Ömer Aydın Yazıları

Ömer Aydın

Ortaklık ve Aile Huzuru

13.02.2026 19:13
Haber Detay Image

Ortak olarak birlikte çalışan aile bireyleri için huzur, finansal başarıdan çok daha kıymetlidir. Çünkü para kaybı telafi edilebilir; ancak kırılan güven ve zedelenen aile bağları çoğu zaman geri getirilemez.

Uzun yıllar aile şirketlerine danışmanlık yapmış biri olarak şunu net biçimde söyleyebilirim: Aile şirketlerinin büyük çoğunluğunda problem finansal değil, psikolojiktir. Sorun bilançoda değil; rollerin belli olmamasında, iletişimde, algıda ve beklenti yönetimindedir.

Aile büyüdükçe; ortak sayısı artar, kuşaklar çoğalır, eşler ve çocuklar sürece dahil olur, duygusal hassasiyetler yükselir.

Huzur İçin Karşılıklı 12 Taahhüt

Aşağıdaki ilkeler, aile ortaklığında huzurun sürdürülebilirliği için faydalı olacaktır:

1. Geçmişte yaşanmış olumsuz olaylar, tartışmalar, kırgınlıklar tekrar tekrar gündeme taşınmayacaktır. Bir konu konuşulmuş, değerlendirilmiş ve kapanmışsa, o dosya kapanmıştır.

2. Sürekli geçmişi açmak, güven zedeler, samimiyeti yok eder, iletişimi bozar. Aile şirketlerinde en yıkıcı davranış, kapanmış defterleri yeniden açmaktır.

3. Konu ne olursa olsun aile arasında üslup korunacaktır. Hakaret, küçümseme, ima ve alay olmayacaktır. Toplantılarda ses tonu kontrol altında tutulacaktır. Aile büyüklerinin düzenlediği birlikteliklerden uzak durmak, genellikle kırgınlığın derinleştiğini gösterir. Bu nedenle aile içi sosyal bağlar korunmalıdır. Şirket içindeki problem, sofraya taşınmamalıdır.

4. Şirket içinde yaşanan hiçbir tartışma, görüşme veya anlaşmazlık üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır. Aile şirketlerinde en büyük kırılma, iç meselelerin dışarıya taşınmasıdır.

5. Ortaklar kendi aralarındaki ticari süreçlere; eşlerini, anne-babalarını, çocuklarını dahil etmeyeceklerdir. Aksi halde konu, ticari olmaktan çıkar; duygusal cepheleşmeye dönüşür.

6. Kuşaklar arası dostluk korunmalı; çocuklar büyüklerin ticari tartışmalarına şahit edilmemelidir.

7. Şirkette aktif rol almayan aile bireyleri; karar süreçlerine, anlaşmazlıklara, gelecek planlamalarına dahil edilmemelidir.

8. Kısa vadeli kazançlar, küçük tutarlar veya yüzdelik hesaplar aile bağlarını zedelememelidir. Fiyat, kâr oranı, pay dağılımı gibi konular profesyonel zeminde konuşulmalı; duygusal bir hesaplaşmaya dönüşmemelidir.

9. Ortaklar geçmişte yaşanan konularda sürekli haklılık aramayacak; karşılıklı rıza ve helalleşme ile süreçleri kapattıklarını kabul edeceklerdir. Zira huzur, haklı olmaktan daha değerlidir. İster siz haklı olun, isterseniz kardeşiniz haklı olsun. Önemli olan ikinizin de mutlu olmasıdır. Ona odaklanılmalıdır.

10. Huzurun tesis edilebilmesi için tüm aile bireylerinin yetki ve sorumlulukları belli olmalı, rol karmaşası yaşanmamalıdır.

11. Mümkün olan tüm alanlarda sistem kurulur ve kişiler yerine kurumsal yapılar devreye girerse aile içi kavga azalır.

12. Aile içi çözüm mümkün olmazsa dış destek (danışman, arabulucu, ailenin lafına itibar ettiği kişi vb.) devreye alınabilir.

Aile şirketlerinde kaliteli bir yaşam ve huzur tesadüf değildir. Huzur; bilinçli bir tercih, karşılıklı fedakârlık ve yazılı kuralların sonucudur.

Yazarın Tüm Yazıları