Adli Yılın Başlaması
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Emin Özler, 'Gereksiz İş Yükünü Önlemek İçin Öncelikle Suçun Bilimsel Unsurlarını Taşımayan Davranışların, Basit İhtilafların Yargılama Konusundan Çıkarılması Gerekmektedir' Dedi
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Emin Özler, 'Gereksiz iş yükünü önlemek için öncelikle suçun bilimsel unsurlarını taşımayan davranışların, basit ihtilafların yargılama konusundan çıkarılması gerekmektedir' dedi.
Özler, adli yılın başlaması dolayısıyla İzmir Adliyesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, adli yıl başlangıcında, okul açılışlarında çocukların yaşadığı gibi bir heyecan yaşadıklarını belirterek, adli tatil süresince hakim ve savcıların üçte birinin tatil yapma fırsatı bulduğunu söyledi.
Adli yıl açılışlarında yargının saygınlığına uymayan kiralık binalardan, araç-gereç ve personel eksikliğinden, mevzuatın yetersizliğinden, temel yasaların yenilenmesi gerektiğinden söz edildiğini hatırlatan Özler, bu sorunların zamanla çözüldüğünü kaydetti.
Ancak bazı şeylerin değişmediğini ifade eden Özler, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Değişmeyen ne oldu? Değişmeyen mahkemelerin artan iş yükü, dosya sayısı, hakim ve savcıların işi oldu. 2004-2005 adli yıl açılışında adliye sarayımız yeni hizmete girmişti. 10 yıl yerleşim sorunu yaşanmayacağını konuşmuştuk. Ancak her yıl açılan mahkemeler nedeniyle koridorları bölüp odalar yapmaya başladık. Yeni mahkeme kurmanın kalıcı çözüm olmadığında hiç kuşku yok. Gereksiz iş yükünü önlemek için öncelikle suçun bilimsel unsurlarını taşımayan davranışların, basit ihtilafların yargılama konusundan çıkarılması yanında yargı reformu stratejisinde belirtildiği üzere, ceza usulünde yer alan uzlaşma müessesesinin etkinleştirilip geliştirilmesi, hukuki uyuşmazlıklarda ara buluculuk alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi gibi uyuşmazlıkları önleyici nitelikteki tedbirlerin etkin hale getirilmesi ve alternatif çözüm yolları geliştirilmesi gerekmektedir.'
Özler, İzmir'deki lojman sorununun çözüldüğünü belirterek, mevcut adliye binasının yetersiz hale gelmesinden dolayı, binanın projesinin müsait olması nedeniyle ya mevcut binanın üzerine bir kat çıkılmasının ya da Altınyol mevkisindeki arsanın kullanılabileceğini Adalet Bakanlığına ilettiklerini söyledi.
İstinat Mahkemesi arsasının hazır olduğunu ifade eden Özler, bunun proje seçiminin de yapıldığını belirterek, ihale aşamasına gelindiğini kaydetti.
Aliağa ilçesi Şakran mevkisinde yapımı sürdürülen cezaevi kompleksine de değinen Özler, söz konusu inşaat için yüklenici firmaya 40 ay süre verdiklerini ancak firmanın 27 ayda projeyi bitireceğini belirterek, cezaevinin 2011 yılının ağustos ayı sonunda açılacağını söyledi.
Özler, son dönemde suça yönelen çocukların sayısında artış olduğunu belirterek, bunları cezai müeyyidelerle azaltmanın mümkün olmadığını, devletin ve sivil toplum örgütlerinin bu konuda çalışmalar yapması gerektiğini sözlerine ekledi.
İzmir Adalet Komisyonu Başkanı Mustafa Uyan da yargıçların amirinin bulunmadığını belirterek, yargıçların görevlerini yaparken Atatürk ilkelerine bağlı olduğunu kaydetti.
İzmir Bölge İdare Mahkemeleri Başkanı Hüseyin Çelikkol ise toplumun yargıya güvenmediğini, güvenilmeyen yargının bir mensubu olmanın kendisini rahatsız ettiğini söyledi.
Bunun meydana gelmesinde iki ana etken olduğunu düşündüğünü ifade eden Çelikkol, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bunlardan birincisi siyasi iktidar mensuplarıyla iktidarı destekleyen, basının yargıyı hedef alan kötüleyici ve sistemli beyan ve yayınları, ikincisi de bazı yargı mensuplarımızın kararlarını verirken veya işlem yaparken bir siyasi görüşün etkisi altında kalmaları veya gerekli dikkat ve özeni göstermemeleridir. Yargının bu olumsuzluklardan arındırılması zorunludur. Çünkü yargısına güvenmeyen toplum huzur içinde olamaz. Madem ki adalet devletin temelidir diyoruz, bu temelin sağlam inşasında ve korunmasında devleti oluşturan tüm kurumların ve bireylerin yararı olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle her zaman ve herkese güven veren bir yargı düzeni oluşturulması gerekmektedir. Siyasi iktidarı kullanmakta olanlar kendi işlerini kolaylaştıracak ve kendi amaçlarına hizmet edecek bir yargı düzeni değil gelecek iktidarları ve kuşakları da düşünerek her zaman ve toplumun her kesimine güven verecek bir yargı düzenini oluşturmalı ve bulmalıdırlar. Bunun için ön yargısız ve tarafsız düşünüldüğünde yapılması gerekenler bellidir. Yargı mensupları görevlerini yaparken mevcut siyasi iktidarın veya başka bir siyasi görüşün etkisinde kalmadan, sadece ulusal hukuka ve evrensel hukuk ilkelerine göre karar vermelidirler. Siyasi iktidarlar geçici, kalıcı olan hukuka ve adalete olan güven duygusudur.'
İzmir Baro Başkanı Özdemir Sökmen, başsavcının kendisine 'Siyasi konuşma yapmazsan beni çok memnun edersin' dediği için siyasi konuşma yapmayacağını belirterek, diğer illerde adli yıl açılışlarına valilerin, büyükşehir belediye başkanlarının katıldığını ancak son zamanlarda İzmir'de bu konuda eksiklik gördüğünü söyledi.
Bunun üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Emin Özler, 'Kendi içimizde kutlama yapıyoruz. Vali ve diğer kurum, kuruluşları davet etmedik. 2 yıldır böyle uyguluyoruz' dedi.
Konuşmasına devam eden Sökmen, görkemli bir adliye binasına sahip olduklarını ancak tuvalet sayısının çok yetersiz olduğunu, tuvaletlerin çoğunun kilitli olduğunu kaydetti.
Klimaların da yetersiz olduğunu ifade eden Sökmen, adliyenin temizliğinden çok memnun olduklarını sözlerine ekledi.
(ALK-MV-HAN) - İZMİR











