Arifiye'de 14 yaşındaki çocuğun ölümünde tutuklu sanığa 19-27 yıl hapis istendi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekleArifiye'de 14 yaşındaki çocuğun tabancayla vurularak ölümüne ilişkin dava açıldı. Tutuklu sanık için 'tasarlayarak çocuğa karşı kasten öldürme' suçundan 19-27 yıl, tabancanın sahibi dedesi F.K. için 'taksirle ölüme neden olma' suçundan 2-6 yıl hapis istendi.
Sakarya'nın Arifiye ilçesinde misafirliğe gittiği evde tabancayla vurulan 14 yaşındaki Murat İmrağ'ın ölümüne ilişkin tutuklanan sanık hakkında dava açıldı.
Ahmediye Mahallesi Türkmen Sokak'ta 24 Temmuz'da F.K'ye ait ruhsatlı tabancanın ateş alması sonucu Murat İmrağ'ın hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma tamamlandı.
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 5 sayfalık iddianamede, "tasarlayarak çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan tutuklu Y.D.S'nin (16) 19 yıldan 27 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İddianamede, olaydan 1 gün önce maktulün, ablası N.O.İ'nin doğum gününü kutlamak için trenle İstanbul'dan kente geldiği, İmrağ ile Y.D.S'nin o gece evin 3. katında beraber kaldıkları belirtildi.
Olay günü maktul ile sanığın, Y.D.S'nin dedesi tutuklu F.K'nin yatak odasında telefonla oynadıkları anlatılan iddianamede, olayın, Y.D.S'nin, F.K'ye ait ruhsatlı silahı komodinin alt çekmecesinden alıp maktulün başına doğru 1 el ateş etmek suretiyle gerçekleştiği kabul edilerek soruşturmaya başlandığı kaydedildi.
İddianamede, İstanbul Bölge Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünce hazırlanan uzmanlık raporunda İmrağ'a ait svaplar üzerinde atış artıklarının bulunduğu, Y.D.S'ye ait svaplar üzerinde ise atış artıklarına rastlanmadığının tespit edildiği belirtilerek, Y.D.S'nin maktulü yanlışlıkla vurduğunu söylediğini fakat İmrağ'ı vurduktan sonra soğukkanlı davranıp silahı çekmeceye geri koyması, elinde çıkması muhtemel svap izlerini yok etmesi, cep telefonunda silah kullanımına ilişkin merakını yansıtan görsellerin bulunması, N.O.İ'nin ifadesinde, sanığın nerede oldukları, ne zaman gelecekleri hususunda sürekli mesaj göndermesine rağmen eve gittiklerinde soğuk ve mesafeli davrandığını belirtmesi ve maktulün kardeşi B.A.İ'nin, olaydan yaklaşık 1 sene önce Y.D.S'nin belinden çıkardığı silahı İmrağ'a gösterdiği yönündeki ifadesinin bütün halinde değerlendirildiği belirtildi.
Y.D.S'nin, "İmrağ'ın yaşam hakkına karşı eylemini koşulsuz, şartsız, sebatla karar vererek, düşünüp planlayıp, vermiş olduğu karardan vazgeçmeyip, icraya başlayarak kurgu dahilinde gerçekleştirdiği" hususunda kamu davası açmaya yeter şüpheye ulaşıldığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığı aktarılan iddianamede, sanığın cezalandırılması talep edildi.
Öte yandan, Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın dedesi tabancanın sahibi F.K. hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan 4 sayfalık iddianame, 14. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.
F.K'nin adına kayıtlı olan silahı gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek muhafaza ettiği belirtilen iddianamede, Y.D.S'nin dedesine ait olan silah ile maktul İmrağ'ı öldürdüğü olayda F.K'nin "taksir" seviyesinde kusurunun bulunduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı kaydedildi.
Olay ve süreç
Arifiye ilçesi Ahmediye Mahallesi'nde 24 Temmuz'da misafirliğe giden Murat İmrağ (14), F.K'ye (70) ait ruhsatlı tabancayla vurulması sonucu ağır yaralanmış, sağlık personelince yapılan kontrolde çocuğun hayatını kaybettiği belirlenmişti. Gözaltına alınan zanlı Y.D.S. tutuklanmış, dedesi F.K. serbest bırakılmıştı.
Y.D.S'nin 11 Temmuz'da yapay zeka uygulamasıyla yazışmalarında, "Kurusıkı can yakar mı?", "Clock can yakar mı?", "Pompalı can acıtır mı?", "Eğer bir kızı taciz eden birini görüp öldürürsek kaç yıl hapis yeriz veya hapis yer miyiz?", "Anneme vuran bir adamı öldürsem hapis yer miyim?", "Meşru müdafaa ne?", "Müebbet cezasını kimler çeker?", "İnfaz nedir?", "Birini dövdüm polise gittim ben cezamı çekmeye geldim desem bana ne derler?", "Mesela Daltonları biliyor musun?" ve "Daltonların başı kim?" sorularını sorduğu belirlenmiş, 18 Temmuz'da "Boş silahı şeytan doldurur mu?" sorusunu sorduğu tespit edilmişti.
Soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince tekrar gözaltına alınan F.K, üzerine atılı "taksirle ölüme neden olma" suçunu işlediği yönünde somut delile dayalı kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu gerekçesiyle 16 Ekim'de tutuklanmıştı.










