Erdoğan: Bu Poker Değil, Siyaset

Erdoğan: Bu Poker Değil, Siyaset

Başbakan Erdoğan, Rize'de Yaptığı Konuşmada Mesut Yılmaz'ı Eleştirerek, 'Milletin Sana Verdiği Bütün Kozları Kullandın. Tabii, Poker Değil Bu Kardeşim, Siyaset' Dedi.

Erdoğan: Bu Poker Değil, Siyaset

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize'de yaptığı konuşmada Mesut Yılmaz'ı eleştirerek, "Milletin sana verdiği bütün kozları kullandın. Tabii, poker değil bu kardeşim, siyaset. Farklı bir şey... Pokerin kurallarını millet koymuyor ama siyasetin kurallarını millet koyuyor" dedi.

Erdoğan, Rize'nin Atatürk Alanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Başbakan olarak Rize'ye daha önce 13 defa geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Rize'den geçerken, bana kasaba gibi görünüyordu. O zamanın başbakanları da şahit. 'Tayyip Erdoğan geldi Rizeliye hakaret etti' diyorlardı. İnsan sıkılır, insaf sahibi olur. Rize'den 1984'ten beri milletvekili olacaksın, Özal gibi başbakanın olacak, Rize'yi kasaba gibi bırakacaksın, bu ne iştir. Ben iki hemşehri birbiriyle sürtüşsün istemem ancak başbakan, bakan olduğu günlerde, benim büyükşehir belediye başkanlığımdan bile rahatsız olan bir insandı."

Mesut Yılmaz'ın bir gazetede çıkan haberde kendisi için ''Başına bela oldum'' dediğini söyleyen Erdoğan, ''Senin her yerin bela olsa ne yazar. Sen öncelikle bir defa 1984'ten bu yana ne yaptın, bunun hesabını ver. Yaptıklarınız ortada; her attığın adım, olduğu yerde kaldı. De ki ben Rize'de şunu başladım, bitirdim. Şimdi geldin yalan konuşuyorsun'' dedi.

Erdoğan, Mesut Yılmaz'ın, Karadeniz Sahil Yolu'nun yüzde 55'ini bitirdiğini söylediğini belirterek, ''Çok ayıp. Bütün harcamalarıyla yüzde 35'ini yapmış. Biz göreve geldiğimizde yüzde 65'ini bitireceğiz dedik, sözümüzde durduk, bitirdik. Mesele bu'' diye konuştu.

3 Kasım seçimlerinde ''sürgün yemişlerin'' sağda solda dolaştığını, boşluğa düşünce de bir kısmının dayanamayıp geri döndüğünü ifade eden Erdoğan, ''Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Onların da apoletlerini göreceksiniz. 48 saat kaldı'' dedi.

Erdoğan, Mesut Yılmaz'ın bunca yıl bakanlık, başbakanlık, parti genel başkanlığı yaptığını, partinin genel başkanlığını bıraktığını, tekrar partisine dönmek istediğini ama kabul edilmediğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

''Siyaset kolay iş değil, zor iş. Yan gelip yatanların yapabileceği bir iş değil. Desteksiz atanların yapabileceği bir iş değil. Yüreğinde Türkiye sevdası olmayanların, halka hizmetin, hakka hizmet olduğunu bilmeyenlerin yapabileceği bir iş değil, gönül işidir. Yüreğinizde bitmez, tükenmez gönül arzunuz olacak. Siyasette herkes ektiğini biçer. Milletle bağınızı kaybettiğinizde, işiniz biter. Oyunuzu alınca kayıplara karışmayacaksınız. Millet sizin gözünüzde ışık görecek.''

Siyasetçinin gökkubbe altında hoş bir seda bırakması gerektiğini belirten Erdoğan, '' Siyasetçiysen millet seni sırtında taşımayacak. Millete efendilik olmaz, hizmetkarlık olur'' dedi.

Erdoğan, vatandaşın bu yolda düşene yardım edeceğini ama yolunu şaşıranın izinden gitmeyeceğini ifade ederek, ''AK Parti hiçbir şey yapmadı diyeceksin. Ne diyeyim. Yani şu Rize'ye AK Parti'nin vurduğu damgayı sağır sultan duydu. Sende göz var görmüyorsun, dilin var konuşamıyorsun. (Gireceğim Parlamento'da sağı toparlayacağım) diyorsun. Sen kimsin ki sağı toparlayacaksın'' şeklinde konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin gelir gelmez ilk işinin terörist başını idam etmek olduğunu söylediğini belirterek, ''Sayın Bahçeli, Yılmaz, Ecevit, Amerikalılar elleriyle size hediye ettiği zaman, mahkeme idam kararı verdiği zaman niçin idam etmediniz'' diye sordu.

Terörist başının idam edilmemesi için hazırlanan belgenin altında Mesut Yılmaz'ın da imzasının bulunduğunu iddia eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şimdi Erzurum'da bi tanesi diyor ki (alın size yağlı urgan) Halkının üzerine ip atılır mı be saygısız. Zaten bunlar ya halkına ip atar, ya da ip atlar, başka bir maharetleri yok. İdam kalktı, şimdi diyor ki (geliyoruz, tek başına iktidar olacağız ve terörist başını idam edeceğim). Buna ancak boynuzlu yalan derler. Elinde imkan varken bunu yapmadın. Şimdi diyorsun ki (belki milleti aldatırım).''

-"Hodri meydan"-

''Hodri meydan'' dediklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''20 yıllık siyasi hayatında yaptıklarını bir kefeye koyalım, bizim 4,5 yılda yaptıklarımızı da bir kefeye koyalım. Eğer bizimki ağır gelmezse ben o zaman bu sözü kabul edeceğim. Ama biz dün atılan temelleri bugün tamamlıyor, temel atanlara teşekkür ediyoruz. Bu bizim kültürümüzdür, aldığımız terbiyenin bir neticesidir.''

Siyasetin mirasyedilerin yapabileceği bir iş olmadığını dile getiren Erdoğan, ''Sayın Yılmaz da Özal'ın mirasyedisi. Ama biz mirasyedici olmadık. Biz geldik partimizi kurduk, yola çıktık ve hamdolsun 16 ayda benim milletim bizi Türkiye'de iktidar etti'' dedi.

Erdoğan, merhum Özal'ın yüzde 36 ile iktidarda olan ANAP'ı geride kalanlara bıraktığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Hatırlayın o günleri. Kendisi Cumhurbaşkanı seçildi. Akbulut'tan sonra Mesut beyin eline altın bir fırsat geçti. Şimdi bakalım partin sana kaçta teslim edildi. Sen bu mirası nasıl erittin, bu sermayeyi nasıl kaybettin. Ne olur hiç öfkelenmeyelim ve sakin sakin hesap yapalım. Mesut Bey de herhalde dinliyordur bir otel odasında. O da dinlesin. Turizm, Dışişleri Bakanı, Başbakan olmuşsun bu ülkede. Partini mum gibi erittin. Bak 1991'de Genel Başkan olarak genel seçime girdin, yüzde 36'yı yüzde 24'e indirdin. Bu bir. Yüzde 24 oyla 115 milletvekili çıkardın. Üstelik bu dönemde Rize sana üç milletvekilliği verdi. İki, 1995'te seçime girdin, yüzde 19,65 oy aldın. Beş puan daha geriledin. 132 milletvekili aldın Türkiye'de. Rize yine sana sahip çıktı, üç milletvekili verdi. Üç, 1999, oylar yüzde 13'e düştü. Milletvekili sayısı da 86'ya düştü. Bütün Türkiye elini senden çekmiş ama Rize sana yine vefakarlık yapmış, iki milletvekilliği vermiş. Geldik 2002'ye, 3 Kasım'a. Ne kadar oy aldı, yüzde 5. Bu bir tasfiye. Siyasetten tasfiye. Eski ortakların gibi sen de siyaseti bıraktın. Yapacak bir şeyin yok. Doğru bir karar verdin, tebrik ediyorum, hayırlı olsun. Alkışlıyorum. Olması gereken de buydu. Düşünün 1983'ten 2002'ye tam 19 yıl. Bu milletin sana verdiği bütün kozları kullandın. Tabii, poker değil bu kardeşim, siyaset. Farklı bir şey... Pokerin kurallarını millet koymuyor ama siyasetin kurallarını millet koyuyor, millet."

Erdoğan, Mesut Yılmaz'ın Rizeli seçmenlerden oy istediğini, halkın da haklı olarak ''kiminlesin?'' diye sorduğunu dile getirerek, ''Siyasete başladığın gün bakan oldun. 25 yıl geçmiş. Eski arkadaşların nerede? Çoğu CHP'de, bir kısmı DP'de. Rahmetli Özal'ın kemiklerini sızlattınız. Ve seni de partiden gönderdiler. Bir şey anlamadık Mesut bey. Şurada bizim yaptıklarımızı takdir etseydin de keşke bu konuşmayı ben de yapmamış olsaydım'' diye konuştu.

-"Baykal, saati kıskanacak"-

Erdoğan, Trabzon'daki mitingde bir hemşehrisinin kendisine Adnan Menderes'in arkası timsahlı saatini hediye ettiğini belirterek, ''Benim için çok büyük onur oldu. Bu saati de şimdi Sayın Baykal kıskanacak. Diyor ki ben hediye almam. Sayın Baykal ben bu tür hediyeleri alırım'' dedi.