Ahmet Almaz

Nicolas Maduro ve Birleşik Dünya Devleti (Büyük Gazi'nin Hatırat Sahifeleri)

04.01.2026 17:05
Haber Detay Image

Mustafa Kemal Atatürk, 15 Ekim 1927 tarihinde Cumhuriyet Halk Fırkası'nın ikinci büyük kurultayında kürsüye çıktı ve: "1335 (1919) yılı Mayıs'ının 19. günü Samsun'a çıktım," diyerek sözlerine başladı. 20 Ekim 1927'ye kadar sürecek olan bu tarihi konuşma, daha sonra "Nutuk" adıyla kitaplaşacaktı.

Atatürk'ün hatıraları olarak kabul edilen bu konuşmadan yaklaşık iki yıl önce, 12 Mart 1926 tarihinden itibaren Hâkimiyet-i Milliye ve Milliyet gazetelerinin ilk sayfalarında "Gazi Paşa'mızın Hatırat Sahifeleri" yayımlanmaya başlamıştı. Mustafa Kemal Atatürk'ün çocukluğundan itibaren anlatmaya başladığı bu yazı dizisi, aynı zamanda gerçekleştirdiği seyahatleri ve bu seyahatlere dair değerlendirmelerini de içeriyordu.

Atatürk'ün Alman devlet adamlarıyla ilgili anıları, söz konusu devlet adamları tarafından tepkiyle karşılanmış; bu nedenle 12 Nisan 1926 tarihinde yazı dizisine son verilmişti. Yazı dizisi sona erdiğinde anlatım, Samsun'a çıkış öncesindeki döneme kadar gelmişti.

"Büyük Gazi'nin Hatırat Sahifeleri: Atatürk'ün Hatıraları (Ahmet Almaz, Oku Yayınları, İstanbul 2003)" adıyla yayımladığımız bu tarihi belgeler, T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından 1 Ekim 2003 tarihinde "Türkiye'nin tarihinin önemli bir tarihine ışık tuttuğu" nedeniyle, bir genelge ile tüm valiliklere, resmi kurum ve kuruluşlara tavsiye edilmiştir. (Sayı: B050APK0780001-7-5-8 /2426)

Bu yazı dizisinin yayınına son verilmesinden sonra bizzat kaleme aldığı Nutuk'ta Atatürk şunları söyler:

"Efendiler, İngiliz tarihçilerinden Wells iki yıl önce bir tarih kitabı yayımladı. Bu kitabın son sayfalarında, 'Dünya Tarihinin Gelecek Evresi' başlığı altında birtakım düşünceler vardır. Bu görüşlerin amacı 'Un gouvernement fédéral mondial' (Birleşik bir dünya devleti) kurma sorunudur.

Wells, bu bölümde birleşik bir dünya devletinin nasıl kurulabileceği ve böyle bir devletin ayırıcı niteliklerinin neler olacağı üzerindeki düşüncelerini ortaya atıyor; adaletin ve tek bir yasanın egemenliği altında dünyanın alacağı durumu canlandırmaya çalışıyor.

Wells: 'Bütün egemenlikler tek bir egemenlik içinde eritilmezse, ulusların üstünde bir erk yaratılmazsa dünya yok olacaktır,' diyor ve şu düşünceleri ileri sürüyor: 'Gerçek devlet, çağımızın ileri yaşam koşullarının zorunlu kıldığı birleşik dünya devletinden başka bir şey olamaz. Kuşku yoktur ki insanlar, kendi yarattıkları şeylerin altında ezilmek istemezlerse er geç birleşmek zorunda kalacaklardır.' Ayrıca insanlığın dayanışması ile ilgili büyük düşün gerçekleşebilmesi için ne yapılması ve neyin önüne geçilmesi gerektiğinin tam olarak bilinmediğini; saldırgan bir dış siyaset geleneği olan devletlerin, bir dünya birleşik devletinde güçlükle temsil edilebileceğini ileri sürüyor."

Atatürk'ün sadece bölgesel politikaları değil, uluslararası siyaseti ve dünyaya yön verecek tezleri ne kadar yakından takip ettiğini gösteren bu konuşma, aradan bir asırdan fazla zaman geçtikten sonra adeta İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra küresel bir güç haline gelen ABD'nin temel politikası haline dönüşmüştür.

ABD öncülüğünde Irak, Libya ve Suriye'de uygulanan; ABD'nin kendi stratejilerine yönelik "entegre devlet yönetimi" oluşturma faaliyetlerinin son durağı ise Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro olmuştur. Maduro'nun yatak odasından alınarak elleri kelepçeli şekilde ABD'ye götürülmesi, O'nun ABD'nin hiçbir uyarısına kulak asmamasının ve "Birleşik Dünya Devleti" kurgusunu okuyamamasının sonucudur.

Yazarın Tüm Yazıları