Bağdat'ta Korkulan Semt Sadr'dan Yaşam Manzarası
Tarihi Dokusu ve Kültürel Çeşitliliği ile Bağdat, 2003 Yılından Bu Yana Yaşanan Teröre ve İşgale Rağmen Hareketliliğinden Bir Şey Kaybetmedi.
Tarihi dokusu ve kültürel çeşitliliği ile Bağdat, 2003 yılından bu yana yaşanan teröre ve işgale rağmen hareketliliğinden bir şey kaybetmedi.
Kent, işgal sonrası Amerikan güçlerinin, etrafını çevirerek kurduğu nispeten güvenli yeşil bölge ve hemen her gün patlamaların ve çatışmaların yaşandığı kırmızı bölge olmak üzere ikiye ayrılıyor.
İnsanlar birbirlerine güvenmediği ve her semtinde ayrı bir grubun etkin olduğu kırmızı bölge, Iraklı yetkililerin ve Amerikan güçlerinin "Güvenlik Tesisi" ile "Normalleşme" söylemlerine rağmen, korkunun ve güvensizliğin hakim olduğu bir yer olarak göze çarpıyor.
Sadr semti, 2 milyonu aşan nüfusuyla kırmızı bölge içinde en çok dikkat çeken semt olarak göze çarpıyor. Elektrik kesintileri, su kesintileri ve yolların bozukluğu gibi konularda şehrin geri kalanından hiçbir farkı olmayan Sadr, Mukteda El Sadr'a bağlı olan Mehdi Orduları kontrolünde bulunuyor.
Sadr'daki küçük dükkanında oto bakımı yapan 7 çocuk babası İsmail Muzhır Habib, araç yıkama ve yağ değiştirmenin, yaptığı işlemlerin başında geldiğini söyleyerek, "Tüm gün, yalnız yemek paramız için çalışıyoruz. Allah'a şükürler olsun ki hiçbir sorunumuz yok. 7 çocuğum var, okusunlar, eğitimlerini tamamlasınlar istiyorum. Tüm gün verdiğim emekler yalnız onlar için. 2 oğlum, tatillerini bana dükkanda yardım ederek geçiriyor" şeklinde konuştu.
Anne Um Ahmet, "Kendi yağımızda kavruluyoruz. Ailemizde, eğitime büyük önem veriliyor. Allah ihtiyaçlarımızı bize veriyor. Eskiden öğretmendim, ailem için mesleğimi bıraktım. Aile bütçesine destek olabilmek için mesleğe dönebilirim ama bu sefer evimi ihmal etmek zorunda kalırım. Çocuklarımın hepsi okuyor. Allah'a çok şükür, evdeki tüm sorumluluklarımı eksiksiz yerine getirebiliyorum" dedi.
Çocuklarının ileride Irak için önemli işler başaracağını umduğunu ifade eden Um Ahmet, her bir çocuğu ile ayrı ayrı ilgilenmenin ve günlük ev işlerini yapmanın hem yorucu hem de tatmin edici bir iş olduğunu ifade etti. Irak'ta hakim olan ataerkil kültür gereği, evde kızlarından da yardım alan anne, oğullarının da babalarına yardım ettiğini söyledi.
(AT-NO-NO-D)






