Bir cümle, bir paylaşım ya da bir sessizlik… Bazı anlar vardır ki söylendiği anda geri dönüş ihtimali ortadan kalkar.
MÖ. 10 Ocak 49 yılında Julius Caesar, Rubicon Nehri'ni geçtiğinde yalnızca bir nehri aşmadı; bir eşiği, bir yasağı ve bir geri dönüş ihtimalini de ardında bıraktı. "Alea iacta est!" Evet zar atılmıştı. Artık sonuçlar ne olursa olsun; karar verilmişti.
Bugün Rubicon'u çoğu zaman bir tarih bilgisi olarak hatırlıyoruz. Oysa Rubicon, çağlar boyunca geri dönüşü olmayan kararların metaforu hâline geldi. Ve bu metafor, belki de en çok iletişim çağında anlam kazanıyor.
Çünkü artık bir söz, bir paylaşım, bir sessizlik ya da bir cümle; tıpkı Rubicon gibi geçildiğinde geri dönülmeyen sınırlar yaratabiliyor.
Dijital çağda iletişim yalnızca aktarım değil, eylemdir
Atılan bir tweet, paylaşılan bir görüntü, yanlış bağlamda kurulan bir cümle; kişisel bir tercih olmaktan çıkar, kamusal bir olaya dönüşür. Tıpkı Sezar'ın kararında olduğu gibi, bireysel bir adım sistemik sonuçlar doğurur.
Burada hassas nokta şudur:
Rubicon'u geçmek, düşünmeden atılan bir adım değildir. Sezar ne yaptığını biliyordu. Riskin farkındaydı. Ama kararın geri alınamayacağını da kabul etmişti. Bugün ise çoğu iletişim kazası tam tersinden doğuyor; geri dönüşsüz sonuçlar, geri dönüşlü sanılan davranışlardan.
"Silinir", "düzeltilir", "yanlış anlaşıldı deriz" rahatlığı; dijital iletişimin en büyük yanılsaması. Oysa ekran görüntüsü alınır, bağlam koparılır, niyet unutulur; mesaj yaşamaya devam eder. Rubicon çoktan geçilmiştir ama bunun farkına varmak için genellikle geç kalınır.
İletişimde eşikler
Bu nedenle mesele ifade özgürlüğü ya da susmak değildir. Mesele, hangi eşiğin ne zaman geçildiğini fark edebilmektir. İletişimde her karar bir seçenek değil; bazen bir kopuştur. İlişkilerde, kurumlarda, medyada ve kamusal alanda bazı cümleler vardır ki söylendiği anda yeni bir düzen başlar.
Bugün linç kültürü, kriz iletişimi, dijital itibar ya da politik söylem tartışmalarının merkezinde tam da bu var:
Kim Rubicon'u geçti, kim geçirdi ve kim bunun sonuçlarını ödemek zorunda kaldı?
Belki de çağımızın asıl sorusu şudur:
Rubicon'u geçmeden önce durup düşünebiliyor muyuz, yoksa zar çoktan atıldı mı?
Çünkü tarihin bize öğrettiği şey çok açık:
Bazı kararlar cesur olabilir, ama hepsi masum değildir.
Ve bazı iletişim anları vardır ki, bir nehir geçildiğinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.








