Baykal: Haksızlığa Alet Olmaktan Çıkın

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon Davası Sürecini Eleştirerek, "Siyasetçiye, Hukukçuya, Yetkili Yetkisiz Herkese, 'Bu Haksızlığa Alet Olmaktan Çıkın' Diyorum. Bu Haksızlığın Bir Parçası Haline Gelmeyin" Dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon davası sürecini eleştirerek, "Siyasetçiye, hukukçuya, yetkili yetkisiz herkese, 'Bu haksızlığa alet olmaktan çıkın' diyorum. Bu haksızlığın bir parçası haline gelmeyin" dedi.

Baykal, CHP TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Ergenekon davasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Davanın, "kaygıyla izlendiğini, hukuk devleti kimliğini sorgulatan temel konu olma durumunu hala sürdürdüğünü" savunan Baykal, gelişmelerin artık bunu, gizlenemez noktaya getirdiğini ileri sürdü. Baykal, şöyle konuştu:

"En son Başbakan, Ergenekon davasının temel belgesinin, 'bilgi kirliliği taşıdığı ve maksatlı propaganda amacına hizmet ettiğini' kendi imzasıyla ifade etmek durumunda kalmıştır. Ergenekon davasının altında, bir Ergenekon şeması, bir ihbar mektubu yatmaktadır. Bu, MİT aracılığıyla Başbakanlığa ve Genelkurmaya gönderilmiştir, sonra yargıya intikal etmiştir. Davanın temelinde böyle bir MİT tespiti vardır. O zamanki MİT Başkanı, bu belge için 'deli saçması, hiçbir ciddi tarafı yok ama ne yapalım, bize gelmiş istihbaratı gönderdik' demişse de bu raporun, davanın temeli haline dönüştüğünü görmezlikten gelmek mümkün değildir."

Ergenekon davasının temel dayanaklarından birisinin de Danıştay davasında mahkum olan bir kişinin yaptığı ifşaat olduğunu, bu kişinin beyanları üzerine iki davanın birleştirildiğini belirten Baykal, söz konusu kişinin, "kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımaktan 9 yıl, ablasını öldürmekten 20 yıl, öz yeğenini satarak fuhuşa aracılık etmekten 2 yıl 6 ay hapis cezaları" aldığını, bu manzaranın görmezlikten gelinemeyeceğini söyledi.

Türkiye'de mafyalaşmanın üzerine gidilmesi, Güneydoğu'da terörle mücadele edilirken hukuku ve insan hakları bir yana bırakılarak yapılan ağır yanlışların hesabının sorulması gerektiğini belirten Baykal, şöyle konuştu:

"Elbete Türkiye'de devletin silahlarıyla, cephanesiyle devlete karşı tertip yapmak isteyenler olabilir. Onların üzerine elbette gitmek lazımdır. Ama Mehmet Haberal'ın, Türkan Saylan'ın bunlarla ne alakası vardır? Tutuklanan üniversite hocalarının, rektörlerin bunlarla ne alakası vardır? Ayıp değil midir? Sen, siyasi hesabını göreceksin, siyasi tarihimizin yeniden yazılmasını sağlayacaksın, Türkiye'de intikam ve siyasi hesaplaşma gerçekleştireceksin diye, bu kadar haksızlığa 70 milyonun seyirci kalması kabul edilebilir mi? 70 milyon seyirci kalsa da biz, bu haksızlığa seyirci kalmayacağız.

Silivri'den kötü haberler, çok kaygı verici haberler geliyor. Oradaki insanların sağlık durumlarıyla ilgili çok düşündürücü haberler geliyor. Herkesi, bu konulara dikkatle eğilmeye çağırıyorum... Yetkilileri, yeni Adalet Bakanı'nı bu konuda daha duyarlı olmaya çağırıyorum. Herkesin dikkatini oraya çekmek istiyorum. Değerli profesörler, rektörler çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıyadırlar."

Deniz Feneri olayının üzerine gidilmediğini de öne süren Baykal, Hükümet Sözcüsünün, "Davayı açarken hazırlıkları tam yapmak lazım. Eksik bilgiyle dava açılmaz' dediğini ifade ederek, "Sanki Ergenekon Merih'te açılıyor...Orada da öyle yap" dedi.

Baykal, "Alman Mahkemesinin tespitlerine göre, Deniz Feneri e.V. davasının kilit unsurlarından birisi, kuryelik yapmış kişi, RTÜK'ün başında" diye konuştu.

Kaynak: AA