Düzce'de, "2008'de Türkiye ve Dünya" Konulu Toplantı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Düzce Belediyesi Tarafından "2008'de Türkiye ve Dünya" Konulu Bir Panel Düzenlendi.

Düzce Belediyesi tarafından "2008'de Türkiye ve Dünya" konulu bir panel düzenlendi.

Belediye Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen Star Gazetesi Yazarı Prof.Dr. Mehmet Altan ile Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Prof.Dr. Nazif Gürdoğan'ın konuşmacı olarak katıldığı paneli Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda davetli izledi.

Star Gazetesi Yazarı Prof.Dr. Mehmet Altan, Türkiye'de devletçi bir yapının hakim olduğunu belirterek, bunun en belirgin özelliğinin kentlere bakıldığında anlaşıldığını söyledi. Toplumların hızla geliştiğini anlatan Altan, şöyle konuştu: "Artık dünyayı bir bütün olarak algılamalıyız. Ancak bunun için önce kendimizi evrensel değerlere adapte etmeliyiz. Evrensel hukuk ve evrensel demokrasi olması için Türkiye'nin patronunun halk olması gerekir. Bugün Türkiye'de arazilerin, binaların çoğu devlete ait.

Kentlere girdiğinizde görkemli binaların devlete ait olduğunu görürsünüz. Bunun tersi olması halinde Türkiye'de halkın egemenliğinden, demokrasi ve hukukun üstünlüğünden söz edilebilir. Türkiye'nin devletçi toplum yapısı değişmeli. Devlet halkın hizmetinde olmalı, egemenlik ise milletin elinde bulunmalıdır. Bunu başardığımız takdirde Türkiye özlediğimiz demokratik bir ülke olur." Dünyada son dönemde gıda sorunu yaşandığını, arz talep dengesinin bozulmaya başladığını ifade eden Altan, bu tablonun iyi okunması gerektiğini söyledi. Dünyada şu an büyük bir dengesizlik olduğunu anlatan Altan, sözlerine şöyle devam etti: "Günde 2 dolarla yaşayan toplam 4 milyar kişi bulunuyor. Bu kesim pirincin kilosunu 1 dolara alıyor. Hindistan ve Çin'in zenginleşmesi de gıda fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Çünkü daha fazla tüketim olmaktadır." Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Prof.Dr. Nazif Gürdoğan da, Türkiye'nin AB'ye mutlaka girmesi gerektiğini söyledi. AB'ye girdiğimizde tüm kurumlarımızın rekabet edeceğini anlatan Gürdoğan, şöyle konuştu: "Siyasi partilerimiz, fabrikalarımız, derneklerimiz, meslek odalarımız, çiftçilerimiz ve öteki alanlarda faaliyet gösteren kuruluşlarımız, batıdaki gelişmiş ülkelerle rekabet içinde olacaktır. Türkiye, AB'ye girmediği zaman küme düşecektir. Rakipleri Irak, Suriye olacak ve üçüncü sınıf ülke olmaya devam edecektir." Türkiye'de sürekli korku ve komplo teorileri üretildiğini anlatan Gürdoğan, "Dünya ile rekabet etmesini başaramazsak, gelişmelere ayak uyduramazsak ve kapalı bir toplum olmaya devam edersek, Türkiye asla gelişemez" diye konuştu.

Türkiye'de tarım, sanayi ve bilgi alanında önemli gelişmeler olduğuna dikkat çeken Gürdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık dünyada sağcılar solcular çatışmıyor. Geçmişte kalanlarla ileriye bakanlar, iyi eğitimlilerle eğitimli olmayanlar, demokrasi ve hukuktan yana olanlarla olmayanlar çatışıyor. Artık silah atarak değil, oy atarak toplumlar değişiyorlar." Toplantı soru cevap bölümüyle sona erdi.

(AY-HO-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı