Orta Doğu'daki çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. Savaşın ne zaman biteceğine ilişkin belirsizlik sürerken, piyasalar bunun uzun vadeli çıktıları üzerine daha fazla odaklanmaya başladı. Önlemlere rağmen petrol fiyatları yüksek kalıyor ve Hürmüz Boğazı'nın durumu konusundaki gelişmeler iyiye işaret etmekten şu anda uzak görünüyor. Bu konjonktürün ekonomik açıdan uzun bir süre sorunsuz sürdürülebilmesi de maalesef mümkün değil. Enerji fiyatları, enflasyon ve merkez bankalarından oluşan denklemin Bitcoin fiyatı üzerinde de etkili olmaya devam edeceği bir periyot bizleri bekliyor.
İran ve ABD-İsrail müttefikliği arasındaki ilişkinin yumuşamadığını net bir şekilde görebiliyoruz. En azından şimdilik… Hem ABD hem de İran tarafından gelen açıklamalar, önümüzdeki dönemde karşılıklı saldırıların devam edeceğine işaret ediyor. Zaten artmış olan enerji maliyetleri önemli bir kaygı unsuruyken, savaşın özellikle enerji tesisleri üzerine evrilen tehditler ile şekillenmesi ekonomik karar alıcıları da harekete geçirecek gibi görünüyor. Bu durumun farklı çıktıları olacak.
ABD Merkez Bankası (FED), küresel finansal ekosistemin sıkılığı konusunda ciddi bir aktör ve belirleyici. Bu yıl başlamadan önce piyasalar, dünyanın en büyük ekonomisindeki gelişmeler ışığında FED'den 2026 yılı içerisinde iki kez faiz indirimi beklentisi içerisindeydi. Ancak savaşın petrol ve genel olarak enerji maliyetleri üzerindeki baskısı daha şiddetli bir şekilde hissedilmeye başlandıkça, yatırımcıların beklentilerinde de, haklı olarak, değişikler görüyoruz.
Bu yıl içerisinde 2 faiz indirimi görme ihtimalimiz, CME'nin FedWatch Tool'una göre faklı bir yöne evrildi. Hafta sonu izlediğimiz hem İran hem de ABD tarafından gelen karşılıklı açıklamalar, daha uzun bir süre yüksek kalacak petrol fiyatlarına işaret ediyor. Bunun da yüksek enflasyon gibi bir yan çıktısı olacak. Merkez bankaları yüksek enflasyon ile genelde, politika faiz oranlarını yükselterek mücadele ederler. CME'nin swap piyasası fiyatlamalarına göre oluşturduğu araçlarda gördüğümüz beklentiler de yatırımcıların artık FED'den faiz indirimi değil, hatta faiz artırımı bile beklemeye başladığını gösteriyor.
Peki beklentiler ve fiyatlama davranışlarındaki bu değişim Bitcoin için ne ifade ediyor? Kısa cevap olarak, bunun fiyatı mekanik olarak pozitif etkilemeyeceğini söyleyebiliriz. Dönemsel bir faiz getirisi, bir kupon ödemesi olmayan varlıklar genelde, FED'in faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerin ağırlık kazandığı dönemlerde değer kaybetme eğilimindedirler. Son günlerde ons altın, Bitcoin ve hisse senedi fiyatlarında gördüğümüz düşüşler de bunun bir yansıması. Yani FED'in önceden beklendiği gibi bu yıl içerisinde faiz indirimi yapmayacağı, ya da faiz artırım kararı alacağı yönündeki beklentilerin giderek ağırlık kazanması halinde Bitcoin fiyatlarında da güçlü yükselişler beklememek makul bir seçenek olacak.
Tabi ki piyasaları tek bir değişken üzerinden değerlendirmek doğru olmaz. En büyük kripto para birimi için, dijital varlıkların kendisine özgü pozitif gelişmeler de önemli bir dinamik olabilir. ABD'de gelecek ay içerisinde yasalaşma konusunda adımlar atılması beklenen dijital varlık regülasyonları, BTC ve diğer coinler üzerinde pozitif bir etki yapabilir ve geleneksel piyasalardan bir ayrışma izlenmesine zemin oluşturabilir.
Hem savaşın nereye evrileceği hem de dijital varlıklar konusundaki gelişmeler önümüzdeki aylarda Bitcoin ve diğer kripto varlıkların fiyatı üzerinde etkili olacak. En iyimser senaryo, savaşın Nisan ayına kadar sona ermesi ve ABD'de yasal düzenlemelerin kabul edilmesi. Bu bileşen Bitcoin fiyatlarını yıl içerisinde yeniden üç haneli rakamlara bile taşıyabilir. Ancak öncelikle uzayan savaşın enflasyon ve FED kararları üzerindeki etkilerini görmeye başlamamız gerekecek.









