Ankara Garı terör saldırısı davasında dosyası ayrılan sanıkların yargılanmasına devam edildi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te DEAŞ tarafından düzenlenen ve 101 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davada, dosyaları ayrılan 16 sanıktan tutuklu Ömer Deniz Dündar, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtti. Duruşma 25 Eylül'e ertelendi.

Terör örgütü DEAŞ'ın, Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015'te düzenlediği ve 101 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin davadan dosyaları ayrılan 1'i tutuklu 15'i firari 16 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya müşteki aileler, tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar ve taraf avukatları katıldı.

Mahkeme Başkanı, Dündar'ın Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyaları ile mevcut dava dosyasının birleştiğini belirterek, sanık Dündar'a söz verdi.

Tutuklu sanık Dündar, 18 Haziran'da ifadesinin alındığını ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek, "Bütün iyi niyetimle bildiklerimi anlattım. 90'a yakın kişi tespiti yaptım. Hatay'daki dosyalarla ilgili bilgim yok, suçlamaları reddediyorum." dedi.

Türkiye'de 2017'de gerçekleştirilecek bir eyleme yönelik yapılan çalışmalar sonucunda iki canlı bombanın yakalandığı, ele geçirilen mühimmat kemerlerinin bandında ise Dündar'ın parmak izinin çıktığına ilişkin soru üzerine Dündar, "Abdülhakim" kod adlı Ahmet Güneş'e çok eskiden misafir olduğunu, kendisinden kemeri tutmasını istediğini söyledi.

Dündar, şöyle devam etti:

"Ben 2014'te Mustafa Dokumacı aracılığıyla örgüte katıldım. Yunus Durmaz'dan eğitim aldım. Örgüte katıldığımda hafif silah eğitimi ve spor eğitimi aldım. Mustafa Dokumacı bana 'Ammar' kod adını verdi. Ben Suriye'de olduğum için örgütün Türkiye'deki faaliyetlerine dair bilgim yok. 2017 yılında ben İdlip'teydim. Hatay'da araçta yakalananların da hiçbirini tanımıyorum. Gar patlaması olduğunda da Suriye'deydim. Böyle bir eylemden de haberim yoktu. 2021'de Suriye'de tutuklandım. Yıllardır Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam'ın (HTŞ) cezaevindeydim. Türkiye'deki eylemlere Dokumacı karar veriyordu. Kendisi Türkiye'yi takip eden ve iyi bilen biri. Eylemleri o öneriyor. Ben bomba eğitimi almadım. Benim görevim kamplarda spor eğitimi vermekti. Ben Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı hiçbir zaman bir suç işlemedim."

Beyanın ardından söz alan sanık avukatı, müvekkilinin yapılan saldırıya dahil olmadığını, dosyada buna ilişkin somut delil olmadığını ve gelinen aşamada delillerin karartılamayacağını söyleyerek, tahliye talebinde bulundu.

Müşteki ailelerinin sanığın beyanlarına karşı tepkisinin ardından gerginlik çıkması sebebiyle mahkeme başkanı, duruşmayı sonlandırdığını bildirdi.

Duruşma, 25 Eylül'e ertelendi.

Davanın geçmişi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının terör saldırısıyla ilgili hazırladığı iddianame, 13 Temmuz 2016'da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve ilk duruşması 7 Kasım 2016'da görülmüştü.

Yargılama sonucu mahkeme 3 Ağustos 2018'de davayı karara bağlamış ve 9 sanık "anayasal düzeni ihlal" suçundan birer, "100 kişiyi kasten öldürme" suçundan da 100'er kez olmak üzere toplam 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmış, davanın firari 16 sanığı hakkındaki dava dosyasının da ayrılmasına hükmedilmişti.

Tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar, MİT'in Suriye'de yaptığı operasyon sonucu mayısta yakalanarak Türkiye'ye getirilmişti.

Kaynak: AA / Efsa Çağla Yavuz
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.