Öyle sanıldığı gibi üç beş bin kişinin değil 7 milyon insanın sorunuymuş, yeni öğrendik. En bildik ismiyle hobi bahçelerinden bahsediyorum.
Vatandaş, kendinin olsa dahi tapulu arazisine, öyle dilediği
gibi dilediği barınacağı bir yapıyı yapma şansına sahip değil. Bu anlaşılır bir
durum olsa dahi bazen çaresizlikten, deprem korkusu, pandemi endişesi vs. gerekçelerle
ya da şehir hayatının bunalımından ya bütünüyle ya da zamanının bir kısmını şehirden
ve insandan izole yaşamak doğaya daha yakın olmak isteyenin ekonomik gücü
yetmediğinde başvurduğu yollardan biridir hobi bahçeleri.
Bir tarım arazisi alır, etrafını duvarla çevirir, içine
ağaçlarınızı eker, yetecek kadar bir yapı inşa eder, hatta belki bir de havuz ekleyerek
güzel zaman geçirebileceğiniz bir mekan edinirsiniz.
İmarlı alanlarda bunu yapmaya ekonomik gücünüz yetmediği
zaman şehre yakın bir yerlerde üç beş biriktirdiğinizle aldığınız bir tarım
arazisine bunu yapma yoluna giderseniz olmaz tabi. Siz oldurmaya çalışırsanız,
yetkili merci ve kurumlar gelip bütün hayallerinizi tepenize yıkar mı yıkar.
Son zamanlarda bu durumu bir basamak daha ileriyle götürüp, yarım
dönüm, bir dönümlük arazi bulamayanlar için başka bir yöntem icat ettik.
Birileri, 50 dönüm, 100 dönümlük bir tarım arazisi satın
alıp, etrafını duvarla çevirip, yarım ya da bir dönümlük küçük parçalara bölüp,
her bir parçaya su ve elektrik çekerek satmaya başladı.
Elbette tarım arazisi olduğundan normal şartlarda
bölünemeyince, bütün parsel açılan herhangi bir kooperatif mülkü olarak
kayıtlara geçirilip, size verdikleri arazi karşılığında, sizi o araziye denk
gelen miktar oranında kooperatif hissedarı yaparlar.
Elbette o araziyi ektiğiniz ağaçlarla bahçe vasfına geçirip
bağ evi yapma şansınız var ama yasal olarak bütün parsele tek bir bağ evi yapma
şansınız vardır. Ama biz ne yaptık 50 dönümlük bir parseli, yasal olmadığı
halde önce 100 parçaya böldük, sonra yasal olmadığı halde 100 tane bağ evi
yaptık.
Hal böyle olunca devlet haklı olarak, bir dakika dedi buna hakkınız
ve izniniz yok deyip yıkmaya başladı.
Elbette kanun var nizam var. Her isteyen istediği gibi
dilediği yere bunu yapamaz. Ama bundan önce ne olmalıydı. Vatandaşın, yukarıda zikrettiğim
hangi nedenle olursa olsun ihtiyacını giderebileceği yasal seçenekler
sunmalıydı.
Mesela vatandaşın bu ihtiyacını gören devlet, tarım vasfını
yitirmiş hazine arazilerinde, altyapısı hazırlanmış, küçük parsellere bölünmüş arazileri,
ederince vatandaşa satma ya da kiralama yoluna gidebilirdi.
Bunu yapmadı ama vatandaş kendince bulduğu yöntemler,
imkanınca oluşturduğu bahçe hayallerini yıkmaya başladı.
Hata bunun için yeni bir yasayı henüz çıkardı ki tepkiler ve
eleştirilerin sonu gelmeyince, Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu işe bir el atıp bir
hal çaresine bakın dedi.
Hobi bahçelerinin hal çaresine bakmak için hemen bir komisyon
kuruldu. Gecikmiş bir çözüm arayışı olarak umarım 7 milyonun bahçe hayalini
yıkmadan bir çözüm bulunur.









