Muhammed Furkan Güneş

Garabete ve vahşete itiraz eden yok

14.01.2026 23:23
Haber Detay Image

Günden güne İran'daki halk ayaklanması dozunu arttırırken, aynı paralelde ölü sayısının artması da endişelerin çağını da genişletiyor.

2550 kişi bulduğu söylenen ölü sayısı, artık geri dönülemez bir noktaya gelindiğini gösterirken, Wall Street Journal'da geçtiğimiz Pazartesi yayınlanan bir habere dayandırılan iddia, Trump'ın eğiliminin İran'a saldırı olduğunu söylüyor.

İki gün önce, Trump'ın İranlı arkadaşlarının dün onlarla temas halinde müzakere talebinde bulunduğunu söylemesi, ve görüşme ihtimalinin masada olduğunu belirtmesi ne anlama geliyor?

Trump tarafından yapılan bu açıklamanın, altı boş siyaseten yapılan, gerçekliği olmayan bir hamle olduğunu da düşünebiliriz.

Velev ki İran tarafından yapıldığı belirtilen söz konusu bu talebin gerçek olması dahilinde bile açıklamanın devamında Trump'ın "Ancak yaşananlar nedeniyle toplantıdan önce bir adım atmak zorunda kalabiliriz" demesi de İran açısından olası ağır bir yenilgidense, başlatılabilecek müzakerelerle daha hafif dozda bir yenilginin tercih edildiği görüntüsü veriyor olduğunu söyleyebiliriz.

Önce Suriye'de Şara Hükümetine karşı Mazlum Abdi'ye bağlı SDG güçlerinin çatışmadan çekilerek, HTŞ tarafından yapılabilecek olası ağır bir katliamın önüne geçmesi, sonra da İran'ın 2 bin 500'ü geçen ve her gün daha da artacağından endişe edilen ölümlerin ve bölgesel bir gerilimin sonlandırılabilmesi için nükleer konuda müzakere teklifinde bulunması savaştansa barışın, gerilimdense itidalin tercih edildiği anlamına gelir.

Fakat tüm bunlarla beraber; Ortadoğu'da fütursuz ve vicdansız bir küresel güç olarak Amerika'nın başına buyruk, İsrail'inse onun da önünde kontrolsüz ve hesapsız bir Siyonist soykırımda ısrarı ve buna dair bölgeyi dizaynı orta ve uzun vadede hayra alamet değil.

Dünyada başta Birleşmiş Milletler ve benzeri insan hakları ve demokrasinin teminatı iddiasındaki küresel çaptaki örgütlere, zayıf da olsa eski işlerliklerini kazandırmak adına daha güçlü bir itirazın seslendirilmesi gerekir.

Ama öyle görünüyor ki başta Avrupa Birliği olmak üzere ne Çin ne Rusya ne de Arap bloğundan kayda değer bir tepki çıkıyor değil.

Size de garip gelmiyor mu?

Yazarın Tüm Yazıları