Prof. Dr. Uğur Batı Yazıları

Prof. Dr. Uğur Batı

Kuzuyayla: İki Denizin Arasında, Gökyüzüne En Yakın Yer

07.06.2026 21:41
Haber Detay Image

Bazı yerler vardır, ne kadar anlatırsanız anlatın, kelimeler yetmez. Kuzuyayla işte tam da öyle bir yer. Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde, deniz seviyesinden 1.421 metre yüksekte, Kayın ve Göknar ağaçlarının gölgesinde saklanan bu tabiat parkı; sizi şehrin gürültüsünden, ekranların parıltısından, gündelik hayatın yorgunluğundan koparıp alıyor. Ve karşılığında size çok daha değerli bir şey veriyor: nefes.

Teleferikle Gökyüzüne Yolculuk

Derbent'ten başlayan yolculuk, 334 metre rakımdan 1.423 metre yükseklikteki Kuzuyayla'ya uzanan 4.832 metrelik hat üzerinde gerçekleşiyor. Türkiye'nin iki istasyon arasındaki en uzun kesintisiz teleferik hattı olan bu yolculuk, sadece bir ulaşım aracı değil başlı başına bir deneyim.

Cam duvarlı geniş kabinler, yolculara 360 derecelik bir görüş açısı sunuyor. Kabin yükselmeye başladıkça aşağıda kalan dünya küçülüyor, ama manzara büyüyor. Hattın 8. direğine geldiğinizde Sapanca Gölü ve İzmit Körfezi'nin panoramik görüntüsü tek bir çerçevede beliriyor. Evet, aynı anda iki su yüzeyini birden görmek mümkün. Bir yanda körfezin tuzlu moru, öte yanda gölün derin mavisi ikisi arasında siz, bulutlara doğru yükseliyorsunuz.

Sonbaharda bu yolculuk bambaşka bir boyut kazanıyor. Meşe, kestane, dişbudak, çınar, akçaağaç ve kayın ağaçlarının yeşil, sarı, kahverengi ve kızıl renklere büründüğü orman, adeta canlı bir tuval gibi açılıyor önünüzde.

Tepede Bir Dünya

Kabinden çıktığınız anda ilk şey hissediyorsunuz: hava. Temiz, serin, reçine kokan orman havası. Akciğerleriniz genişliyor sanki.

Park, hem Sapanca Gölü'nün muhteşem manzarasına sahip hem de Kartepe Dağları'nın eteklerinde doğa yürüyüşleri için mükemmel bir alan sunuyor. Bulutların altında kaldığı günlerde zirve sanki dünyanın üstüne çıkmış gibi hissettiriyor. Sisli havalarda ise parkın bambaşka bir hali var ağaçlar sisler arasında kaybolup beliriyor, orman masalsı bir görünüm alıyor. Fotoğrafçılar bu sahneleri çok iyi biliyor.

Yazın, yaylanın serin havası şehrin bunaltıcı sıcağından kaçmak için biçilmiş kaftan. Kışın ise her şey bembeyaz oluyor. Yol ayrımından sonra karşılaşılan muazzam kar manzarasıyla hem yollarda hem kenarlarda bembeyaz bir dünya sizi karşılıyor.

Geyikler Geri Döndü

Kuzuyayla'yı ziyaret etmek için en heyecan verici sebeplerden biri belki de bu: Samanlı Dağları'na onlarca yıl önce kaybolan kızıl geyikler, yeniden burada.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü "Samanlı Dağları Kızıl Geyik Yerleştirme Projesi" kapsamında, 2024 sonbaharında 15 kızıl geyik Kuzuyayla'da doğaya salınmış, 2025'te ise ek salımlarla bu sayı artırılmıştır. Salımdan önce kapsamlı sağlık taramalarından geçirilen geyikler, GPS tasmalar ve Fotokapan teknolojisiyle izleniyor; hareket alanları ve doğal yaşam döngüleri kayıt altına alınıyor.

Parkın derinliklerinde, sabahın erken saatlerinde ya da akşama doğru, ağaçların arasından geçen bir gölge görebilirsiniz. Belki kulakları dikilmiş bir karaca, belki süzülen bir geyik. Bu olasılık bile, ormanı yürürken insanı daha dikkatli, daha uyanık kılıyor. Doğa burada sadece izlenen bir tablo değil siz de onun bir parçası oluyorsunuz.

Orman, Kuşlar ve Endemik Çiğdem

Park, biyoçeşitlilik açısından gerçek bir hazine. Kayın, göknar, meşe, kestane, gürgen ve akçaağaç ormanları iç içe. Kızıl geyik ve karacaların yanı sıra tilki, tavşan, çakal ve pek çok kuş türü bu ormanda yaşıyor. Sabahın ilk ışıklarında orman cıvıl cıvıl.

Bir de özel bir misafir var burada: Keltepe Çiğdemi ( Crocus keltepensis ). Yalnızca Kocaeli ve çevresinde görülen, bölgeye özgü bu endemik çiğdem, karların erimesiyle birlikte mor ve lila tonlarıyla açıyor. İlkbaharın ilk habercisi, henüz kar gitmeden yüzeye çıkan bu narin çiçek, Kuzuyayla'nın ne kadar özgün bir doğa parçası olduğunun simgesi.

Dağ Okulu: Öğrenmek İçin de Bir Yer

Kuzuyayla yalnızca seyredip geçilen bir yer değil. Dağ Okulu bünyesinde yürütülen etkinliklerle hedik yapımı, alpine tırmanış ve yürüyüş eğitimi, mantar avı, foto safari, flora ve fauna gözlemciliği, iglo yapımı doğa burada bir yaşam biçimine dönüşüyor. Çocuklar için, meraklı yetişkinler için, fotoğraf tutkunları için farklı bir kapı açılıyor.

Her Mevsim Farklı, Her Mevsim Güzel

Kuzuyayla'nın sihri, dört mevsimin dört ayrı yüzünde saklı.

İlkbaharda endemik çiğdemlerin açtığı ve ormanın yeniden canlandığı o mis kokulu günler. Yazın şehrin kavurucu sıcağından kaçıp serin yaylada piknik keyfi. Sonbaharda teleferikten seyreden bir renk şenliği; sarı, kızıl, turuncu tonların birbiriyle yarıştığı o eşsiz tablo. Kışın ise bembeyaz bir sessizlik — kızak pistinde inen çocukların neşeli bağrışmaları hariç.

Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

Park, Pazartesi hariç her gün 09.00–19.00 saatleri arasında ziyaretçilere açık. Aile dostu bir alan olan Kuzuyayla'da açık ateş yakılmıyor; piknik tüpü ve gazlı mangal serbestçe kullanılabiliyor. Alkol kullanımına izin verilmiyor. Piknik alanı, restoran, büfe, bebek bakım odası, mescit, revir ve danışma noktasıyla ziyaretçilerin temel ihtiyaçları karşılanmış.

Kocaeli kent merkezine 34 kilometre uzaklıkta olan parka, kent merkezinden yaklaşık 50 dakikada ulaşmak mümkün. İstanbul'dan gelenler için de ideal bir günübirlik seçenek.

Kuzuyayla'ya gittiğinizde bir şeyin farkına varıyorsunuz: bazı yerler sizi değiştiriyor. Belki sadece küçük bir şey — biraz daha yavaş nefes almak, ağaç gövdesine dokunmak, ufukta iki su yüzeyini aynı anda seyretmek. Ama bu küçük şeyler biriktiğinde, şehre döndüğünüzde kendinizi biraz daha tam hissediyorsunuz.

Gidin. Teleferikle çıkın. Ormanın içinde yürüyün. Belki bir geyikle göz göze gelirsiniz.

Yazarın Tüm Yazıları