Ankara'da polis memuru Keskin'in ölümü davasında tanıklar dinlendi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, araç muayene istasyonundaki kavgada hayatını kaybeden polis memuru Keskin'in ölümüne ilişkin 1'i tutuklu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi. Tanıklar dinlendi, sanıkların mevcut halinin devamına karar verilerek dava 8 Aralık'a ertelendi.

Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavgada polis memuru Melih Okan Keskin'in hayatını kaybetmesine ilişkin haklarında "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan dava açılan 1'i tutuklu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Saruhan Atasoy, tutuksuz sanıklar Murat Yıldırım, Rahman Görfidan ve Yiğitcan Karlar, maktul Keskin'in eşi Emel Keskin ve taraf avukatları katıldı.

Mahkeme başkanı celse arasında bilirkişi raporunun geldiğini söyleyerek, tanık dinleneceğini bildirdi.

Söz verilen tanık H.Ç, sanıkların iş arkadaşı olduğunu ve araç muayene istasyonunda amir yardımcısı olarak görev yaptığını belirtti.

Olay günü ofisinde oturduğunu ve duyduğu sesler üzerine dışarı çıktığını anlatan H.Ç, aradaki mesafenin 50 metre olduğunu, gittiğinde olayın bittiğini ancak personellerinin hala dışarıda olduğunu gördüğünü ve görev başına geçmelerini söylediğini ifade etti.

H.Ç, "Maktul oraya vardığımda küfür ediyordu. Çalışanlara 'kulak asmayın' dedim. İstasyonun içinde değildi o sırada. Araç giriş çıkışını kapattırıp güvenlik çağırdım. Ben istasyon amirine bilgi vermeye gittim sonra da polis geldi zaten geri dışarı çıktım. Maktul polis geldiğinde de küfretmeye devam ediyordu. Ben olaya şahit olmadım kameradan izledim." beyanında bulundu.

Tanık B.G. de sanıkların iş arkadaşı olduğunu söyleyerek, "Maktul fren lambaları için gelmişti. Araca herhangi bir müdahaleniz oldu mu diye sordum prosedür gereği. Ben lafımı bitiremeden 'Benim lambam yanıyor' deyip bir anda sinir patlaması yaşadı. 'Benim lambam yanıyor' deyip bana küfretti." dedi.

İş arkadaşlarının olayı duyması üzerine yanına gelip müdahale ettiklerini ve maktul Keskin'in küfürlerine devam ettiğini öne süren B.G, şöyle konuştu:

"Başta 'Senin karşında kadın var' diye uyardılar. Sonra beyefendi devam edince A.B. koşarak yanıma geldi ve olaya müdahil oldu. Arkadaşlarım maktulü dışarı çıkartmaya çalıştı maktul de onları ittirdi. Şiddetini arttırarak devam etti eylemlerine. Sonra ben içeriye geçtim. Olay sırasında da içerideydim, şahit olmadım. Hala küfürler bağırışlar duyuluyordu. Sonra güvenlik görevlisi arkadaşlar geldi kalabalık dağıldı."

Mahkeme başkanının "Sen maktulün polis olduğunu biliyor musun?" sorusuna karşılık tanık B.G, maktulün kendisine polis olduğunu söylemediğini belirterek, "Davranışları polise benzemiyordu. Tahmin etmezdim polis olduğunu. Sonradan öğrendim." diye konuşmasının üzerine heyet, tanık olarak yorum yapma hakkının bulunmadığını söyleyerek tepki gösterdi.

Tanık beyanlarının ardından söz verilen sanıklar da olaydan ötürü üzgün olduklarını savunarak tanık beyanlarındaki ve bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini söyledi.

Tutuklu sanık Atasoy'un avukatları bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, maktulün kullandığı ilaçların olay anında tetikleyici bir etkisinin olup olmadığının Adli Tıp Genel Kurulunca araştırılmasını ve müvekkillerinin tahliyesini talep etti.

Müşteki avukatları da sanık Murat Yıldırım'ın tekrar tutuklanmasını, olayın cansız mankenlerle canlandırılmasını ve keşif yapılması talep ettiklerini söyledi.

Beyanların ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, mahkemeden, eksik hususların giderilmesini ve sanıkların mevcut halinin devamını istedi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların mevcut halinin devamına hükmederek, avukat taleplerini reddetti.

Duruşma, 8 Aralık'a ertelendi.

Olayın geçmişi

Aracını muayene ettirmek için 2 Şubat'ta TÜVTÜRK'ün Yenimahalle ilçesi İvedik Araç Muayene İstasyonu'na giden Keskin, muayene istasyonu çalışanlarıyla yaşadığı kavganın ardından tedavi gördüğü hastanede 5 Şubat'ta hayatını kaybetmişti.

Olaya ilişkin soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, muayene istasyonu çalışanları Rahman Görfidan, Yiğitcan Karlar, Murat Yıldırım ve Saruhan Atasoy hakkında "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan 14'er yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlamıştı.

İddianamede, kamera kayıtlarında olay mahallinde bulunan sanıklardan Görfidan ve Karlar'ın, Keskin'i itekleyerek dışarı çıkardığı, yaşanan arbede sırasında sanıklardan Karlar'ın zıplayarak Keskin'e vurmaya çalıştığı, Görfidan'ın da Keskin'in üzerine doğru itekleyerek yürüdüğü ve Yıldırım'ın Keskin'e yumruk attığı anlatılmıştı.

Kalabalığın dağıldığı sırada olay yerine gelen sanık Atasoy'un da araçla Keskin'in bacağına hafifçe çarptığı, araçtan inerek Keskin'e yumruk attığı belirtilen iddianamede, olay yerine polis ekiplerinin gelmesinin ardından Keskin'in aracı ile ayrılarak hastaneye gittiği kaydedilmişti.

Adli Tıp Kurumu raporuna yer verilen iddianamede, polis memuru Keskin'in maruz kaldığı darp olayına bağlı yaralanması üzerine hastaneye başvurduğu, tedavisi devam ederken hayatını kaybettiği, ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama sonucu meydana geldiği ifade edilmişti.

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.