Denizli'de Yenidoğan İşitme Tarama Ünitesi'nde 14 Bin Bebek Kontrolden Geçirildi
Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi Uz Dr. Ramazan Canural, Yenidoğan İşitme Tarama Ünitesi'nde Son 3 Yılda Toplam 14 Bin 255 Bebeğin Taramadan Geçtiğini Söyledi.
Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi Uz Dr. Ramazan Canural, Yenidoğan İşitme Tarama Ünitesi'nde son 3 yılda toplam 14 bin 255 bebeğin taramadan geçtiğini söyledi.
Türkiye'de 2005 yılında 26 ilde ve 33 hastanede başlayan Yenidoğan İşitme Tarama Kampanyası kapsamında Denizli Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan Yenidoğan İşitme Tarama Ünitesi'nde 2005 yılında 3 bin 304, 2006 yılında 4 bin 331, 2007 yılında 5 bin 253, 2008 yılının ilk 3 ayında ise 1367 bebeğe işitme tarama testi yapıldı.
Taramadan geçen 76 bebek ileri tetkik için Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilirken, 14 bebekte işitme kaybı olduğu tespit edildi. Bebeğin doğduktan sonra 3. ayına kadar mutlaka işitme taramasının yapılması gerektiğinin altını çizen Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Ramazan Canural, yeni doğanlarda işiterek konuşmayı öğrenme açısından ilk 6 ayın kritik bir dönem olduğunu belirterek, "Eğer bebeğinize işitme tarama testi yaptırmadıysanız, en kısa zamanda hastanemizin Yenidoğan İşitme Tarama Ünitesi'ne başvurunuz. Çünkü çocuğunuzun ruhsal, zihinsel, işitsel ve akademik becerilerinin gelişimi için, anadilinde konuşma ortamında bulunması ve konuşma seslerini duyabilmesi şarttır. Bebeklik dönemi işitme kayıpları sinsi bir engel sayılır. İşitme kaybına neden olan bir hastalık, erkenden tanınarak ilaç veya cerrahi tedaviyle giderilmelidir. Böyle bir işitme kayıplı çocuğa gerekli olduğu anlaşıldığı takdirde, yararlanacağı işitme cihazlarıyla konuşma sesleri iletilmezse, hafif bir işitme kaybının bile konuşmayı öğrenme kapasitesine olumsuz etkisinin olabileceği ve konuşmayı öğrenmede gecikmeye neden olabileceği bilinmelidir" diye konuştu.
Bebeğin işitme testinin yapılmasında aileye önemli görevler düştüğünü ifade eden Canural, "En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın işitebilmesi ve konuşmayı öğrenebilmesi, onların en temel haklarıdır. Ne kadar ağır işitme kaybı olursa olsun, bir çocuğun yaşıtlarına yakın konuşabilmesi için tanısının konması, işitme cihazı kullanmaya başlaması ve eğitime başlatılmasının doğum sonrası ilk 6 ayda gerçekleştirilmesi gerekir. Doğduğundan itibaren bebeğin çevresindeki insan seslerine bakıp bakmadığı izlenmeli, ilgisiz kalan bebeklere kısa sürede bilgisayarlı işitme testleri uygulanmalıdır. Uygulanan işitme testinin çocuğa hiçbir zararı olmaz. Eğer işitme kaybı varsa ve geç tanınırsa, bunun konuşma ve lisan gelişimi üzerine olumsuz ve kalıcı etkileri olabilecektir. Çocuklarda konuşma gecikmesi iyice belirdikten sonra nedeninin araştırılması ve işitme kaybının olduğunun anlaşılması halinde, konuşmanın öğrenilmesi açısından tanıda geç kalınmış sayılabilir" dedi.
(SK-AT-HE-Y)







