5,5 aylık hamile Nazire'nin beyninden 7 santimetrelik tümör çıkarıldı

5,5 aylık hamile iken bayılan Nazire'nin, gittiği hastanede beyninde tümör tespit edildiSara nöbeti geçiren 5,5 aylık hamile Nazire'nin beyninden 7 santimetrelik tümör çıkarıldıİrem Çağla ZİNCİRLİ-Fırat ALKIZ/İSTANBUL, - İSTANBUL'DA yaşayan ve tüp bebek yöntemiyle hamile kalan Nazire Aksoy...
5,5 aylık hamile iken bayılan Nazire'nin, gittiği hastanede beyninde tümör tespit edildi
Sara nöbeti geçiren 5,5 aylık hamile Nazire'nin beyninden 7 santimetrelik tümör çıkarıldı
İrem Çağla ZİNCİRLİ-Fırat ALKIZ/İSTANBUL, - İSTANBUL'DA yaşayan ve tüp bebek yöntemiyle hamile kalan Nazire Aksoy Aydoğan (32), bayılınca ambulansla hastaneye kaldırıldı. 5,5 aylık hamile olan Aydoğan'ın yapılan tetkiklerde beyninin sağ tarafında 7 santimetrelik tümör tespit edildi. Tümör, bebeğe zarar vermeyecek şekilde yapılan ve 4 saat süren ameliyatla alındı. Ameliyat sonrası anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Nazire ve Ercan çifti 2020 yılında evlendi. Çocuk sahibi olmak isteyen çift, 6 yıllık tedavi sürecinin ardından mutlu haberi aldı. Tüp bebek yöntemiyle hamile kalan Nazire Aksoy Aydoğan, 5'inci ayında bir sabah bayıldı. Sara nöbeti geçirdiği anlaşıldı. Daha önce nöbet öyküsü olmayan genç kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından net tanı alamayan ve eve dönünce ağrıları artan Aydoğan, başka bir hastaneye gitti. Yapılan tetkiklerde Aydoğan'ın beyninin sağ tarafında 7 santimetrelik tümör tespit edildi. Bebeğini kaybetme riski oluşunca tedaviyi istemeyen Aydoğan'ın ameliyatını beyin ve sinir cerrahisi, kadın hastalıkları ve doğum ile anestezi ekipleri titizlikle planladı.
TÜMÖR TAMAMEN ÇIKARILDI
Hamilelik nedeniyle cerrahi müdahalenin riskli bulunmasına rağmen, anne ve bebeğin sağlığı birlikte değerlendirilerek ameliyat kararı alındı. Bebeğe zarar vermeyecek anestezi yöntemleriyle gerçekleştirilen operasyon yaklaşık 4 saat sürdü, tümör tamamen çıkarıldı.
Hastada herhangi bir nörolojik kayıp oluşmadığı bildirildi. Ameliyat sonrası süreçte anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğu, bebeğin gelişiminin normal seyrettiği belirtildi. Şu an 23'üncü haftasında olan Aydoğan'ın bebeğinin cinsiyetinin erkek olduğu öğrenildi.
'SÜREÇ UZADI, ŞİKAYETLERİM GİDEREK ARTTI'
Zorlu bir süreç geçirdiğini söyleyen Aydoğan, "Bir sabah uyandığımda nöbet geçirdim. Kendimde değildim, ambulansla hastaneye götürüldüm. Hamilelik sürecimde o güne kadar herhangi bir sıkıntı yaşamamıştım. Sonrasında başka bir hastanede sürecimiz uzadı, şikayetlerim giderek arttı. Ağrılarım ve ateşim yükselince bu hastaneyi tercih ettik. Bu hastanede hocalarımız süreci çok hızlı bir şekilde çözdü. Aslında tek isteğim ağrılarımın bir an önce dinmesiydi. O yüzden ameliyat süreci de hızlı ilerledi. Herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. Sadece ağrılarım vardı, onları da ağrı kesicilerle kontrol altına aldık" diye konuştu.
'BEBEĞİ ALDIRMAK İSTEMEDİK'
Aydoğan, "Önceki hastanede bebeği almayı da düşündüler ancak biz bunu istemedik. Çünkü sorumluluk kabul etmediler ve bu nedenle o hastaneden ayrıldık. Şu an 23 haftalık hamileyim. Çok şükür ne bebekte ne de bende bir sıkıntı var. Ben de iyileşme sürecindeyim. Daha önce herhangi bir belirti yaşamamıştım. 6 yılın sonunda hamile kaldım ve bu benim ilk hamileliğim. Bu yüzden çok heyecanlıyım" dedi.
'TEREDDÜT YAŞADIK AMA BAŞARIYLA ATLATTIK'
Baba Ercan Aydoğan ise sürecin kendileri için oldukça zor geçtiğini ifade ederek, "Herhangi bir sağlık problemimiz yoktu. İlk gittiğimiz hastanede net bir teşhis konulamadı. Bu süreçte ciddi bir zaman kaybı yaşadık. Daha sonra Murat hocamıza ulaştık ve bu hastaneyle iletişime geçtik. Burada gerekli tetkikler yapıldı ve ameliyat olması gerektiği söylendi. Hocamıza güvendik, hastanemize güvendik ve ameliyat sürecine girdik. Bebeği kaybetme korkusu vardı. Çünkü uzun zaman sonra olmuştu. Bizim için çok zor bir süreçti. Uzun zaman sonra gerçekleşen bir hamilelikti ve bir yanda annenin acilen ameliyat olması gerekiyordu, diğer yanda büyük bir özlemle beklenen bir bebek vardı. İkisi arasında kalıyorsunuz. 'Hangisini seçeceğiz, hangisinden vazgeçeceğiz?' diye tereddüt yaşadık. Ama çok şükür süreç sorunsuz ilerledi. Hem bebeğimiz sağlıklı hem de anne gayet iyi durumda. Tedavi sürecini başarıyla atlattık. Bunu da hocamızın bilgisi ve desteği sayesinde başardık" ifadelerini kullandı.
'HAMİLELİKTE GÖRÜLEN BAZI ŞİKAYETLER BEYİN KAYNAKLI HASTALIKLARLA KARIŞABİLİR'
Ameliyatı gerçekleştiren Medicana Zincirlikuyu Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Murat Müslüman hamilelikte görülen bazı şikayetlerin beyin kaynaklı hastalıklarla karışabileceğini belirterek "Hamilelikte baş ağrısı görülebilen bir durumdur. Hamileliğin tetiklediği bazı hastalıklar var, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, bulantı ve kusma gibi. Ancak beyinde bir problem varsa bu şikayetlerle karışabilir. Özellikle baş ağrısı ve kusma, beyin kaynaklı sorunlarla benzerlik gösterebilir. Bu hastada en önemli belirti sara (epilepsi) nöbeti geçirmiş olmasıydı. Bu durum doğrudan beyni işaret ediyordu. Hamilelik, beyinde tümör oluşumuna neden olmaz. Hastamız başka bir hastanede yatıyordu ve sara nöbetinden sonra yaklaşık 20 günlük bir süreç geçmişti" dedi.
'DÜŞÜK RİSKİ SÖZ KONUSUYDU'
Cerrahi müdahalenin hem anne hem bebek açısından risk taşıdığını belirten Prof. Dr. Müslüman, "Düşük riski, epilepsinin tekrarlama ihtimali ve annenin artan şikayetleri söz konusuydu. Bu süreçte biyopsi seçeneği gündeme geldi. Hastanın kafasını karıştıran en büyük soru, küçük bir delikten girilip sadece biyopsi alınmasıydı. Ancak bu kadar büyük ve çıkarılması teknik olarak sorun oluşturmayan lezyonlarda, doğrudan ameliyat tercih edilmelidir. Günümüzde güvenli anestezi yöntemleriyle, bebeğe zarar vermeyecek ilaçlar kullanılarak ameliyat yapılabiliyor. Özellikle hamileliğin 4'üncü ayından sonra genel anestezi daha güvenlidir. Çünkü bu dönemde bebeğin organ gelişimi tamamlanmış olur. Hastamız 5,5 aylık hamile olduğu için bu riskli dönemi aşmış durumdaydı. Hem hastalığın tanısını netleştirmek hem hastayı rahatlatmak hem de epilepsi riskini en aza indirmek için ameliyatı yapmak gerekiyordu. Hastalık, sara nöbetiyle ortaya çıkmıştı ve beyinde büyük bir kitle vardı. Bu nedenle lezyonun çıkarılması şarttı" diye konuştu.
'MİKROCERRAHİ TEKNİKLERLE LEZYON ÇIKARILDI'
Prof. Dr. Müslüman, "Lezyon yaklaşık 7 santimetre boyutundaydı, beynin sağ tarafında yer alıyor ve sol tarafa baskı yapıyordu. Ameliyatta navigasyon ve monitörizasyon gibi ileri teknolojiler kullanıldı. Kraniotomi yöntemiyle kafatası açıldı ve beyin zarının altından mikrocerrahi tekniklerle lezyon çıkarıldı. Ameliyat hazırlığı ve operasyon toplamda yaklaşık 4 saat sürdü. Anestezi öncesinde hasta, anestezi uzmanları tarafından detaylı şekilde değerlendirildi. Kan değerleri kontrol edildi ve uygun olduğu görüldükten sonra, bebeğe zarar vermeyecek güvenli bir anestezi uygulandı. Bu müdahale kaçınılmazdı. Ameliyat sonrası hastamızın durumu çok iyi. Herhangi bir nörolojik kaybı yok, konuşmasında, kol ve bacaklarında, yürümesinde sorun bulunmuyor. Günlük yaşamına rahatlıkla devam edebilecek durumda" ifadelerini kullandı.
'SARA NÖBETİ GEÇİRİLMESİ ÖNEMLİ BİR UYARI İŞARETİ'
Prof. Dr. Müslüman, "Lezyonun çıkarılmasıyla epilepsi riski de minimize edildi. Hem annenin hem de bebeğin sağlıklı bir şekilde süreci tamamlayacağını düşünüyoruz. Hamilelikte baş ağrısı, bulantı ve kusma sık görülür. Ancak sara nöbeti geçirilmesi önemli bir uyarı işaretidir. Gebelikte hipertansiyona bağlı eklampsi ve preeklampsi gibi nöbet durumları da olabilir. Ancak bu hastadaki tablo tamamen beyin kaynaklıydı ve neden bir beyin tümörüydü" dedi.
PATOLOJİ SONUCU BEKLENİYOR
Prof. Dr. Müslüman, "Şu anda en önemli konu, çıkarılan lezyonun patoloji sonucudur. Ön raporlar alındı, tamamen iyi huylu diyebileceğimiz bir sonuç değil. Daha detaylı analizlere ihtiyaç var. Bundan sonraki süreçte genellikle yaklaşık bir aylık bekleme süresi olur. Radyoterapi ya da kemoterapi gerekip gerekmediği bu süreçte netleşir. Bu hastada, onkoloji uzmanlarıyla görüşülerek, olası onkolojik tedavilerin bebeğin doğumundan sonraya ertelenmesi de değerlendirilmektedir" diye konuştu.
DOÇ. DR. ERŞAHİN: KONTROLLERİ YAPTIK, HER ŞEY NORMAL
Ameliyata giren Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Suat Süphan Erşahin de "Hastanın gebeliği vardı. Büyük bir cerrahi girişim planlanıyordu. Gebelik eşliğinde yapılan bu tür büyük operasyonlarda hem operasyon öncesinde hem de sonrasında bebeği mutlaka detaylı şekilde değerlendiriyoruz. Çünkü bu süreçte hem hasta hem de cerrah doğal olarak tedirgin olabiliyor. Biz hem preoperatif hem de postoperatif dönemde bebeğin gelişimini, kalp atışlarını ve genel durumunu yakından takip ettik. Amniyon muayeneleri dahil tüm kontrolleri yaptık ve her şeyin normal olduğunu gördük. Operasyon başarıyla tamamlandıktan sonra bebeği tekrar inceledik. Hem anneye gösterdik hem de onun bu süreci güven ve mutlulukla atlatmasını sağladık. Bizim için her büyük cerrahi girişimde, özellikle gebelik varsa, operasyon öncesi ve sonrası değerlendirme olmazsa olmazdır" ifadelerini kullandı.



















