Haberler

İlle de ihracat

Dr. Hakan Çınar

Dr. Hakan Çınar

25.01.2021 12:06

Sahip olduğumuz değerlerle, coğrafi şartlarımızla, genç nüfusumuzla ülkemiz pek çok avantaja sahip. Sahip sahip olmasına; ancak ne var ki, bu cennet niteliğindeki ülkemizi bizler zor bir ülkeye çevirmeyi başarabiliyoruz; her şeyden önce imkanlarımızı verimli kullanamıyor olmamız bile ülkemize yaptığımız bir haksızlık olsa gerek. Üstelik son derece zengin doğal kaynaklara sahip ülkemiz ekonomik açıdan baktığımızda aynı zenginlik ve çeşitliliğe sahip olamamakta. Bunun elbette çeşitli nedenleri var. Her şeyden önce gelir dağılımı ve seviyesinin yüksek olmadığı, enflasyon seviyesinin ise istikrarsız olduğu bir ekonomik görüntü ve bunların yanı sıra Uluslararası Finans kuruluşları tarafından da yatırım riskinin yüksek kabul edildiği bir ülke konumunda olmak maalesef ekonomik açıdan da ihracatı katlayarak arttırmamızda yeterli imkanları bize sağlayamıyor.

Hiç şüphesiz yatırımın ve üretimin artan bir grafik çizmesi bizler için zorunlu bir durum teşkil ediyor; artan üretim, yeni iş sahaları, işsizlik oranının düşerek istihdamın artması ve beraberinde ihracat miktarlarının da artmasını beraberinde getirecektir. Ülkelerin mali dengelerindeki açığın çok büyük bir kısmı ithalat ile ihracat arasındaki dengesizlikten meydana gelmektedir, üretimi tüketimden az olan kendilerine belli oranlarda da olsa yetemeyen ülkeler, doğal sonuç olarak ithalata yönelmekte, bu da döviz açıklarını doğurmakta ve fakirleşme hızını arttırmaktadır.

Tüm buraya kadar bahsettiklerim çoğumuzun bildiği gerçekler, peki iyileşme adına neler yapmalıyız.

1- Sanayiyi mutlak surette geliştirmeli ve önemsemeliyiz. Hatta bir süre sonra seçiciliğimizi arttırmak suretiyle; daha fazla katma değer sağlayan üretim sahalarına yönelmeliyiz. Bunun için, devletimizin de üretimi destekleyici ciddi tedbirler alması ve teşvikleri sunması zorunlu.

2- Ülkemizi yurtdışında daha fazla tanıtarak, yabancı sermayeyi ülkemizde yatırım yapmaya zorlamalıyız.

3- İhracatı mutlak surette arttırmalıyız; ülkeler için ihracat her zaman çıkış yolu olmuştur.

4- Turizm sektörümüzü imkanlarımızı daha iyi kullanarak, daha karlı bir hale getirmeli, Ülkemizi bir turizm cenneti olarak bütün dünyaya tanıtmalıyız. Pandemi sonrası çok daha fazla fırsatın bizi bekleyeceğini unutmamak gerekiyor.

5- Tarım sektörünü canlandrmalı, modernize etmeli ve önemli bir gelir kaynağı haline dönüştürebilmeliyiz.

Gerçekten de dünyada bakıldığında üretim kapasitesi çok yüksek olmayan ülkeler bile ihracat hacimlerini hep arttırmaya çalışmışlar ve böylelikle ekonomik dengeleri pozitif değerlerde tutmayı başarabilmişlerdir. Buradan çıkan sonuç bizim de çıkış yolumuzun temelde yukarıda sıralamaya çalıştığım gibi önemli ölçüde ihracat geliri sağlayabilmekten geçmesi gerekliliğidir. Her ne kadar her yıl ihracatımız arttı diye sevinsekte bugün bizden çok daha az nüfusa sahip pek çok gelişmiş ülkenin gerisinde olduğumuz da bir gerçek.

Devletin bu alanda pek çok firmanın önünü açacak tedbirleri alması ve sivil toplum örgütlerinin de mümkün olabilen ölçülerde desteğini sağlaması gerekli olan ülkemizde bu desteğe çeşitli dikey hizmet sağlayıcı sektör ve kuruluşların da ayak uydurabilmesi gerekiyor. Lojistik sektörü gibi, finans sektörü gibi yanı sıra çeşitli kamu kuruluşlarının ihracat potansiyeli teşkil eden sektör ve firmalarla kenetlenerek; çocuklarımızın ve torunlarımızın mutlu yaşamasını sağlayacakları bu hedef etrafında elbirliği yapması gerekiyor. İmkansız olarak görmeye lüzum yok, şöyle bu ülkenin tarihine bakıp atalarımızın neleri başardıklarını bir hatırlayalım yeter.

title