CHP Grup Toplantısı (2), Baykal'dan Erdoğan'a: "Peçenin Arkasına Saklanma"
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de Laikliğin Hedef Alındığını Söyledi ve Başbakan Erdoğan'ı Eleştirdi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de laikliğin hedef alındığını söyledi ve Başbakan Erdoğan'ı eleştirdi. Baykal, "Sen insanlara Cumhuriyet'in hesabını soracaksan açıkça sor. Laikliğin hesabını soracaksan açıkça sor. Atatürk sevgisinin hesabını soracaksan açıkça sor. Ama "yok ben onu sormuyorum' deyip, peçenin arkasında saklanıp, hukuk diye, adliye diye, yargı diye çıkma. Neysen öyle çık. Olduğunu gibi görün, göründüğün gibi ol" dedi.
CHP Lideri Baykal, partisinin Meclis Grup toplantısında kamuoyunda "Ergenekon" ismiyle anılan soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Demokratik ülkelerde güven unsuru bulunduğuna işarete eden Baykal, "siyasi yargılama kampanyalarının" kimseye yarar getirmeyeceğini söyledi. Sovyet Rusya ve Nazi Almanyası'ndan örnekler veren Baykal "Bir olay olur, o olayın içinde olaya bulaşmış bulaşmamış birilerini bulurlar. Ama birden yukarı düzeye çekerler, birden kapsamını genişletirler, ajanlar kullanırlar, birilerini yerleştirirler onlar tertipler yapar. Ama böyle bir olayın içine bir siyasi yargılama en büyük yanlış. Son dönemlerde görüyoruz ki, hukuk, insan hakları istikrarın temel dayanakları hepsi gözden çıkarılmış ortalık allak bullak. Böyle siyasi yargılama kampanyaları kimseye yarar getirmez. Bunu yapanlar bunun altında kalırlar" dedi.
-"SİYASİ HESAPLAŞMA DEVLETİN KATKISIYLA YAPILIYOR"-
Siyasi yargılamaların pek çok insanın büyük acı çekmesine neden olduğunu ifade eden CHP Lideri Baykal, laik Cumhuriyet'ten yana olan güçlerin hedef olduğunu ileri sürdü. Baykal, şunları söyledi:
"Böyle bir siyasi kampanyanın altında hangi hesaplaşma yatar? Şimdi hepimiz laik Cumhuriyetle ve Cumhuriyetin sağlam, inançlı dayanaklarıyla Türkiye bir hesaplaşma içine girdi teşhisini yapmaya çalışıyoruz. Türkiye'de Cumhuriyet'in dayanakları, Türkiye'de laik Cumhuriyetin dayanakları, savunucuları, yıldırılmak, korkutulmak, sindirilmek ve etkisizleştirilmek isteniyor. Böyle bir hedefin çok talibi var. Böyle bir hedefe yönelik açılacak mücadelenin içinde yer tutmaya gönüllü pek çok çevre var. Çünkü bu, bugünün davası değildir, bu Cumhuriyetin ta başından beri sürüp gelen bir davadır. Bu dava içinde konuşlanmış, potansiyel muhalefet odakları bellidir. Bunlar biliniyor. Zaman zaman suyun yüzüne çıkar. Ama şimdi ilk kez devletin katkısıyla bu hesaplaşma yapılıyor. Bu hesaplaşmanın içinde Türkiye'de laik Cumhuriyeti içine sindiremeyen çeşitli odak noktaları vardır. Türkiye'nin dışında bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti'ni içine sindirememiş, bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti'ni benimseyememiş onu denetim altına alınabilir, yönlendirilebilir bir konuma getirmek isteyen uluslararası çevreler var. "
-"İNSAN HAKLARI İHLALİ OLDU"-
Ergenekon soruşturmasında ağır insan hakları ihlallerinin yapıldığını ifade eden Baykal, Kuddusi Okkır'ın hayatını kaybetmesini hatırlattı ve bir tek Batılı siyasetçinin bu duruma tepki göstermemesini eleştirdi. Baykal, şöyle konuştu:
"Siyasi hesapla bir dava kurgulanıyorsa, siz artık hedefe gitmenize yardımcı olacak dayanakları aramaya başlarsınız. Siz gerçeği aramıyorsunuz. Gerçeğin hükmünü vermişsiniz. Sayın Başbakan 2 yıl önce verdi. Şimdi onu kanıtlayacak bir çaba içindesiniz. O arada sizin davanıza bir bakarsınız, bir sürü insan önemli şahsiyet devreye girmeye başlar. Ruh hastaları, kanun kaçakları, binbir türlü ipten kazıktan kurtulmuş insanlar, muhbirler, ajanlar, tertipçiler, tuzak kuranlar yerleştirilip "biz de sizdeniz' deyip oradan kanıt üretip onu ortaya atmaya çalışanlarBunlardan medet umarsınız. Şaşırtıcı tablo olur. Bir anda toplumun çok saygın insanları suçlanıyor. Bir bakarsınız toplumun hiç değer vermediği insanlar başrolde icraatları onlar yapıyor. Bu tablo karşısında siz gizli tanıklar dinleme ihtiyacı hissedersiniz"
-"PEÇENİN ARKASINA SAKLANMA"-
Cumhuriyetin hedef haline geldiğini öne süren Baykal, "Bu siyasi mücadelenin bir parçası, siyasi mücadele tamam. Siyasi mücadelede hukuku, adliyeyi, yargıyı yanına alarak, bu mücadeleyi böyle götürüp hukuk diye götürmek, yargı diye götürmek kabul edilmez. Bu dürüst bir mücadele değil. Bu mert bir mücadele değil, bu namert bir mücadeledir. Sen insanlara Cumhuriyetin hesabını soracaksan açıkça sor. Laikliğin hesabını soracaksan açıkça sor. Atatürk sevgisinin hesabını soracaksan açıkça sor. Ama "yok ben onu sormuyorum' deyip peçenin arkasında saklanıp, hukuk diye, adliye diye, yargı diye çıkma. Neysen öyle çık. Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol" diye konuştu.
Türkiye'nin, laikliği İslamiyet'le bağdaşır olduğunu dünyaya kanıtlamaya çalıştığını ifade eden Deniz Baykal, Türkiye'deki temel tartışma konusunun "laiklik" olduğunu söyledi. Baykal, "Türkiye'deki tartışmanın altındaki konu bu. Anayasa Mahkemesi'nin önündeki dava bu. Türkiye'nin altındaki temel mantık bu" dedi.
-"DARBE DÖNEMİ BİTTİ"-
Ergenekon soruşturmasının darbelere karşı açıldığı şeklindeki değerlendirmeleri eleştiren Deniz Baykal, Türkiye'de darbe dönemlerinin sona erdiğini söyledi. Baykal, şunları söyledi:
"Darbe dönemi bitti artık Türkiye'de. Darbe yok. Darbe bahanesiyle zulüm yapmak da yok. O dönem bitti. Darbe dönemine özgü siyasi yöntemler uygulamaya nasıl kalkıyorsun? Hani darbeydi? Aç o zaman darbe davasını. Getir iddianamesini. Ne oldu darbe iddianamesi? Ne oldu günlükler? Darbeyle mahkemede hesaplaşmak istiyorsan, elinde kanıtların delillerin olduğunu söylüyorsun, var olduğunu ilan ettiğin delillerin adını niye ağzına almıyorsun? Darbe işi değil. Temiz eller mi? Temiz eller de değil. Sen kim temiz eller operasyonu kim. O zaman ne? O zaman böyle karışık, her şeyden biraz terör örgütüymüş, ama bildiğimiz terör örgütü değilmiş, ayrı bir terör örgütüymüş İddianame bekliyoruz. Şimdi ikincisini bekleyeceğiz. Ne biliyorlarsa söylesinler. Ruh hastalarıyla, kanun kaçaklarıyla, tescilli müfterilerle, ihbarcılarla, jurnalcilerle, hapçılarla dava kurulmaz. Fesatla fitneyle dava kurulmaz. İddianame safsataya dayanmaz, iddianame efsaneye dayanmaz. İddianame tarihin 2 bin yıl öncesinin karanlıklarından günümüze getirilen ilhamlarla hazırlanmaz. Kanıtla hazırlanır, delille hazırlanır. Açık, net gizli de değil. Açık kanıtlarla hazırlanır. Bu var mı bu yok. Ama ne var. Acı çeken insanlar var. Acı çeken insanların yaşadıkları mağduriyete sesiz kalmak hiç kimsenin hakkı değildir. Hepimiz, mazlumlara, mağdurlara sahip çıkmalıyız." (ANKA/SON)
(ÇAĞ/ZG)













