AİHM'nin Kavakçı Kararı: "Siyasi Yasaklar Meşru"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Merve Kavakçı, Nazlı Ilıcak ve Mehmet Sılay'ın Serbest Seçim Hakkının İhlal Edildiğini Belirtti. Mahkeme, Üç Davacıya Tazminat Vermedi Ancak Mahkeme Masrafları Olarak Toplam 12 Bin Euronun Ödenmesine Hükmetti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Merve Kavakçı, Nazlı Ilıcak ve Mehmet Sılay'ın serbest seçim hakkının ihlal edildiğini hükmetti. Söz konusu üç kişinin siyasi haklarına getirilen geçici sınırlamaların "Türk siyasi sisteminin laik niteliğini korumayı" amaçladığına dikkat çeken Mahkeme "Bu ilkenin Türkiye'deki demokrasi için taşıdığı önem nedeniyle önlemin amaçları meşrudur" dedi.

Strasburg'da faaliyet gösteren AİHM, Merve Kavakçı, Nazlı Ilıcak ve Mehmet Silay'ın, 2001-2002 döneminde Türkiye aleyhinde yaptıkları şikayetlerin üzerinde açılan davaları karara bağladı. Türk yargıcı Rıza Türmen'in de görev yaptığı mahkemenin 8 yargıcı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ek 1 nolu Protokolün özgür seçim hakkına ilişkin 3'üncü maddesinin ihlal edildiğine oy birliği ile karar verdi.

MANEVİ TAZMİNAT YOK

Mahkeme, davacılara manevi tazminat vermedi ancak mahkeme masrafları için Kavakçı'ya 4 bin, Sılay'a 3 bin, Ilıcak'a ise 5 bin euronun ödenmesine hükmetti.

Kararında AİHM, davacıların, eski milletvekili ve kapatılan Fazilet Partisi üyeleri olduğuna işaret ederek Fazilet'in "laiklik karşıtı faaliyetlerin merkezi" olduğu gerekçesiyle kapatılması istendiğini anımsatırken, savcının talebinde davacıların açıklamalarını, Kavakçı'nın başörtüsü ile TBMM'ye girmesini örnek gösterdiğini kaydetti.

Kavakçı'nın 1999 yılında Türk vatandaşlığından çıkarıldığına da dikkat çeken AİHM, Anayasa Mahkemesi'nin Fazilet'i kapattığını kaydetti. Mahkeme kararında şu görüşlere yer verdi:

"Mahkeme, başvuru yapanların siyasi haklarına empoze edilen geçici sınırlamalar, Türk siyasi sisteminin laik niteliğini korumaya amaçladığına işaret etti. Bu ilke, Türkiye'deki demokrasi için taşığı önem dikkate alarak önlemin, düzensizliğin önlenmesi ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması olmak üzere meşru amaçları olduğu değerlendirmesini yaptı."

Türk Anayasası'nın 69'uncu maddesinin altıncı fıkrasının kapsamlı olduğuna dikkat çeken Mahkeme, bu çerçevede parti üyelerinin eylemleri ve açıklamalarından partinin sorumlu tutulabileceğini belirtti.

TÜRBAN ŞİKAYETÇİSİ DİKKATE ALINMADI

Buna karşın Mahkeme, başvuru yapanlara uygulanan cezaların "ciddi ve orantısız" olduğunu vurgulayarak 1 nolu Protokolün serbest seçim hakkına ilişkin 3'üncü maddesinin ihlal edildiğini bildirdi.

Bu arada mahkeme, davacıların diğer şikayetlerinin ayrı ayrı incelenmesinin gerekmediğini de kararlaştırarak Kavakçı'nın türban konusundaki başvurusu ise, dikkate almadı.

Ilıcak ve Sılay, başvurularında ayrıca ifade ve örgütlenme özgürlüğüne, Kavakçı ise, düşünce, vicdan ve din özgürlüğü ile ayrımcılığın yasaklanmasına ilişkin maddelerin de ihlal edildiğini savunmuşlardı.(ANKA)

Kaynak: ANKA