilerimize İngilizcenin yanı sıra İspanyolca ve Almanca eğitimi veriyoruz ve öğrenciler bu dillere ilişkin sertifikalarını alıyorlar. 11. sınıfta öğrencilerimizin TOEFL düzeyine gelmesini hedefliyoruz."
-AKREDİTE OLMUŞ BİR OKUL NASIL BELLİ OLUR?-
Akredite olmuş bir okulun özelliklerini de aktaran Tuna Mengü bu konuda şu bilgileri verdi:
"Akredite olmuş bir okul misyonuna bağlıdır. Sunduğu eğitim-öğretimi, tanınmış bir akreditasyon merciinin onayını almak için üstün bir çaba harcayacak kadar önemseyen bir kurumdur. Akredite olmuş bir okul kendisini tanır. Öğrencilerine, ailelere ve topluma verdiği hizmetleri akreditasyon süreci içerisinde ayrıntısıyla ve derinlemesine düşünüp değerlendirmiştir. Akredite olmuş bir okul öğrenci merkezlidir. Eğitim felsefesi bireyi her yönden geliştirmeyi kapsar. Akredite olmuş bir okul vaatlerini yerine getirir. Akredite olmuş bir okul nesnel bir değerlendirmeyi kabul eder. Kapılarını düzenli olarak okul dışından gelecek deneyimli denetçilere açmaya hazırdır. Akredite olmuş bir okul öğretim programıyla ve diğer alanlarla ilgili başarısını sürekli olarak geliştirmeyi amaçlar. Akredite olmuş bir okul geleceğini planlar. Değerlendirme sürecinin bir parçası olarak, akredite olmuş okullar sürekli olarak gelecekteki gelişmelerini tasarlarlar."(ANKA)
(NÇ/ÖMR)














