Mersin…
Türkiye'de siyasetin kapılarının kadınlara açılmasına öncülük eden Mersin…
Palmiyeler arasından Akdeniz'e açılan berrak deniziyle, binlerce yıl öncesine uzanan katman katman tarihiyle sayısız medeniyete ev sahipliği yapan Mersin…
Turunç ve portakal çiçeği kokularıyla her bahar bizleri büyüleyen Mersin…
Türkiye'nin turizm başkenti olmaya aday gösterilmesi gereken Mersin…
Bugün 3 Ocak.
Ve bizler, Mersin'imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümünü, büyük bir onur ve gururla kutluyoruz.
Dolayısıyla bugün, birçok platformda büyük bir özveriyle tanıtmaya çalıştığım güzel memleketim için son derece anlamlı bir gün.
Nitekim daha önce kaleme aldığım Mersin temalı köşe yazılarımın, ilgili ülke gündeminde en çok okunan yazılar arasında yer almış olması da bu şehre duyulan ilginin ve sevginin açık bir göstergesidir.
2026 yılında da Mersin'i ülke gündemine taşıyacağımdan kimsenin şüphesi olmasın…
Ne mutlu bizlere, Mersin'imizin tanıtımına katkı sunabildiysek…
Mersin'e sahip çıkmak; kalbinde ve ruhunda Mersin sevgisi taşıyan, hiçbir kişisel beklenti gözetmeyen herkesin ortak sorumluluğu...
Mersinliler, Mersin'e sahip çıkınız.
ifadesiyle, bu bilinci bir asır önce ortaya koyan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün sözünden ilhamla, bu topraklardan hiç kopmayanların görevi…
Yani bizim görevimiz...
Bu vesileyle; bundan tam 104 yıl önce, canları pahasına bu güzel memleketi bizlere vatan kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Mersin'imizin Kurtuluş Günü kutlu olsun.
Sevgilerimle…









