Anayasa Mahkemesi'nin İptal Kararına Tepkiler

Başörtülü Öğrencilerin de Üniversitelerde Eğitim-öğretim Görebilmelerine İmkan Tanıyan Anayasa Değişikliğinin Anayasa Mahkemesi Tarafından İptal Edilmesini Eleştiren Eğitim-bir-sen Sivas Şube Başkanı Esat Tektaş, "Tuz Kokmuştur" Dedi.
Başörtülü öğrencilerin de üniversitelerde eğitim-öğretim görebilmelerine imkan tanıyan Anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesini eleştiren Eğitim-Bir-Sen Sivas Şube Başkanı Esat Tektaş, "Tuz kokmuştur" dedi.
Sendika binasında basın toplantısı düzenleyen Şube Başkanı Esat Tektaş, Anayasa Mahkemesi'nin 367 ve bu son kararının milletin yargıya güvenini ortadan kaldırıp, vatandaşın emniyet duygusunu bitirdiğini ve hem 367 kararının hem de bu son kararın artık tuzun koktuğunu ayan beyan ortaya serdiğini belirtti.
Tektaş, şunları söyledi:
"Anayasa Mahkemesi'nin son iptal ve yürütmeyi durdurma kararı ise ayrıca Anayasa Mahkemesinin Anayasa'yı çiğnemesi ve mahkeme üyelerinin Anayasa suçu işlemeleri manasına gelmektedir. Bu kararla Anayasa Mahkemesi artık kendini yasamanın yerine koymakta, kuvvetler ayrılığı prensibini yok etmektedir. Verilen son karar, herhangi bir düzenlemenin iptalinden ziyade, devletin yönetim biçiminin değişmesi anlamına gelmekte ve zaten kendisi de bir darbenin ürünü olan Anayasa Mahkemesi'nin yapmış olduğu bir darbeden başka bir anlam da ifade etmemektedir." Anayasa Mahkemesi üyelerini de eleştiren Tektaş, şunları kaydetti:
"Türkiye'de demokrasiden dem vuran bütün kesimlerin, sonuçları itibariyle bu kararı gözden geçirmesi ve tepkisini buna göre ortaya koyması gerekmektedir. İfade ettiğimiz gibi bu karar, sadece Anayasa'nın 10. ve 42. maddeleriyle ilgili bir düzenlemenin iptali manasına gelmemekte, Anayasa Mahkemesi üyelerinin kendilerini yasa yapar konuma taşımaları, kuvvetler ayrılığı ilkesini ortadan kaldırmaları, Meclis'i (TBMM) ve onu oluşturan millet iradesini yok saymaları anlamına gelmektedir. Ülkemizi muz cumhuriyeti seviyesine düşüren bu kararı, kabul etmediğimizi ifade ediyor, tekrar ülkemiz adına kaygıları olan sorumluluk sahibi bütün insanlarımızı, darbeleri özellikle de sonuçlarını tartışmaya ve ortadan kaldırmaya çağırıyoruz. Bunu gerçekleştiremediğimiz her gün darbeyle yaşıyoruz demektir." (İG-SE-CMH-Y)









