Steinmeier: Birinci veya ikinci sınıf vatandaş yoktur
Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, vatandaşlığın kökene değil anayasal değerlere dayandığını belirterek, göçmenlerin ayrımcılığa uğramaması gerektiğini ve Almanya'nın göçmen kökenli bir ülke olduğunu söyledi.
Almanya Cumhurbaşkanı Frank- Walter Steinmeier, Alman vatandaşlığına kabul edilenlerin "ikinci sınıf vatandaş" olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, ülkesinde vatandaşlığın kökene değil anayasal değerlere ve ortak yaşam iradesine dayandığını söyledi.
Steinmeier, Berlin'de düzenlenen " Almanya'da Evimizde. Birlikte Nasıl Yaşıyoruz" başlıklı etkinliğin açılışında, Almanya'daki göç ve toplumsal bütünleşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Almanya'ya göçü desteklediğini vurgulayan Steinmeier, vatandaşlığa kabul edilenlerin toplumda ayrımcılığa uğramaması gerektiğini belirterek, "Birinci veya ikinci sınıf vatandaş diye bir şey yoktur." dedi.
Steinmeier, Anayasa'nın öngördüğü "Alman halkı" kavramının sonradan vatandaşlığa kabul edilen Almanları da kapsadığını ifade ederek, "Bu ülke, burada yasal olarak yaşayan, her gün bu ülkeyi şekillendiren, burada büyüyen ve yaşlanan, öğrenen ve çalışan, umut eden ve tartışan herkese aittir." diye konuştu.
Alman Anayasası'nın sözde "doğuştan Almanlar" için özel bir vatandaşlık kategorisi oluşturmadığının altını çizen Steinmeier, Alman kimliğinin soy veya kan bağı üzerinden tanımlanmasına karşı çıktı.
Steinmeier, "Bizi Alman yapan sadece büyükbabalarımızın kökeni değildir, damarlarımızda akan kan da değildir." ifadesini kullandı.
Alman olmak açısından belirleyici olanın vatandaşlık, ortak dil, özgürlük ve barış içinde birlikte yaşama iradesi ile Anayasa'ya bağlılık olduğuna işaret eden Steinmeier, vatandaşlığın doğum yoluyla veya sonradan vatandaşlığa kabul yoluyla kazanılmasının bu açıdan fark yaratmadığını söyledi.
Almanya'nın ekonomik ve sosyal sisteminin göçe ihtiyaç duyduğunu belirten Steinmeier, özellikle hastaneler, huzurevleri ve bakım kuruluşlarının yanı sıra özel sektörün geniş kesimlerinde de göçmen iş gücünün önem kazandığını kaydetti.
Steinmeier, Almanya'da göç tartışmasının daha gerçekçi bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirterek, göçün ülkeye hem güç kattığını hem de yeni zorluklar getirdiğini ifade etti.
Göçün Almanya açısından yeni bir olgu olmadığını vurgulayan Steinmeier, ülkenin en azından 1950'lerin sonları ve 1960'ların başlarında Güney Avrupa ülkeleri ve Türkiye ile yapılan iş gücü anlaşmalarından bu yana göçle şekillenen bir toplum olduğunu söyledi.
Okullardaki öğrencilerin yüzde 42'sinin aile kökenlerinin başka ülkelere uzandığını belirten Steinmeier, artık Almanya'daki bireysel "göçmen kökenli vatandaşlardan" söz etmenin yeterli olmadığını vurguladı.
Steinmeier, "O zaman Almanya, ülkemiz, göçmen kökenli bir ülkedir." dedi.








