Diyarbakır' da Tarih ve Sanat
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, ikinci gününde kentin köklü tarihini ve kültürel zenginliğini sanat etkinlikleriyle buluşturarak ziyaretçilere dolu dolu bir program sundu. Tarih, tiyatro ve geleneksel el sanatlarının ön plana çıktığı etkinliklerde Diyarbakır’ın binlerce yıllık hafızası farklı yönleriyle ele alındı.
Festival kapsamında Diyarbakır Tanıtma Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Kültür Sanat Evi’nde açılan “Gabriel’e Vefa” sergisi büyük ilgi gördü. Sergide, kentin tarihi ve mimari değerlerinin kayıt altına alınmasında önemli rol oynayan Fransız arkeolog Albert Louis Gabriel’in çalışmaları ziyaretçilerle buluşturuldu. Gabriel’in 1930’lu yıllarda gerçekleştirdiği araştırmalar ve Diyarbakır’ın tarihi yapıları üzerine yaptığı belgeler aracılığıyla şehrin geçmişine ışık tutuldu. Kentin kültürel mirasının uluslararası düzeyde tanınmasına katkı sağlayan çalışmalar, serginin odak noktalarından biri oldu.
Bence, festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri de “Taşın, Mekanın ve Zamanın Şehri” başlıklı söyleşi oldu.
Kent tarihine ilişkin görsel ve yazılı kaynakların paylaşıldığı programda, Diyarbakır’ın yaklaşık 12 bin yıllık geçmişi ele alındı. Katılımcılar, farklı uygarlıkların izlerini taşıyan şehrin tarihsel dönüşümüne dair kapsamlı bilgiler edinme fırsatı yakaladı. Kentin kültürel dokusunun oluşum süreci ve geçmişten günümüze taşınan miras da söyleşinin önemli başlıkları arasında yer aldı.
Öte yandan Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenen İpek Dokuma Atölyesi’nde katılımcılar geleneksel dokumacılık tekniklerini yakından tanıdı. Uygulamalı gerçekleştirilen etkinlikte, doğal malzemelerin kullanımından dokuma yöntemlerine kadar birçok konu ele alındı. Katılımcılar, Anadolu’nun köklü el sanatlarından biri olan ipek dokumacılığını deneyimleme imkânı buldu.
Yeniden buluşmak üzere, hoşça kalınız!










