Bitcoin, 2025'in Ekim'i ile başlayan aylık kayıp serisini, bu yılın Mart ayı birlikte sonlandırmış, dalgalı ve karmaşık bir gündem izlense de yılın üçüncü ayını, 5 aylık aranın ardından yükseliş ile kapatmayı başarmıştı. 28 Şubat'ta ABD ve İsrail ortaklığının İran'a olan ilk saldırısının ardından son derece sorunlu geçen Mart ayı, en büyük kripto para biriminin söz konusu dönemi bir şekilde pozitif tamamlaması ile dikkat çekmişti. Nisan ayı, önceki aydan çok daha anlamlı bir yükseliş izlenmesine sahne oldu. Henüz Orta Doğu'daki gerilime ilişkin riskler geride kalmış olmasa da dijital varlık yatırımcıları BTC'deki pozisyonlarını artırmaya değer bir konjonktür yakaladıklarına inanmış gibi görünüyorlar.
2026'ya, ABD'nin Venezüella'daki müdahalesi ile başlayan küresel piyasalar, Trump yönetimindeki ABD ile jeopolitik risklerin çokça gündemde olacağı bir yıl beklenmesi gerektiği ile ilgili olarak ilk sinyalleri almışlardı. Sonrasında Grönland gündemi ve İran müdahalesi, tüm dünyanın tarihi bir sürece tanıklık etmesine neden oldu. Piyasalar için de yönetmesi zor bir dönem içerisinde olduğumuz söyleyebiliriz.
Ancak kripto para piyasasında işler, İran savaşının en şiddetli olduğu dönemlerde bile, görece daha hasarsız geçti diyebiliriz. Mart ayının başlarında dönem dönem Bitcoin'in bir "güvenli liman" gibi davrandığı gözlemlenirken, bunun aslında kurumsal alımların bir sonucu olduğunu gördük. Yine de 126 bin dolar zirvesinden gelen düşüşlerin ardından, bir "savaş" gündemine yakalanan Bitcoin, en iyi Nisan ayı performanslarından birini kaydediyor. Yılın dördüncü ayının son ve kritik bir haftasında girilirken, bu raporun hazırlandığı sıradaki fiyatı 77.500 olan spot Bitcoin'in aylık kazancı yaklaşık %14 civarındaydı.
6 Şubat'taki kısa süreli 60 bin dolar testini bir istisna olarak kabul edersek Bitcoin, 23 Şubat ve 23 Mart'ta iki kez dip yaptığı 65 bin dolar civarındaki düşük seviyeler ile teknik olarak bir "W" formasyonu yapıyor gibi görünüyor. Haftalık grafiklerde daha belirgin bir şekilde izlenebilen bu fiyat formasyonunun ana hedefi ise uzun vade için 94 bin dolar civarında. Konjonktürün izin vermesi halinde, tabi ki arada karşılaşılabilecek güçlü dirençler olsa da (Örneğin 50 haftalık üssel hareketli ortalama olan 86 bin dolar) BTC'nin bu seviyeleri hedeflemesi ihtimal dışı görünmüyor.
ABD Merkez Bankası'nın (FED) büyük ihtimalle yeni Başkanı olacak Warsh ile para politikası tarafında sıra dışı bir patika izlememesi, büyük ABD'li şirketlerin, özellikle teknoloji şirketlerinin bilançolarında sorunlar görülmemesi ve ABD-İran anlaşmazlığının en azından yeniden sıcak çatışmalara dönmemesi gibi önemli şartlar sağlanırsa, Bitcoin'in yılın ikinci yarısında (belki de ikinci çeyrek içerisinde) söz konusu formasyonun hedef fiyatını (94 bin) görmesi şaşırtıcı olmaz. Bahsettiğimiz bu şartlar da aslında sağlanması çok da zor bir denklem değil. Zorlu geçen ayların ardından yatırımcıların getiri arayışı ile görece riskli olduğu düşünülen varlıklara giriş yapma eğilimi, söz konusu temel dinamiklerin desteği ile itici bir güç olabilir.
Bu hafta İran ile ABD arasındaki görüşmelerin seyrinin ne tarafa doğru evrilebileceğine ilişkin daha keskin ipuçları alabiliriz. Ayrıca FED'in 28-29 Nisan'da mevcut Başkanı Powell ile büyük ihtimalle son para politikası toplantısı olacak ve geleceğe yönelik çizilecek projeksiyon değerli bilgiler verecek. Hafta ortasında yine, büyük teknoloji şirketlerinin de arasında olduğu önemli şirketlerin bilançolarını alacağız. Büyüme ve enflasyon (PCE Fiyat Endeksi) gibi makro detaylar konusunda da önümüzdeki döneme ışık tutacak makro verileri haftanın sonlarına doğru görebileceğiz. Yani önümüzdeki bir-üç aylık bir periyot için, piyasanın nasıl seyredeceğine ilişkin kritik bilgiler alacağız. Bunlar, Bitcoin'in dört haftalık primli serisinin devam edip etmeyeceği konusunda ve teknik olarak bahsettiğimiz formasyonun seyri adına önemli bir rol alacak.









