Los Porfiados: İzleyiciyi Sanatın Parçası Yapan Yerleştirme

Atlanta'daki High Museum of Art'ta sergilenen "Los Porfiados (İnatçılar)" yerleştirmesi, ziyaretçiyi eseri izleyen konumundan çıkararak, sanat deneyiminin bir parçasına dönüstürüyor. İllüstratör ve akademisyen Burcu Aksoy yerleştirmeye ilişkin, "Burada anlam, sanatının sunduğu nesneyle birlikte izleyicinin mekanla ve diğer ziyaretçilerle kurduğu ilişki üzerinden ortaya çıkıyor. Kamusal alan da bu etkileşim sayesinde insanların ortak deneyimleriyle yeniden şekilleniyor" dedi.
(ANKARA) - Atlanta'daki High Museum of Art'ta sergilenen "Los Porfiados (İnatçılar)" yerleştirmesi, ziyaretçiyi eseri izleyen konumundan çıkararak sanat deneyiminin bir parçasına dönüstürüyor. İllüstratör ve akademisyen Burcu Aksoy yerleştirmeye ilişkin, "Burada anlam, sanatının sunduğu nesneyle birlikte izleyicinin mekanla ve diğer ziyaretçilerle kurduğu ilişki üzerinden ortaya çıkıyor. Kamusal alan da bu etkileşim sayesinde insanların ortak deneyimleriyle yeniden şekilleniyor" dedi.
Şili merkezli sanat, mimarlik ve tasarım stüdyosu gt2P tarafından hazırlanan eser, Türkiye'de "hacıyatmaz" olarak bilinen, itildiğinde yeniden doğrulan oyuncaktan ilham alıyor.
İllüstratör ve akademisyen Burcu Aksoy, Atlanta ziyareti sırasında gördüğü yerleştirmenin, çağdaş sanatta izleyici deneyiminin değişen rolünü ortaya koyduğunu söylüyor. Aksoy'a göre, eserin anlamı, ziyaretçinin mekana yaklaşması, eserin çevresinde hareket etmesi ve kurduğu etkileşimle birlikte oluşuyor. Sanat temelli lisans ve yüksek lisans eğitiminin ardından sanatsal üretimlerini akademik çalışmalarıyla birlikte sürdüren Aksoy, çok sayıda karma sergi ve sanat projesinde yer aldı.
Tasarım ve illüstrasyon alanlarında aldığı ödüllerle tanınan sanatçı, illüstrasyonun yanında tipografi, afiş tasarımı, kaligrafi ve postmodernizm üzerine akademik araştırmalar ve yayınlar yürütüyor. 10 yıldan uzun süredir sanat eğitimi veren Aksoy, üretim deneyimini yeni kuşaklara aktarmaya devam ediyor.
"FARKLI İFADE BİÇİMLERİ GELİŞİYOR"
Burcu Aksoy'un akademik çalışmaları, sanat eserinin izleyiciyle kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Sanatçı, kavramsal sanat anlayışının 1960'lardan itibaren eseri yalnızca sergilenen bir nesne olarak değil, aynı zamanda bir düşünce, süreç ve deneyim alanı olarak ele aldığını belirtiyor. Bu dönüşümle birlikte yerleştirme, performans ve katılımcı sanat gibi ifade biçimlerinin geliştiğini vurguluyor.
Aksoy, "Sanat, tarih boyunca izleyiciyle iletişim kurmanın farklı yollarını aradı. Özellikle 1960'lardan sonra sanat eserinin bir düşünce, süreç ve deneyim alanı olarak ele alınması, sanatçı ile izleyici arasındaki ilişkiyi değiştirdi" değerlendirmesinde bulundu.
Günümüzde müzelerin izleyiciyle sanat arasında yeni ilişkilerin kurulduğu deneyim mekanlarına dönüştüğünü söyleyen Aksoy, ona göre kamusal alandaki büyük ölçekli yerleştirmeler, ziyaretçiyi eserin çevresinde hareket etmeye ve eserle fiziksel bir ilişki kurmaya davet ediyor.
BİR HACIYATMAZ, KAMUSAL SANAT ESERİNE DÖNÜŞTÜ
Los Porfiados, farklı boyutlardaki şişirilebilir heykellerden oluşuyor. Müzenin açık alanında konumlanan eser, ziyaretçilerin dokunuşu ve hareketiyle sürekli değişen bir yapıya sahip. Bu etkileşim, dayanıklılık fikrini yeniden denge kurma ve değişen koşullara uyum sağlama üzerinden ele alıyor.
Eserin çıkış noktasını, Şili'de "mono porfiado" adıyla bilinen, devrildiğinde yeniden ayağa kalkan geleneksel oyuncak oluşturuyor. gt2P, bu tanıdık nesneyi büyüterek ve kamusal alana taşıyarak hacıyatmazı izleyiciyle birlikte anlam kazanan bir sanat deneyimine dönüştürüyor.
Şili merkezli gt2P, dijital tasarım teknolojilerini geleneksel üretim teknikleri ve yerel zanaat bilgisiyle bir araya getiriyor. Parametrik tasarım ve deneysel üretim yöntemlerinden yararlanan stüdyonun çalışmalarında mekan, kimlik ve toplumsal etkileşim öne çıkıyor.
Los Porfiados da bu yaklaşımın bir sonucu olarak, fiziksel bir heykel grubunun ötesine geçerek, ziyaretçiyle birlikte değişen bir kamusal sanat deneyimi sunuyor.
Burcu Aksoy, yerleştirmeye ilişkin gözlemlerini şu sözlerle aktarıyor:
"Los Porfiados, izleyiciyi eserin oluşum sürecine dahil ediyor. Burada anlam, sanatının sunduğu nesneyle birlikte izleyicinin mekanla ve diğer ziyaretçilerle kurduğu ilişki üzerinden ortaya çıkıyor. Kamusal alan da bu etkileşim sayesinde insanların ortak deneyimleriyle yeniden şekilleniyor."
Aksoy, yerleştirmenin izleyici dokunuşu, hareketi ve diğer ziyaretçilerle kurulan etkileşim sayesinde sürekli değiştiğini belirtiyor. Sanatçıya göre bu değişim, dayanıklılık kavramını sabit kalma fikrinden uzaklaştırarak uyum sağlama, yeniden denge kurma ve birlikte hareket etme kavramlarıyla yeniden düşünmeye imkan veriyor. Aksoy, 2009'dan bu yana resim, sanat tarihi ve sanat eğitimi alanlarında çalışıyor. Ankara'da açılan son kişisel sergisi "Animalis ve Mürekkep" ile sanatsal çalışmalarını da sürdürüyor.














