Çiğdem Sidar Ceylan

9 Patron Olayı

11.01.2026 23:13
Haber Detay Image

Kimsesizlerin kimsesi diye yola çıkanların vardığı noktanın birkaç cümleyle özeti nedir diye sorun. Alacağınız cevapların sonu gelmez, ucu bucağı görünmez.

Açlık sınırının altında bir asgari ücret belirlerken işvereni kollayıp işçiyi açlığa ezdiren, yıllarca verdiği emeklere karşılık, açlık sınırının ve hatta asgari ücretin de çok altında bir emeklilik maaşı layık gören ama bakkalda, markette, çarşı pazarda, zam üstüne zam, etiket üstüne etiket yapıştıranları görmezden gelen bir zihniyete ne denir kimsesizlerin kimsesi mi kimsesizlerin hiç kimsesi mi?

Koyun sürüsü gibi etinden sütüne, sütünden yününe sömürülen kimsesizler korkutulup sindirilmişken ve görmezden gelenlerin göstermek gibi bir kaygısı yokken masallarla uyutmaya, yalanlarla kandırılmaya alıştık, kanıksadık hepsini.

Artık ne göstermeye cesareti var gazetecinin ne de görmeye becerisi. Çünkü bilmek, görmek, bildirip göstermenin bedeli ağırdır. Değilse bile kahırdır birazcık vicdanı sızlayana.

Dün, kutlanan, özgür sıfatıyla anılmaya cesaret isteyen 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nün hikayesi 65 yıl önceye dayanıyor.

4 Ocak 1961 tarihinde 212 sayılı Fikir İşçileri Kanunu diye bir kanun kabul edilir. Bu kanun basın emekçilerinin kimi sosyal haklarını güvence altına almayı sağlar ve kanun 10 Ocak tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer ama dönemin dokuz gazete patronu basın emekçilerinin kazandığı haklarının onlara yüklediği yükümlülüğe itiraz eder ve 212 ile 195 sayılı kanunların mesleki sakıncalarına vurgu yapan karşı bir bildiri yayınlar ve söz konusu iki yasaya tepki göstererek gazetelerini 3 gün kapatıp basmazlar. Bu dokuz gazete arasında; Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah gazeteleri vardır.

Babıali'de 9 Patron Olayı olarak tarihe geçen bu olaya karşı çalışan gazeteciler de tepki gösterip 9 gazeteyi ve patronlarını protesto ederler. Akabinde vatandaşı gazetesiz ve habersiz bırakmamak adına da bağımsız bir gazete çıkarıp adına da Basın Gazetesi derler. Basın Gazetesi üç gün boyunca basılıp dağıtılır.

Basın gazetesi 11 Ocak'ta yayınlanan ilk sayısında "Daima halkın hizmetindeyiz" manşetiyle, ikinci sayısında Anakara gazetecileri de sessiz yürüyüş yaptı" üçüncü gün de "Fikir işçileri haklarını koruyacak" manşetleriyle basıldı.

İstanbul Gazeteciler Sendikası bir yıl sonra 10 Ocak'ı Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak andı ve kutlamaya başladı.

12 Mart 1971 muhtırasına kadar bu şekilde kutlanan o gün, askeri müdahaleyle gazeteciler kime haklarından mahrum bırakılmış ve günün adı değiştirilerek 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanmaya başlanmıştı.

O gün bugündür bu adla anılmaya başlayan ve kutlanan 10 Ocak, çalışamayan, baskılanmış, sindirilmiş, korkutulmuş gazetecilerce kutlanmaya devam ediyor.

Yazarın Tüm Yazıları