Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma
MADDE 128/A- (Ek:24/12/2025-7571/22 md.)
(1) Türk Ceza Kanununda yer alan;
a) Nitelikli hırsızlık (madde 142, fıkra iki, bent e),
b) Nitelikli dolandırıcılık (madde 158, fıkra bir, bent f ve l),
c) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (madde 245),
suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilir.
(2) Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili malî kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de bildirilir. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı, başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar verir.
(3) Askıya alma işlemi tamamlanmadan suça konu menfaatin başka bir malî kuruma transfer edildiğinin tespit edilmesi halinde bu durum, askıya alma işleminin yapılabilmesi için banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili malî kuruma gecikmeksizin bildirilir.
(4) Birinci fıkra uyarınca malî kurum tarafından askıya alınan veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde elkonulabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde elkoyma kendiliğinden kalkar. Bu madde hükümlerine göre elkoyma işlemi yapılabilmesi bakımından 128 inci maddede belirtilen rapor alma şartı aranmaz.
(5) Elkonulan suça konu menfaat, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.
(6) Bu madde uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukukî bakımdan sorumlu tutulmaz.
(7) Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi veya belgenin on gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur. İstenen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına elli bin Türk Lirasından üç yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu Madde: 128/A
Banka Hesabınıza Bloke Kondu: CMK 128/A Neden ve Ne Yapmalı?
Maaşınız yattı ama çekemiyorsunuz. Kart geçmiyor, havale gitmiyor, ekranda tek bir kelime duruyor: "bloke." Üstelik kapınıza ne bir kolluk geldi ne de elinizde bir mahkeme kararı var. Bu tablonun arkasında büyük ihtimalle CMK 128/A vardır. 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen bu madde; bankalara, ödeme kuruluşlarına ve kripto borsalarına, belirli bilişim suçlarında kullanıldığından "makul şüphe" duydukları bir hesabı kendi inisiyatifleriyle en fazla 48 saat askıya alma yetkisi verdi. Asıl bilmeniz gereken şu: bu işlem bir "elkoyma" değil, geçici bir durdurmadır. Hesap sahibi olarak süre dolmadan Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir, savcının 24 saat içinde karar vermesini isteyebilir ve arkasından hâkim onaylı bir elkoyma kararı gelmezse blokenin kendiliğinden kalkmasını sağlayabilirsiniz. Banka hesabı blokesiyle yüz yüze gelen herkesin önce bu ayrımı oturtması gerekir; çünkü doğru hamleyi yapmak da yanlış hamleyle işi büyütmek de çoğu zaman ilk saatlerde belli olur.
CMK 128/A nedir ve neden hayatımıza girdi?
CMK 128/A, bilişim suçlarıyla elde edilen paranın bulunduğu hesabın yargı kararı beklenmeden, doğrudan finansal kurum eliyle hızla dondurulmasına imkân tanıyan yeni bir koruma tedbiridir. Mantığı basit: dolandırıcılıkta zaman her şeydir. Bir mağdurun hesabından çıkan para, saniyeler içinde onlarca farklı hesaba bölünüp ardından kripto cüzdanlara dağıtılabiliyor. Sektörde "şirinleme" denen, yani büyük tutarı küçük parçalara bölüp izini kaybettirme yönteminin de mantığı budur. Damlaya damlaya göl olur; ama burada göl, mağdurun parasının kayıp gitmesiyle oluşur.
Eski sistemde elimizdeki tek araç olan klasik CMK 128 ise bu hıza yetişemiyordu: hâkim kararı, kurumlardan rapor talebi, günler süren yazışmalar… Para çoktan buharlaşmış oluyordu. Kanun koyucu bu kez yetkiyi kısmen özel kurumlara, yani bankalara ve borsalara devreden melez bir model kurdu. Benzer bir mali tedbirin 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 19/A maddesinde zaten bulunduğunu da ekleyeyim. Yani devlet, "ilk müdahale" düğmesini finansal kurumların önüne koydu.
Burada gözden kaçan kritik bir ayrıntı var. Maddenin altıncı fıkrasına göre, askıya alma kararı veren banka ya da borsa bundan dolayı hukuki sorumluluk taşımaz. Bu cümle teknik görünür ama sonucu çok somuttur: kurumlar artık "ya yanlış kişiyi dondurursam tazminat öderim" kaygısı taşımadan, şüphe gördükleri anda fişi çekebiliyor. İşte hesapların bu kadar hızlı ve bazen masum kişilerin başına dondurulmasının asıl sebebi de budur.
Hesabınız hangi sebeplerle bloke edilir?
CMK 128/A her suç şüphesinde değil, yalnızca üç suç tipiyle sınırlı olarak devreye girer. Bu madde kapsamında hesabınızın 48 saate kadar askıya alınabilmesi için, paranın şu suçlardan birinde kullanıldığına dair makul şüphe bulunması gerekir:
- Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e),
- Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) ve kendini kamu görevlisi, banka ya da sigorta çalışanı gibi tanıtarak işlenen dolandırıcılık (TCK m. 158/1-l),
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245).
Buradaki eşik "kuvvetli şüphe" değil, ondan daha düşük olan "makul şüphe"dir. Yani savcının elinde kesin delil olması gerekmez; şüpheyi doğuran bir bilgi ya da belge yeterlidir. Eşiğin bilerek aşağı çekilmiş olması, sistemin neden bu kadar geniş bir kitleyi etkilediğini de açıklar.
Peki sahada bu blokeler kimlerin başına geliyor? Danışan dosyalarında en sık karşılaştığımız tablo, paranın gerçek failde değil, zincirin ortasındaki habersiz kişide durmasıdır. En yaygın senaryolar şunlar:
- P2P kripto işlemleri. Borsa dışında, "eşten eşe" yani kullanıcıdan kullanıcıya yöntemle kripto satarsınız; karşı taraftan gelen TL, meğer bir dolandırıcılık mağdurunun parasıdır. Siz sattınız, parayı aldınız, ama o para "kirli" çıkar.
- İkinci el satış ve ilan siteleri. Telefonunuzu, koltuğunuzu sattınız; alıcının yatırdığı para bir başka mağdurun cebinden çıkmış olabilir.
- "Hesabını kiraya verme" tuzağı. Kolay para vaadiyle kartını ya da hesabını bir başkasına kullandıran kişi, hukuken "para katırı" yani aracı hesap konumuna düşer. Bu, en tehlikeli senaryodur.
- Doğrudan mağduriyet. Bizzat dolandırılırsınız; failin parayı aktardığı hesaplar dondurulurken sizin hesabınız da incelemeye takılabilir.
Bu alanda hem ceza hukuku hem de finansal teknolojiler tarafında çalışan bir avukat olarak net konuşayım: "Ben suç işlemedim, paranın nereden geldiğini bilmiyordum" demeniz tek başına blokeyi kaldırmaya yetmez. Sistem önce parayı durdurur, açıklamayı sonra sorar. Sizin işiniz, o açıklamayı ilk saatlerde, belgesiyle masaya koymaktır.
Bloke mi, elkoyma mı? CMK 128 ile 128/A arasındaki fark
İkisi aynı şey değildir ve bu farkı bilmek, paniğinizi de stratejinizi de baştan değiştirir. Askıya alma (bloke), mülkiyetinizin kamuya geçmesi demek değildir; sadece o para üzerindeki harcama ve transfer yetkinizin geçici olarak ve en fazla 48 saatliğine kısıtlanmasıdır. Elkoyma ise paranın fiilen kamunun denetimine alınmasıdır ve daha ağır bir tedbirdir.
Klasik CMK 128 ile yeni CMK 128/A'yı şöyle ayırt edin:
- Kim karar verir? 128'de yalnızca hâkim (soruşturmada sulh ceza hâkimliği, kovuşturmada mahkeme) karar verir. 128/A'da ilk durdurmayı doğrudan banka ya da borsa yapar; elkoyma aşamasında ise hâkim, gecikmesinde sakınca varsa savcı devreye girer.
- Hangi şüphe gerekir? 128 somut delillere dayanan "kuvvetli şüphe" arar. 128/A "makul şüphe" ile yetinir.
- Rapor şartı var mı? 128'de BDDK, SPK, MASAK gibi kurumlardan değer raporu alınması ve bunun aylar sürmesi gerekir. 128/A'da bu rapor şartı aranmaz — sistemi "siber hıza" çıkaran asıl fark budur.
- Kapsam ne? 128 geniş bir suç kataloğuna (devlet güvenliği, kaçakçılık, zimmet gibi) bakar. 128/A yukarıdaki üç bilişim suçuyla sınırlıdır.
Özetle 128/A, yetkiyi yargıdan alıp bir kısmını finansal kuruma veren, hızlı ama kişinin mülkiyet hakkını da yakından ilgilendiren bir araçtır. Hız iyi bir şeydir; yeter ki frenleri de çalışsın.
Hesabım donduysa ne yapmalıyım? Adım adım çözüm
İyi haber: bu sürecin saati işliyor ve o saat aynı zamanda sizin lehinize çalışıyor. Hesabınız CMK 128/A kapsamında askıya alındığında atılacak adımlar şunlardır:
- Tedbirin türünü öğrenin. Karşınızdaki "askıya alma" mı yoksa hâkim/savcı onaylı "elkoyma" mı? Bankadan ya da dosyadan bunu netleştirmeden hamle yapmayın.
- Saati takip edin. Banka veya borsanın yaptığı askıya alma en fazla 48 saatliktir. Bu süre içinde hâkim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcının yazılı emriyle elkoyma yapılmazsa, blokenin kalkması gerekir.
- Başsavcılığa başvurun. Maddenin ikinci fıkrası size doğrudan bir hak tanıyor: askıya almanın kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilirsiniz ve savcı bu başvuruyu 24 saat içinde karara bağlamak zorundadır. Bu başvuruyu boş geçmek, en sık yapılan ve en pahalı hatadır.
- Paranın temiz olduğunu belgeleyin. Mesele "haklı olmak" değil, "haklılığı kanıtlamak"tır. P2P işlem dökümleri, fatura, satış sözleşmesi, mesajlaşma kayıtları, IBAN zinciri, dekontlar — paranın meşru bir alışverişten geldiğini gösteren ne varsa derleyip sunun.
- Elkoyma kararı çıktıysa itiraz edin. Süre içinde elkoyma kararı verilirse, bu karara karşı sulh ceza hâkimliği nezdinde itiraz yolu açıktır. Hâkim kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklamazsa elkoymanın kendiliğinden kalkacağını da unutmayın.
- Mağdur sizseniz iadeyi talep edin. Dondurulan paranın aslında sizin, yani suçtan zarar gören mağdurun parası olduğu anlaşılırsa; yargılamanın bitmesini beklemeden, soruşturma ya da kovuşturma aşamasında size iade edilmesi mümkündür. Bu, maddenin beşinci fıkrasının mağdura tanıdığı çok değerli bir imkândır.
Şunu da uygulamadan bir not olarak ekleyeyim: bu maddenin dişlileri yalnızca vatandaşa değil, kurumlara da dönük. Savcılık ya da mahkeme bir bankadan bilgi-belge istediğinde, kurum bunu 10 gün içinde göndermek zorundadır; göndermez ya da eksik gönderirse her bir talep için 50.000 ila 300.000 lira idari para cezasıyla karşılaşır. Yani kurumların oyalanma lüksü de kalmadı.
"Paranın kirli olduğunu bilmiyordum" — kasıt ve aklama riski
En çok korkulan soru bu: "Habersizdim, ceza alır mıyım?" Cevap nüanslıdır. Ceza hukukunun temel taşı kasıttır; bir başkasının suçundan kaynaklanan parayı bilmeden hesabınıza aldıysanız, bu tek başına sizi otomatik olarak suçlu yapmaz. Ancak tehlike, olayı görmezden gelmekte ya da panikle yanlış adım atmakta saklıdır.
Hukuki kanaatim odur ki asıl risk, blokeyi ciddiye almayıp parayı bir an önce başka yere kaçırma refleksinde yatar. Çünkü bilmeden almak bir şeydir, durumu fark ettikten sonra parayı aklamaya çalışmak bambaşka bir şeydir. Bu ikincisi, sizi suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m. 282) gibi yıllarca hapis cezası öngören ağır bir suçun kapısına götürebilir. Unutmayın, hesabınıza giren paranın asıl kaynağındaki nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) zaten 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası gerektiren bir suçtur; o ateşin yanına yaklaşmak yerine, kendinizi belgeyle ondan ayırmanız gerekir. Doğru tutum bellidir: parayı olduğu yerde bırakın, dosyaya girin, açıklamanızı resmî kanaldan yapın.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
CMK 128/A tam olarak nedir? Bilişim suçlarıyla elde edildiğinden makul şüphe duyulan paranın bulunduğu hesabın, banka, ödeme kuruluşu veya kripto borsası tarafından en fazla 48 saat askıya alınmasına imkân veren koruma tedbiridir. 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenmiştir.
Banka hesabı bu madde kapsamında kaç saat bloke kalır? Finansal kurumun yaptığı askıya alma en fazla 48 saattir. Bu süre içinde hâkim kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcının emriyle elkoyma yapılmazsa, bloke kalkar.
Blokeye nasıl itiraz ederim? Askıya almanın kaldırılması için doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilirsiniz. Savcı, başvurunuzu en geç 24 saat içinde karara bağlamak zorundadır. Elkoyma kararı çıkmışsa, ayrıca sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilirsiniz.
Hesabıma kim bloke koyabilir, banka mı savcı mı? İlk 48 saatlik askıya almayı doğrudan banka, ödeme kuruluşu veya kripto borsası yapabilir. Paranın fiilen elkonulması ise kural olarak hâkim kararına, acil hallerde savcının yazılı emrine bağlıdır.
P2P kripto satışı yüzünden hesabım donabilir mi? Evet. Karşı taraftan gelen paranın bir dolandırıcılık mağduruna ait olduğu sonradan ortaya çıkarsa, satışın iyi niyetle yapılmış olması blokeyi başlangıçta engellemez. Bu nedenle her P2P işleminin kaydını saklamak hayati önemdedir.
Paranın suç geliri olduğunu bilmiyordum; ceza alır mıyım? Bilmeden almak tek başına suç oluşturmaz; ceza hukukunda kasıt aranır. Ancak durumu fark ettikten sonra parayı kaçırmaya çalışmak, aklama suçu riskini doğurur. Doğru yol, parayı yerinde bırakıp meşru kaynağı belgelemektir.
CMK 128 ile CMK 128/A arasındaki fark nedir? 128 hâkim kararı, kuvvetli şüphe ve kurum raporu gerektiren ağır ve yavaş bir tedbirdir. 128/A ise makul şüpheyle, rapor şartı olmadan ve doğrudan finansal kurum eliyle işleyen, yalnızca üç bilişim suçuna özgü hızlı bir tedbirdir.
Son söz: Donan paradır, hak değil
Bir banka hesabı blokesi, insanın yalnızca cüzdanını değil, güven duygusunu da donduruyor. Kira parası, maaş, birikim bir anda erişilemez hale geldiğinde yaşanan çaresizliği yakından biliyorum; ama bu çaresizliğin panikle birleşmesi, çözümün önündeki en büyük engeldir. Sakin kalıp süreci doğru okuyan, ilk saatlerde başvurusunu yapan ve elindeki belgeyi konuşturan kişi, bu süreçten çoğu zaman alnının akıyla çıkar.
Kripto ve finansal teknolojiler hukukuyla ceza muhakemesinin kesiştiği bu yeni alanda yıllardır çalışan bir avukat olarak söyleyebileceğim en yalın cümle şudur: CMK 128/A, mağduru korumak için tasarlanmış güçlü bir kalkandır; ama yanlış kullanıldığında masum kişinin de elini kolunu bağlayabilir. Fark, o 48 saati nasıl değerlendirdiğinizde gizli. Çünkü bu işlerde en pahalı şey para değil, kaybedilen zamandır.
Avukat Ahmet Karaca Ceza Hukuku ile Kripto Varlık ve Finansal Teknolojiler Hukuku









