Evladı gibi gördüğü hayvanları seslenerek yanına çağırabiliyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Eskişehir'de çocukluğundan beri çobanlık yapan Necati Yılmaz, küçükbaş hayvanlarına ayrı ayrı isimler vererek seslendiğinde onları yanına çağırabiliyor. Hayvanlar yemlemeyi bırakıp sahibinin yanına koşuyor. Yılmaz, köy hayatını benimseyerek günlerini dağlarda ve yaylalarda geçiriyor.

Evladı gibi gördüğü hayvanları seslenerek yanına çağırabiliyor

Her birinin ayrı aynı ismi olan küçükbaş hayvanlar, çoban seslenince yemlemeyi bırakıp sekerek sahibinin yanına koşuyor

Çocukluğundan beri çobanlık yapan köy hayatından vazgeçemeyen Necati Yılmaz :

"Kar yağsa da devamlı davarla birlikte kırdayız"

"Günlerimiz dağlarda ve yaylalarda geçiyor"

ESKİŞEHİR - Eskişehir'de çocukluğundan beri çobanlık yapan ve köy hayatını benimsiysen Necati Yılmaz, küçükbaşlarıyla ayrı ayrı ilgilendiği için metrelerce uzaklıktan onları çağırsa bile yanına getirebiliyor.

Eskişehir'de yaşayan Necati Yılmaz, Tepebaşı ilçesinde bulunan Musaözü ve Kızılinler mahalleleri arasında bulunan meralarda, çocukluğundan buyana koyun ve keçilerini güdüyor. Köy hayatının şehir hayatından daha iyi olduğunu söyleyen Yılmaz, adeta hayvanlarına evladı gibi değer veriyor. Toplam 500 adet keçi ve koyunu bulunan Necati Yılmaz, seslendiğinde çoğu keçisini ve koyununu yanına çağırabiliyor. Her birine ayrı ayrı isim veren Yılmaz'ın sesini duyan küçükbaş hayvanlar, yemlemeyi bırakıp sekerek sahibinin yanına koşuyor. Hayvanlarının durumunu tek tek gözeten çobanı adeta onların üzerine titriyor. Yılmaz, sürüsünün ardından ise günde kilometrelerce yol yürüyor. Eskisi gibi çoban ve koyun sürülerinin olmadığından yakınan tecrübeli çoban, bu mesleğin yok olmasından korkuyor.

"Günlerimiz gördüğünüz gibi bu dağlarda ve yaylalarda geçiyor"

İlkokul yıllarından beri koyun peşinde koştuğunu ve köy hayatına çok değer verdiğinin altını çizen Necati Yılmaz şöyle konuştu;

"İlkokuldan beri çalışıyorum bu şekilde. İlkokuldan beri yapıyorum bu işi. Bence doğduğum yer yani köyüm, şehir hayatından daha iyi. Havaların yazı başka, kışı başka güzel oluyor. Genelde kar yağsa da hayvanları dışarıya çıkartıyorum. Kar yağsa da devamlı davarla birlikte kırdayız. Hayvanlar ardıç yiyorlar. Hayvanlar geziniyor, gezinmesi lazım. Köpekler bizim güvenliğimiz ya. Onlar bizi koruyorlar, hayvanları korusun, hırsız geldiğinde haber versin yeter yani ısıracak hali yok. Günlerimiz gördüğünüz gibi bu dağlarda ve yaylalarda geçiyor. Biz böyle alıştık, böyle gidiyor. Köyümüz iyi yani. Burada şu anda 500 hayvanımız var."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı / BAHADIR TURGUT