AK Parti TBMM Grup Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletvekillerine, "1950'de merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının, ezan-ı şerifi aslına döndürmeleri ne kadar muhteşem bir olaysa, Cuma günü sizin yaptığınız düzenleme de en az o kadar"...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, milletvekillerine, "1950'de merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının, ezan-ı şerifi aslına döndürmeleri ne kadar muhteşem bir olaysa, Cuma günü sizin yaptığınız düzenleme de en az o kadar muhteşemdir" diye seslendi.
Erdoğan, "Ezanın aslına rücu etmesi, özüne kavuşması bu milletin hafızasında nasıl yer ettiyse, milli eğitim sistemindeki bu düzenleme de aynı şekilde aziz milletimizin hafızasında hiç silinmeyecek bir yer edindi" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen haftaların dış politika açısından hareketli geçtiğini söyledi.
İki hafta önceki grup toplantısından sonra, Ankara ve İstanbul'da, ABD Dışişleri Bakanı Clinton'un da aralarında bulunduğu yabancı ülke yöneticileri ile görüşmeler yaptığını ifade eden Erdoğan, 23 Mart'ta geniş bir heyetle Güney Kore'nin başkenti Seul'de 2. Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katıldığını kaydetti. Erdoğan, zirvede, Türkiye olarak nükleer enerji ve silahlar konusunda tavırlarını net olarak ortaya koyduklarını söyledi.
Nükleer enerjinin maksimum güvenlik önlemleri altında, barışçıl amaçlarla kullanımını desteklediklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, buna engel çıkarılmasına yönelik itirazlarını net olarak ortaya koyduklarını belirtti.
Nükleer silah yapımı amacıyla yürütülen çalışmalara da karşı çıktıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ülkeler arasında ayırıma ve çifte standarda gidilmesine de tepki gösteriyoruz. Zirveye katılanlara adil olunması, eşit davranılması için de gereken uyarılarımızı yaptık. Bütün milletimle bir şeyi paylaşacağım: İsrail'in nükleer silah sahibi olmasına göz yumanların bunu görmezden gelenlerin, hiç gündeme getirmeyenlerin barışçıl amaçlarla yapılan nükleer araştırmalara karşı çıkmasının doğru olmayacağını ifade ediyorum. Bu ayrımcılıktır.
Bir tarafta geliyorsun 'yapma diyorsun' yapmıyor ama öbür tarafta, İsrail'in şu anda sayısı itibariyle çok ciddi rakamlara ulaşmış nükleer başlıkları var. Kore sonrasında uğradığımız İran'da da muhataplarımızla bunları paylaştık. Başta dini lider Ayetullah Hamaney olmak üzere görüştüğümüz İran'lı dostlarımız, nükleer silaha fıkhen de karşı olduklarını, kitle imha silahı üretmeyeceklerini, sadece barışçıl amaçlarla nükleer çalışma yaptıklarını ifade ettiler."
-Resmi temaslar-
Başbakan Erdoğan, Kore'de resmi temasları ve ikili görüşmeleri olduğunu belirti.
Güney Kore Devlet Başkanı ve ABD Devlet Başkanı Obama'nın da aralarında bulunduğu bazı devlet yöneticileri ile ikili görüşmeler yaptığını anlatan Erdoğan, Türkiye-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması Ortak Deklarasyonu'nu imzaladıklarını, Güney Kore'nin önde gelen şirketlerinin yöneticileriyle de biraraya geldiklerini söyledi.
Erdoğan, Kore'den sonra geçtiği İran'daki temasları hakkında da bilgi verdi.
Arnavutluk Başbakanı ve Bruni Sultanı'nın bu hafta içinde Türkiye'ye geleceğini dile getiren Erdoğan, daha sonra partisinin Konya Kongresi'ne katılacağını ve ardından da resmi bir ziyaret için Cumartesi günü işadamları heyetiyle Çin'e gideceğini kaydetti.
Erdoğan, bu yoğun diploması trafiği içinde, İstanbul'da " Suriye'nin Dostları Grubu" zirvesine ev sahipliği yaptıklarını bildirdi. Şubat ayında Tunus'da yapılan ilk toplantının ardından ikinci toplantıyı İstanbul'da gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, Tunus'taki ilk toplantıya 62 ülke ve uluslararası kuruluş katılmışken, İstanbul'daki zirveye 83 ülke ve uluslararası kuruluşun katıldığına işaret etti.
- "Suriye halkına kaderine terk etmeyeceğiz"-
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Zirvenin ardından yayınlanan sonuç bildirisinde, Suriye'deki rejimin her açıdan halkın güvenini kaybettiği ifade edilmiştir. Suriye yönetimine sadece kendi halkının değil, uluslararası toplumun da güvenmediği, verilen sözlerin tutulması noktasında ciddi tereddütlerin bulunduğu hatırlatılmıştır. Her ne kadar BM eski temsilcisi Kofi Annan'ın girişimleri ve aldığı taahhüde umutla bakılsa da Beşşar Esed'in dünyayı oyaladığı, zaman kazanma çabası içinde olduğu şüpheleri de dile getirildi. Zirvede Suriye Ulusal Konseyi, Suriyelilerin meşru temsilcisi olarak teyit edildi. Uluslararası camia tarafından önde gelen bir muhatap olarak kabul edildi. Misak-ı Milli belgesi ile yeni Suriye'nin temelleri ortaya konuldu.
İstanbul zirvesi için Suriye halkı için bir dönüm noktası olmuştur. İstanbul Zirvesi'nde Beşşar Esed'in halkına uğradığı vahşet teyit edilmiş, Esed'in güvenilmez bir lider olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Esed'in verdiği sözlere inanmak, Esed'e katliamları için zaman ve fırsat tanıyacağı gibi, yeni hayal kırıklıklarına da sebep olacaktır. Zalim ve kurbanın aynı kefede değerlendirilmesi sadece ve sadece zalime hizmet edecektir.
Ne yazık ki BM Güvenlik Konseyi, Suriye konusunda karar alamayarak, zalime dolaylı bir destek vermiştir, zulmü teşvik etmiştir. Suriye'de milyonlarca insan en temel ihtiyaç maddelerinden yoksun ve insani yardım beklerken, Suriye halkı göç ederken, her gün ölürken, eli kolu beklemek zulme ortak olmak demektir. Bizim ülkemize göç eden Suriye'lilerin sayısı 20 bine ulaştı. Ürdün'e göç edenlerin sayısı 90 bini aştı. Bu insanlar durup dururken niye göç etsin, topraklarını niye terk etsinler- Evlatları ölmüş, torunları öldürülmüş... Bunu için yalnız başına gelmiş bir yaşlı nine gelmiş bizim kampta. Bunlar yaşanıyor.
Boğazları kesilerek öldürülen Suriye'liler var şu anda Suriye'de. Suriyelerin mevcut rejimin ağzında tek bir şey var; 'bunlar terörist.' Doğru, bunlar senin kendi teröristin, onlarla bunu yapıyorsun. Biz Türkiye olarak Suriye'ye bir an önce insani yardım ulaştırılması, uluslararası kamuoyunun dikkatinin her an Suriye üzerinde olması için çabalarımızı sürdüreceğiz. Biz Suriye halkına söz verdik. 'Yalnız değilsiniz' dedik, bu sözümüzü sonuna kadar tutacak, Suriye halkına sırtımızı dönmeyecek, kendi kaderine terk etmeyeceğiz."
-Suriye'deki tutuklu gazeteciler-
Başbakan Erdoğan, Suriye'de tutuklu bulunan gazeteciler için yaptıkları girişimleri yoğun bir şekilde sürdürdüklerini söyleyerek, bu gazetecilerin derhal bırakılması ve Türkiye'ye gönderilmesi için de her zeminde çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.
Geçen hafta bazı önemli toplantılara katıldığını dile getiren Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in davetiyle, Harp Akademileri Komutanlığı'nı ziyaret ettiğini bildirdi. Erdoğan, orada, Genelkurmay Başkanı'nın, komutanların, kurmay subayların, askeri personelin, misafir subay öğrencilerin bulunduğu ve 700-800 katılımın olduğu salonda, Türkiye'nin dış politika vizyonu, terörle mücadele, demokratikleşme adımları, savunma sanayindeki gelişmeler, ekonomi, altyapı ve üstyapıya ilişkin bilgilendirme konuşması yaptığını ifade etti.
Erdoğan, "Dünkü gazetelerde bunun ciddi manada, cımbızlanarak farklı şekilde iletilmesi uygun, şık düşmedi. Onun için de bir düzeltmeye ister istemez mecburiyet hasıl oldu. Konuşmanın asıl özeti bu ifadeler" dedi.
Cumartesi günü 3-4 bin kişinin katıldığı TUSKON'un Genel Kurulu'na katıldığını anımsatan Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Yerel Yönetimler Başkanlığı'nın düzenlediği Yerel Yönetimler ve Aile Sempozyumu'nun açılışını yaptıklarını bildirdi.
-4 bin iş ve meslek danışmanı-
Başbakan Erdoğan, işsizlikte mücadele adına son derece önemli bir atama törenini gerçekleştirdiklerini söyledi. Hükümet programında işsizlikle mücadele etmek amacıyla 4 bin iş ve meslek danışmanının görevlendirileceğini belirttiklerini kaydeden Erdoğan, "Dün 2 bin 817 danışmanın atamasını gerçekleştirdik. Gelecek aylarda da geriye kalan bin 200 danışmanın atamasını yapacağız. Bu danışmanlar iş arayan vatandaşlarımızın her safhada yanında olacak, onlara yol gösterecek, onları doğru alanlara yönlendirecek" diye konuştu.
12 Haziran seçimlerinin üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini belirten Erdoğan, "Zaman çok hızlı akıyor. Bu hıza biz de ayak uydurmak zorundayız. 9 yıl nasıl geçti- 9 yıldır yaptığımız hizmetlere yenilerini ekleyerek yola devam etmek zorundayız. Millete hizmet yolunda asla yorulmak, yılgınlık, rehavet yok. Milletimiz bizden her daim hizmet bekliyor. Hiç bir engele takılmadan, hiç bir engellemeye boyun eğmeden, hiç bir tahrike prim vermeden bu yolda kararlılıkla yürüyeceğiz" dedi.
Erdoğan, geçen Cuma akşamı yaptığı toplantıda milli eğitim sisteminde yapılan düzenleme nedeniyle, milletvekillerine teşekkür ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Bugün de AK Parti çatısı altında bu önemli düzenlemeyi gerçekleştirdiğiniz, tarih yazdığınız, tarihe not düştüğünüz için bir kez şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. 1950'de merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının, ezan-ı şerifi aslına döndürmeleri ne kadar muhteşem bir olaysa, inanın Cuma günü sizin yaptığınız düzenleme de en az o kadar muhteşemdir. Ezanın aslına rücu etmesi, özüne kavuşması bu milletin hafızasında nasıl yer ettiyse, emin olun milli eğitim sistemindeki bu düzenleme de aynı şekilde aziz milletimizin hafızasında hiç silinmeyecek bir yer edindi. Bu tarihi olayı gerçekleştirdiğiniz, statükoya, CHP'ye ve CHP zihniyetine gereken cevabı bir kez daha verdiğiniz için hepinizi kutluyor, yürekten tebrik ediyorum."
- TBMM
















