TMMOB Muğla İkk'dan 6 Şubat Açıklaması: Ülke Hala Enkaz Altında
TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümünde basın açıklaması yaparak, deprem sonrası yıkım ve yaşanan sorunları eleştirdi. Coşkun Çatalkaya, deprem sonrası kamusal sorumluluğun azaldığını ve gerçek sorumluların yargı önüne çıkarılmadığını vurguladı.
Haber: Esma TURAN
(MUĞLA) TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Coşkun Çatalkaya, "Bugün yalnızca deprem bölgesi değil, tüm ülke hala enkaz altındadır; bu enkazın altında kentlerimizle birlikte kamusal planlama anlayışı ve bilimsel akıl da bulunmaktadır" dedi.
Menteşe ilçesinde Sınırsızlık Meydanı'nda yapılan basın açıklamasında depremde yaşamını yitirenler anıldı. Basın açıklamasını okuyan İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Coşkun Çatalkaya, "6 Şubat depremleri, 11 ilimizi etkileyen büyük bir doğa olayının ötesinde; yıllardır sürdürülen rantçı, piyasacı, denetimsiz ve bilim dışı politikaların kaçınılmaz sonucudur. On binlerce bina yıkılmış, yüz binlerce yapı ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelmiştir. Buna karşın, depremin gerçek bilançosu ve sorumluluk zinciri aradan geçen üç yıla rağmen hala tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmamıştır" dedi.
Çatalkaya, şöyle konuştu:
" Deprem, merkezi idarenin ve yerel yönetimlerin afetlere hazırlık konusundaki yetersizliğini; kamusal sorumluluğun nasıl sistemli biçimde tasfiye edildiğini açık biçimde ortaya koymuştur. İlk saatlerde ve günlerde kurumlar arası eşgüdüm sağlanamamış, arama-kurtarma çalışmaları geç ve dağınık biçimde yürütülmüştür. Enkaz altında kalan binlerce yurttaşımız göz göre göre yaşamını yitirmiştir. AFAD'ın kriz yönetimi kapasitesinin yetersizliği, arama-kurtarma ekiplerinin ve teknik donanımın eksikliği, haberleşme altyapısının çökmesi can kayıplarını artıran temel etkenler olmuştur. Aradan geçen üç yıl içinde deprem bölgesinde yaşayan yurttaşlarımızın barınma, sağlık, eğitim, temiz su ve beslenme gibi en temel haklara erişimi hala güvence altına alınamamıştır. Geçici barınma alanları kalıcı hale getirilmiş; güvenli ve nitelikli konut üretimi kamusal, planlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmamıştır. Yeniden yapılaşma sürecinin plansız ve denetimsiz biçimde yürütülmesi, yaşanan sorunları daha da derinleştirmiştir. Depremin ilk günlerinden bu yana, yaşanan yıkımın büyüklüğünü toplumdan saklamaya ve her şeyin kontrol altında olduğu algısını yaratmaya çalışan iktidar, bu tutumunu Hatay'da film stüdyolarını aratmayacak törenlerle sürdürmektedir."
"Meslektaşlarımızın günah keçisi ilan edilmesini kabul etmiyoruz"
Depremin üçüncü yılında hala gerçek bir hesaplaşmanın sağlanamamış olması kabul edilemezdir. Yürütülen yargı süreçlerinde, bu yıkıma neden olan rantçı politikalar ve kamusal denetimsizlik görmezden gelinirken; mühendis, mimar ve şehir plancısı meslektaşlarımızın yetki ve sorumlulukları dışında kalan süreçlerden sorumlu tutulması kabul edilemezdir. Bilimi ve tekniği yıllardır savunan meslektaşlarımızın günah keçisi ilan edilmesini kabul etmiyoruz. Gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadan adalet sağlanamaz.
"Kentleşme ve barınma politikaları sermayenin kar hırsına göre değil, toplumun yaşam hakkına göre belirlenmelidir"
TMMOB olarak bir kez daha vurguluyoruz: Depreme dayanıklı yerleşim alanları ve güvenli yapılar üretmenin tek yolu; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin bilimsel ve teknik doğrular temelinde, kamucu bir anlayışla eksiksiz uygulanmasıdır. Kentleşme ve barınma politikaları sermayenin kar hırsına göre değil, toplumun yaşam hakkına göre belirlenmelidir. Afetlerin bir daha felakete dönüşmemesi için yapı denetim sistemi kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmeli, risk yönetimini esas alan bütünlüklü bir afet politikası hayata geçirilmeli ve meslek odalarının sürece etkin katılımı güvence altına alınmalıdır. Ülkemiz ve yurttaşlarımız bu acıları hak etmiyor. Bilimin, tekniğin ve kamusal sorumluluğun yok sayıldığı bu düzen değişmeden yeni felaketlerin yaşanması kaçınılmazdır. TMMOB, geçmiş birikimiyle dün olduğu gibi bugün de bilimi ve tekniği halkın yararına kullanma mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir."









