Erdoğan: Geçmişte Kurulan Tuzaklar Bugün Aşikar Gözüküyor
Erdoğan, "Hukuk Devletini Sabote Etmek, Provokasyonlarla İç Barışı ve Huzuru Kundaklamak, Yıllarca Siyaseti Yani Milli İradeyi Rehin Almak İsteyenlerin Geçmişte Bu Ülkeye Kurdukları Tuzaklar Bugün Çok Daha Aşikar Olarak Gözüküyor" Dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Hukuk devletini sabote etmek, provokasyonlarla iç barışı ve huzuru kundaklamak, yıllarca siyaseti yani milli iradeyi rehin almak isteyenlerin geçmişte bu ülkeye kurdukları tuzaklar bugün çok daha aşikar olarak gözüküyor" dedi.
Partisinin genel merkezinde, AK Parti 50. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 29 Mart yerel seçimlerinde milletin verdiği mesajın, değişim iradesinin güçlenerek devam etmesi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Kimse yanlış sonuçlar çıkarmasın ve lütfen herkes seçim öncesi millete verdiği sözleri hatırlasın. Hangi partiye oy vermiş olursanız olun veya vatandaşım hangi partiye oy vermiş olursa olsun, bu ülkenin seçilmiş bütün belediye başkanları bizim başkanlarımızdır" diye seslendi.
İçeride ve dışarıda değişen iklimi, bu ülkenin aydınlık yarınları için büyük bir fırsata dönüştürebileceklerini kaydeden Erdoğan, "Yeter ki bu ülke kendi dinamiklerine sahip çıksın. Yeter ki dünyanın gözleri üzerimizdeyken ülkemizi küçük düşürecek hiçbir fotoğraf vermeyelim" dedi.
Erdoğan, dünyanın hiçbir ülkesinin Türkiye kadar tarihini konuşmadığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Burası tarihin kalbinin attığı yerdir. Eskiden olduğu gibi herkesin gelip geçtiği bir köprü değiliz artık. Biz bir merkez ülkesiyiz. Dünyaya buradan bakıyoruz. Bu anlayışımızı sadece halkımıza değil, bütün dünyaya anlatıyoruz.
Can kardeşimiz Azerbaycan'ın hukukunu da kapı komşumuz, kardeşimiz Irak'ın güven ve istikrara kavuşmasını da Kıbrıs Türkü'nün asil mücadelesini de biz temsil ediyoruz. Tabi bir çok fitne unsurları boş durmuyor, çalışıyorlar. Biz bu fitne unsurlarını izliyoruz, takip ediyoruz. Bakıyorsunuz, Azerbaycan'dan buraya gelenler oluyor. Onlar burada yalan yanlış şeylerle ortalığı karıştırmak istiyor. Buradan da Azerbaycan'a gidip yalan yanlış haberlerle oraları karıştırmak isteyenler oluyor. Eğer üst düzeydeki yönetim kadroları bu oyunlara gelirse biz buna üzülürüz. Bütün yönetim kadrolarıyla, bakanlarıyla, başta şahsım, şu anda Cumhurbaşkanımız olmak üzere bu kadar sık trafiğin olduğu bir iktidarın bu tür bir yaftayla karşı karşıya kalmasını kabul etmemiz mümkün değildir, bunun karşısında susmamız da mümkün değil. Ne gerekiyorsa biz bugüne kadar yaptık. Çünkü bu tür haksızlıkları kabul etmemiz mümkün değildir. Onun için de söylenecek ne varsa bunu yaparız. Ama değerlerimiz üzerinde oynanmasına da müsaade edemeyiz."
Erdoğan, "sonuna kadar demokrasi, özgürlük, hukuk ve adalet için daima çalışacaklarını" vurgularken, geleceğin emanet edileceği gençler ve yeni nesiller için "öz güven" konusunun siyasetin ana gündemi olması gerektiğine işaret ederek şöyle dedi:
"Öz güven bu ülkenin, bu milletin en önemli meselesidir.
İçerde ve dışarıda Türkiye'nin medeniyet yürüyüşünü akamete uğratmak isteyenlerin en büyük stratejik saldırıları öz güvenimizi hedef alan saldırılardır. Biliyorum ki bu mesele sadece bugünün meselesi değildir. Zaman zaman siyasetçilerimiz de aydınlarımız da bu psikolojik eşiği aşmakta zorlanıyorlar ama emin olunuz ki bugün bizi engelleyen bütün tarihi eşikleri aşabilecek güçteyiz. Diyorum ki 'Artık buna izin vermeyelim.' Milletçe izin vermeyelim. Hangi siyasi partiden olursa olsun buna izin vermeyelim. Bu sadece AK Parti'nin görevi değil, tüm siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin görevidir. Büyük bir millet, büyük bir ülkeyiz. Kendimizi hiçbir zaman tarihin akışına bırakmamış, daima evrensel ölçekte düşünmeyi başarmış bir milletin mensuplarıyız. Herkes müsterih olsun ki Türkiye eski kaos günlerine, eski kriz günlerine dönmeyecek. Bize seyrettirilen korku filmlerinin senaryoları çürüktür, kurguları sağlam değildir, bunu biliniz. Herkes bilsin ki bu ülkenin çözülemeyecek hiçbir meselesi yoktur. Yeter ki hepimiz Türkiye ölçeğinde büyük düşünelim. Önümüzdeki zorlukları aşmaya kararlı şekilde bilenelim. Ülkemiz bugün dünden daha güçlüdür. Unutmayalım ki demokrasimiz yarın bugünden daha güçlü olacaktır."
Toplantı, daha sonra basına kapalı devam etti.









