Çelik: Hükümete Kuvayi Milliye Yakışır
AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik, Hükümete 'Damat Ferit Hükümeti' Yakıştırması Yapıldığını Belirterek, 'Bugün Damat Ferit Hükümeti Yakıştırması, Hiçbir Riske Giremeyip Partizanlık Yaparak Körü Körüne Karşı Çıkanlara Yakışır. AK Parti Hükümetine İse Ancak ve Ancak Kuvayi Milliye Yakışır' Dedi
AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik, Hükümete ''Damat Ferit Hükümeti'' yakıştırması yapıldığını belirterek, ''Bugün Damat Ferit Hükümeti yakıştırması, hiçbir riske giremeyip partizanlık yaparak körü körüne karşı çıkanlara yakışır. AK Parti Hükümetine ise ancak ve ancak Kuvayi Milliye yakışır'' dedi
Genel Kurulda, ''Demokratik Açılım'' ile ilgili genel görüşmede AK Parti Grubu adına konuşan Çelik, ''Kendileri gündeme almasaydı sorun yoktu'' gibi davranıldığını belirterek, ancak bir kitabevine gidildiğinde Kürt sorunu, azınlıklar, Alevilik, insan hürriyeti, darbeler, çeteler, insan hakları konusunda yüzlerce binlerce kitap olduğunu söyledi. ''Eğer sorun yoksa bu kadar literatür nasıl oluştu. Hükümet sorunu gündeme aldığı için sorun olduğu iddia ediliyor. Hükümet, obeziteyi gündeme alsaydı bu kadar konuşulaCak mıydı?'' dedi.
Türkiye'de demokrasi meselesinde çok önemli sıkıntılar olduğunu, bugün ortaya çıkmış bir mesele olmadığını, Abdülhamit döneminden beri tartışıldığını kaydeden Çelik, bu sorunların siyasetçiye büyük sorumluluklar yüklediğini, sorunu çözmek zorunda bıraktığını anlattı.
''Bu tür meseleler artık büyük meseleler haline gelmiştir, sıradan demokrasi sorunları değildir'' diyen Çelik, bu sorunların çözümünün yüksek siyaset ve vizyon gerektirdiğini belirterek, AK Parti olarak riskleri seve seve göze aldıklarını ve kaçmadıklarını, ancak büyük vizyona sahip olmayanlar ve Türkiye'nin meselelerine kulak tıkayanların sorunları risk almamak adına sümen altı edip, milletin zarar görmesine yol açtıklarını söyledi.
Çelik, ''Asıl milli birlik ve beraberlik için tehlike, 'demokrasi güzeldir' dedikten sonra, bu konuda adım atmak yerine engeller çıkarmaktır, demokrasiyi raporlarla savunmak, ama adım atıldığında engeller çıkarmaktır. Sorunu basitleştirelim, Türkiye demokrasi yoluyla bu sorunları çözmezse kim kazançlı çıkar?'' diye sordu.
-''ALATURKA BERLİN DUVARI ÖRENLER''-
Hükümete ''Damat Ferit Hükümeti'' diyenlerin çıktığını belirten Çelik, şöyle konuştu:
''Özellikle ekranları başındaki milliyetçi gençlere sesleniyorum; Damat Ferit Hükümeti, Anadolu insanları binlerce sorunla boğuşurken, İstanbul'da sarayın konforunu düşünendir. Bugün Damat Ferit Hükümeti yakıştırması, hiçbir riske girmeyip partizanlık yaparak, körü körüne karşı çıkanlara yakışır. Türkiye'nin her tarafında teşkilatlanan, her tarafını karış karış gezen AK Parti Hükümetine ise ancak ve ancak Kuvayi Milliye yakışır.
'Millet içinde millet yaratmayın, ülkenin bir kesiminde farklı uygulamaya gitmeyin, milleti birbirinden duvarlarla ayırmayın' deniyor. Bizi haksız bir şekilde üniter devlet yapısını bozmak, federasyona kapı aralamakla suçlayanlar düşünsün; Türkiye?de şimdiye kadar federasyon yönetimine benzeyen tek yapı OHAL'dir. OHAL yapısı, fiili federasyon değildi de neydi? Güneydoğu'daki kardeşlerimizle aramıza alaturka Berlin duvarı örenler, bu yapının o zamanki sonuçlarına niye dikkati çekmediler? Bu alaturka Berlin duvarını kim kaldırdı? AK Parti Hükümeti.... ''
Çelik, Deniz Baykal'ın İsmail Cem ile birlikte yazdığı ''Yeni Sol'' kitabından alıntı yaparak, ''Buradaki tespitlerin gereğini yapmak için ne yapılacak? Demokratikleşmeden başka yol var mıdır? Bu, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi ana eksenin dışında bir şey söylemiyor. OHAL varken niye federasyon tartışması yapmadınız?'' dedi.
-''BİRİLERİ DE ÇIKAR (ÇETELERLE ERGENEKON İLE İŞBİRLİĞİ YAPIYORSUN) DER''-
CHP'nin, Habur'da ortaya çıkan görüntüler nedeniyle AK Parti'yi, ki bölücülükle suçlamasının, herhangi bir manası olmadığını kaydeden Çelik, ''Siyasetçiler 'vatana ihanet, İmrali ile işbirliği' gibi mesnetsiz iddiaları havada savururlarsa, yarın bir gün birilerinin de çıkıp, aynı şekilde 'çetelerle, Ergenekon ile işbirliği yapıyorsunuz' gibi iddialarda bulunması haklı olmaz mı? Lafın nereye gittiği iyi düşünülmeli. Hele hele de Başbakan hakkında konuşurken titiz olmak lazım. Atatürk'ün yerini ayrı tutarak söylüyorum; yurt dışında adıyla bayraklar açılarak miting yapılan tek lider Başbakan'dır'' dedi.
Çelik, CHP'nin Tunceli raporunda ''Terör sorununa karşı tek çıkış yolu demokrasi'' dendiğini belirterek, ''Demokratikleşme adımlarını atıyorsunuz, terörü bitireceğinizin garantisi var mı? Tunceli raporunda CHP, demokratikleşme adımları atılmadan terörle başarının şansının olmadığını ifade etmiştir. Bu kadar rapor yayınlayan bir partinin, Hükümetin her yaptığının yanlış olduğunu söylüyor, peki söylediği somut bir şey önümüze geliyor mu? Sadece temenni...'Dağdakilere söyleyin, silahlarını bıraksınlar.' Buyurun Irak'a ziyaret yapın siz söyleyin'' diye konuştu.
Konunun ileride yaratacağı sorunları fark edip toplumsal tansiyonu düşürmeye çalışan büyük devlet adamlarından birinin de Alpaslan Türkeş olduğunu ifade eden Çelik, Faruk Bildirici'nin kitabın göstererek, kitaptan Türkeş ile HEP'li milletvekillerinin diyaloğunu aktardı.
Çelik, MHP'li milletvekillerinin ''Biz de aynısını söylüyoruz' demesi üzerine, ''(Bu işi engellemek için her şeyi yaparız, dağa çıkarız) ne anlama geliyor? Türkeş dağa çıkmaktan bahsetmiyor. Türkeş'in 'Milli Ahlak' makalesini okuyun. Ta O zaman Türkeş, Kürt meselesiyle, terör meselesini ayrı ele almıştır'' karşılığını verdi.
-DTP'YE ELEŞTİRİ-
AK Parti'li Çelik, legal ve yasal ortamda siyaset yapanların terörü destekleyemeyeceğini belirterek, ''Dünyada, 'beni değil, dağdakileri teröristleri muhatap alın' diyen tek parti Türkiye'de var. Süreçte kendilerinin bir hiç olduğunu kabul ederek, dağdakilerin muhatap alınmasını istiyor. Kürt vatandaşlarımıza sesleniyorum: Bunların amacı Kürtlerin çıkarlarının korunması değil, kendi çıkarlarının korunmasıdır. Bazıları, başka başbakanların önüne gidip el pençe divan dururken Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nı karşılamama densizliğine düştüler '' dedi.
Kendilerinin ''daha çok demokrasi için milli birlik'' dediğini ifade eden Çelik, ''Ama bazıları demokrasiye sarılıyor, milli birliğe mesafeli, bazıları da demokrasiye sarılıyor, milli birliğe alerji duyuyor'' değerlendirmesinde bulundu.












