CHP, Polisin Tekel İşçisine Müdahale Biçimini Meclis'e Taşıdı
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Güvenlik Güçlerinin Tekel Özelleştirmesine Karşı Protesto Eylemi Yapan İşçilere Tazyikli Su ve Biber Gazı ile Müdahale Etmesini Meclis Gündemine Taşıdı. Sevigen, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a, "Naziler Bile İnsanlara -30 Derecede Tazyikli Su ile İşkence Yapmadılar. Siz Gerçekten Bunun Farkında Değil Misiniz Yoksa Bilerek mi Yapıyorsunuz?" Diye Sordu.
CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, güvenlik güçlerinin Tekel özelleştirmesine karşı protesto eylemi yapan işçilere müdahale yöntemini Meclis gündemine taşıdı. Sevigen, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'a, "Naziler bile insanlara -30 derecede tazyikli su ile işkence yapmadılar. Siz gerçekten bunun farkında değil misiniz yoksa bilerek mi yapıyorsunuz?" diye sordu.
CHP'li Sevigen, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yazılı yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı önünde özelleştirmeyi protesto eden TEKEL işçilerine güvenlik güçleri tarafından dondurucu soğuğa rağmen su sıkıldığını ve kötü muamele yapıldığına dikkat çekti. Polisin eylemcilere göre farklı tutum izlediğini ve işçilerin işlerinden sonra şimdi de sağlıklarını yitirdiklerini ifade eden Sevigen, şunları kaydetti:
"Kendi vatandaşına böyle acımasızca saldıran bir insan düşünemiyorum. Böylesine kin ve nefret dolu saldırıyı yapan ruh hali, aslında devletin nasıl kötü yönetildiğini gösteren bir tablodur. Maalesef devleti yönetenlerin altı da bu, üstü de bu. Bunları görüp de sessiz kalan, kendi personeli hakkında işlem yaptırmayan, işçilere ve kamuoyuna açıklama yapmayan, toplumdan özür dilemeyen, bir insan, bir bakan nasıl olur da başını yastığa koyduğu zaman uyuyabiliyor. Nasıl olur da annesi, karısı, kızı yaşındaki, suçları sadece ekmek parasını kazanmak isteyenlere böylesine acımasızca davranabiliyor?"
İçişleri Bakanı Atalay'a, "Ekmek parasından başka düşüncesi olmayan Tekel işçilerine polisin böylesine acımasızca davranma talimatını siz mi verdiniz?" diye soran Sevigen önergesinde şu sorulara yer verdi:
"-Hak aramaya gelen işçilerin içinde bankaları hortumlayanlar, devleti soyanlar yok. Bu eylemi yapanlar bankaları hortumlayanlar, devleti soyanlar olsaydı onları da böyle acımasızca karşılar mıydınız?
-Hak aramaya gelen insanlar izinli eylem yaptılar. Peki polisler de izinli mi saldırdılar?
-Eğer saldıranlara bu izni siz vermediyseniz yapanlar hakkında bir işlem yaptınız mı? Yapmadıysanız herhangi bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz?
-Biber gazı ve tazyikli su sıktığınız insanların çoğu hastane masrafını karşılayamayacak durumda. Neden bu insanların hastane masraflarını karşılamadınız?
-Nazi kamplarında insanları konuşturmak için tazyikli su sıkarlardı. Üstelik -10 derecede insanların üzerine tazyikli su sıktığınız zaman, bu -30 derece hissedilir. Naziler bile insanlara -30 derecede tazyikli su ile işkence yapmadılar. Siz gerçekten bunun farkında değil misiniz yoksa bilerek mi yapıyorsunuz?
-Sizce insanların ekmeğiyle oynamak bu kadar kolay mı?
-Ankara'ya hak mücadelesi için gelen Tekel işçileri hem işlerinden oldular, şimdi de sizin sayenizde sağlıklarından da oldular. Başbakan'ın demokratik Türkiye dediği yer gecenin ayazında hak mücadelesi yapan insanlara tazyikli su ve biber gazı sıkıldığı bir Türkiye mi?
-Ekmeğini korumak amacıyla işyerinin kapatılmasına karşı demokratik hakkını kullanarak, mücadele edenlere karşı polisin görevleri arasında biber gazı sıkmak, sis bombası atmak, yere düşen insanları tekme tokat dövmek var mı?
-İzin alarak yaptıkları eylemde İstiklal Marşı okuyup, 'Vatan canım sana feda' diye slogan atan Tekel işçilerine karşı polisin yaptığı acımasızca müdahaleyi bütün Türkiye ibretle izledi.
Öte yandan, laiklik ve cumhuriyet karşıtı izinsiz gösteri yapıp, (kahrolsun laiklik) şeklinde slogan atanlara ise korumacı bir tavır sergileniyor. Polisin bu iki farklı uygulaması insanlık vicdanına sığar mı?" (ANKA)
(AS/ZG)









