FETÖ'nün darbe girişiminde Sakarya Valiliği'ni işgal girişimine karşı direnen gazi Orhan Kemal Temel o anları anlattı

FETÖ'nün darbe girişiminde Sakarya Valiliği'ni işgal girişimine karşı direnen gazi Orhan Kemal Temel o anları anlattı
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Sakarya Valiliği'nin işgal girişimine karşı koymaya çalıştıkları sırada askerlerin açtığı ateş sonucu sol eline ve koluna isabet eden şarapnel parçalarıyla yaralanan Orhan Kemal Temel: - "Kadınlar öndeydi, elimizde Türk bayrakları vardı. Kapıya gelir gelmez ateş açtılar. Ellerimden, kollarımdan yaralandım. Mahalle muhtarının hanımı vardı onu da ayaklarından vurdular" - "FETÖ'cü askerlerden Valiliği almak bizim için çok önemliydi. Biz o gün Valiliği alamasaydık ilerleyen saatlerde çok kötü olayların yaşanma ihtimali çok yüksekti"

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Sakarya Valiliği'nin işgal girişimine karşı verilen mücadelede açılan ateş sonucu yaralanan gazi Orhan Kemal Temel, o gün yaşananları anlattı.

İzmir'in Bornova ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki Temel, AA muhabirine Sakarya'da gazetecilik yaptığı dönemde darbe girişimini öğrendikten sonra gelişmeleri takip etmek için Valiliğe gittiğini söyledi.

Temel, bir süre sonra askeri araçlarla gelen yaklaşık 200 darbecinin Sakarya Valiliği'nin çevresini sardığını fark ettiğini, yaşananları dün gibi hatırladığını belirtti.

Kuşatma sonrası fotoğraf makinesine darbeci askerlerce el konulduğunu ifade eden Temel, daha sonra direnerek onu geri aldığını ve sonrasında binanın dışına çıkarıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halkı meydanlara davet etmesi üzerine toplanan halkla binaya geldiklerini anlatan Orhan Kemal Temel, yanlarında dönemin AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci ile vali yardımcılarının da bulunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"İnsanlar otobüslere bindi geldi, 100-150 kişilik grup olduk. Kadınlar vardı. Hepimiz toplandık. Dedik ki, 'Türk bayraklarıyla birlikte biz bu Valiliği ele geçireceğiz'. FETÖ'cülerden tekrar geri almak istedik. Hep birlikte yürüdük. Valiliğin içine girilmemesi için önümüz FETÖ'cü askerler tarafından kesilmişti. Biz o esnada o barikatı yardık. Türk bayrağıyla 'Ya Allah, Bismillah, Allahu Ekber' sesleriyle girdik." diye konuştu.

Bu esnada kendilerine ateş açıldığını gözyaşlarıyla anlatan Temel, "Kadınlar öndeydi, elimizde Türk bayrakları vardı. Kapıya gelir gelmez ateş açtılar. Ellerimden, kollarımdan yaralandım. Mahalle muhtarının hanımı vardı onu da ayaklarından vurdular. Bir doktor arkadaşım, avukat arkadaş vardı vurdular. Ellerimden kan akıyordu." ifadelerini kullandı.

"Valiliği almak bizim için çok önemliydi"

Temel, daha sonra darbeci askerlerin etkisiz hale getirildiğini ve dönemin Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş ile telefonda görüştüklerini söyledi.

O sırada kendisiyle birlikte 20 kişinin açılan ateş sonucu yaralandığını ifade eden Temel, "Hepimiz hastanelere geçtik. Hastanedeyken Vali beyi aradım. 'Sayın valim ne oldu' dedim. 'Orhan, Valilik işgalden kurtuldu.' dedi. O kadar çok sevindik ki, FETÖ'cü askerlerden Valiliği almak bizim için çok önemliydi. Biz o gün Valiliği alamasaydık ilerleyen saatlerde çok kötü olayların yaşanma ihtimali çok yüksekti." dedi.

Temel, darbe girişiminin bertaraf edilmesinin ardından Sakarya Valiliğini Türk bayraklarıyla donattıklarını, 30 gün boyunca orada ve kent meydanında nöbet tuttuklarını aktardı.

"Ölümü göze aldık"

Temel, 15 Temmuz'un ülkenin geleceğinin güvence altına alınması adına bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Darbeci askerlerden bir an olsun korkmadıklarını dile getiren Temel, şunları söyledi:

"Biz ölümü göze aldık. Ben hem yaralanıyorum hem de fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Bir taraftan da 'Ya Allah Bismillah Allahu Ekber' sesleriyle Valiliğe girdik. Bir daha böyle bir gelişme olursa biz yine meydanlardayız. Hiç affı yok. Bize orada hedef göstermeden ateş açtılar. Bizi resmen taradılar. Ölümüne taradılar. O mermiler kiminin karnına girdi, kiminin bacaklarına, kollarına, parmaklarına girdi. Kimisinin de silahla kafasına vurdular. Yani biz burada ölümü göze alarak içeri girdik. Madalyamı, evimin en güzel köşesine, Türk bayrağıyla birlikte salonumda astım. Bizi böyle ödüllendirdiği ve şereflendirdiği için her zaman Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Şehitlerimize Allah'tan rahmet. Benim gibi gazi olan arkadaşlarımıza da ömür boyu mutluluklar dilerim."

Kaynak: AA / Metin Aydemir