Bahçeli: Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı, 9 Eylül'de kongre olabilir

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP 38. Kurultay'ınn kurultayının iptali ve tedbir kararının Yargıtay'ın nihai kararıyla kesinleşeceğini hatırlatarak, "Yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı'dır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP’ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır " dedi. Bahçeli, CHP'nin kuruluş tarihi olan 9 Eylül'de büyük kongrenin yapılabileceğini söyledi.

(ANKARA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP 38. Kurultay'ınn kurultayının iptali ve tedbir kararının Yargıtay'ın nihai kararıyla kesinleşeceğini hatırlatarak, "Yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı'dır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP'ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır " dedi. Bahçeli, CHP'nin kuruluş tarihi olan 9 Eylül'de büyük kongrenin yapılabileceğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda CHP'de yaşanan süreci değerlendirdi. CHP'nin 100 yılı aşan bir geçmişe sahip olduğunu ve bu sorunu da aşacağını belirten Bahçeli, şöyle konuştu:

"Türkiye'de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan CHP'de mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesi sadece CHP'de değil; Türk demokrasisi ve siyasi kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz."

Bu endişemiz CHP, kurumsal kimliği ve parti aidiyetini aşındıracak eylemlerin sağduyu ve uzlaşı zeminini de zayıflatacak olmasıdır. Kendi içerisinde bu denli bölünmelerin yaşandığı ülkemizin ikinci büyük partisinin, Türkiye'nin asli gündemine odaklanacak irade ve enerjiden yoksun kalması Türk demokrasisi açısından talihsizlik olacaktır. Ayrıca Türk milletinin kendilerine yüklediği sorumluluk çerçevesinde vatandaşlarımızın sorunlarına makul ve tutarlı çözüm önerileri sunan, yapıcı muhalefet misyonunda da zafiyet yaratacaktır. CHP'de sorumlu aktörlerin bu hususu iyi tahlil edeceklerine ve CHP'yi ileriye taşıyacak sağlıklı ve emin adımları atacaklarına inanıyorum."

"KEMAL KILIÇDAROĞLU GENEL BAŞKAN'DIR"

"Peki CHP'yi ileriye taşıyacak sağlıklı adımlardan kastınız nedir? Bu anlamda ileriye dönük neler yapılmalıdır" sorusuna Bahçeli, şu yanıtı verdi:"

"Yargıtay'ın nihai kararıyla kesinleşecek olsa da yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanııdır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP'ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu normal olarak mahkeme kararının ve genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Aynı zamanda parti faaliyetleri devam edecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil yeniden inşası ve demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir. Sayın Kılıçdaroğlu açıklamasında CHP'deki ahlaki zafiyetlere dikkati çekerek 'CHP ahlaki değerlerini korumak zorundadır. Bütün vatandaşlarıma ve partililere söz veriyorum. CHP'yi kuruluşundaki kodlara kavuşturacağız' demiştir. Bu tespit aynı zamanda CHP'nin kuruluş ilkelerinden de uzaklaştığının ikrarıdır. Öyleyse öncelikle Partinin mali, hukuki ve idari yönden kontrol edilmesi, CHP'yi kuruluş kodlarından ayıran sebeplerin belirlenmesi gerekecektir."

Bu çerçevede; İlk olarak CHP'de siyasi atmosferi zehirleyen, CHP'nin parti aidiyetine ve kurumsal kimliğine zarar veren nefret dilinin ivedilikle terk edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Partililerin birbirini tahkir ve tahrik ettiği bu dilin, yüksek mesuliyet ve partililik şuuruyla uzlaşı diline dönüştürecek muhataplar Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Özel'dir. İkincisi CHP'de bir 'arınma ve durulma' sürecinin başlatılması gereğidir. Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir. Üçüncü olarak yapılması gereken iş, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydının yapılmasıdır. Bu şekilde yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler de CHP'den temizlenmiş olacaktır. Dördüncüsü ise yeni ve yenilenmiş üye yapısında CHP parti kimliği ve aidiyeti ile kurumsal bağlılığın yeniden tesis edilmesidir.

Bu husus, CHP'nin kongre sürecinin yeniden ve sağlıklı bir zeminde başlatılmasını sağlayacaktır. İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih Partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir. Bunları yerine getirecek olan Sayın Kılıçdaroğlu'dur. Bu şekilde büyük kongreye kadar temizlenmiş ve arınmış bir CHP tesis edilmiş, Sayın Kılıçdaroğlu da CHP'ye büyük hizmet yaparak tarihi bir sorumluluğu yerine getirmiş olacaktır. Ayrıca kongrede kim kazanırsa ona saygı duyacağını ifade ederek de fedakarlığını gösterebilecektir.

Bu şekilde Cumhuriyet Halk Partisi bölünüp parçalanmadan yeniden ve topluca dirilebilme imkanına kavuşacaktır. Kişisel ego ve gizli ajandalarla hareket edenlerin önü kesilmiş, iç ve dış tehditlere, siyasi boşluk görüp harekete geçmek isteyen siyasete müdahale heveslilerine, demokrasi düşmanlarına yol açılmamış olunacaktır. Aynı zamanda CHP'deki dağınıklık giderilerek aidiyet ve kurumsal bağlılık iklimi içerisinde partinin 103'ncü yılında yasalara ve demokrasiye uygunluğu sağlanabilecektir. Aksi takdirde herkesin bugünden bir mekan tuttuğu ve orada taraftar topladığı bir siyasi partide düzenden, disiplinden ve siyaset üretmekten bahsedilemeyecek, kaldı ki ofislerden parti de yönetilemeyecektir. 'İki CHP'den söz etmek ise bölünmeye heves anlamına gelecek, Türk siyasetindeki ufalanmış istikrarsız yapılara yeni bir ekleme olacaktır. Ayrıca Cumhuriyetle yaşıt bir partinin bölünmesine sebebiyet vermenin yükü ağır olacaktır."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.